Aydın ENGİN
Oturmuşum, ülke çapındaki elektrik kesintisi üstüne bir Tırmık döktürmüşüm; bana Türkiye’nin 70’li yıllarını hatırlattığı, moda deyimle “nostalji” yaşattığı için AKP hükümetine teşekkür etmişim; “Erdoğan’ı dize getirmek için ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) parmağı olan bir siber saldırı mı” gibi soruların sosyal medya denen gayya kuyusunda hızla turlamaya başlamasıyla dalga geçmişim; dahası tam kesinti anında bir sağlık kurumunda bazı ölçümler için tüp biçimi kocaman bir aygıtın içinde olduğumu anlatmış, elektrikler kesilince mecburen beklerken uyuya kaldığımı aktarıp kendimle de dalga geçmişim...
Yani yazı neredeyse bitmiş, Cumhuriyet’e yollaması kalmışken DHKP-C adına Berkin Elvan savcısının rehin alındığı “devrimci eylem”in haberi geldi...
Yazılanları çöpe attım. Bu satırlar yazılırken “eylem” henüz sonuçlanmamıştı. Yazı biterken yeni bir gelişme ile bunu da çöpe atmak zorunda kalır mıyım, bilmiyorum.
Bildiğim bunun “devrimci” bir eylem filan olmadığı.
70’li yıllarda her biri birkaç aylığına dört beş defa, 1991’de iki buçuk ay DHKP-C üyeleri ile aynı koğuşta yatmışlığım, kimileri ile ranza paylaşmışlığım, çoğuyla volta atmışlığım; kurucusu sayılan Dursun Karataş’la da, onunla ters düşüp karşısına geçen Bedri Yağan’la da uzun sohbetler yapmışlığım var.
Onlarla siyasal ve ideolojik bağlamda hiç mutabık olmadık; aynı görüşleri paylaşmadık, “devrim” kavramına aynı yöntem ve değerleri yüklemedik. Ancak devrim kavramını ayağa düşürecek eylem modellerinde de birbirimize ters düşmedik.
Oysa bugün DHKP-C adına eylem yapanlar Berkin Elvan savcısını rehin almayı “devrimci eylem” olarak tanımlıyorlar.
Kavramı ayağa düşürmek derken kastettiğim tam da bu işte...
Hangi birini sayayım ki?
Berkin Elvan dosyasına bakan savcı aylardır buzdolabında tutulan, polislerin işlediğine kimselerin kuşkusu kalmamış bir cinayetin örtbas edilmek istendiği bir dönemde dosyaya hareket getiren bir hukukçu. Yani Berkin Elvan cinayetinde birileri cezalandırılacaksa kendisi söz konusu edilemeyecek biri.
Keza cinayette parmağı olan polislerin “halk mahkemesinde yargılanması” koşulunun akılla, mantıkla bir ilişkisi var mı? Böylesi “halk mahkemeleri”nin son örnekleri Pol Pot Kamboçyası’nda yaşandı. Böylesi mahkemelere “halk mahkemesi” değil “linç mahkemesi” denmesinin daha doğru olacağı da orada defalarca kanıtlandı.
Ancak çok daha yakıcı bir soru var ve öncelikle bu eylem kararını verenlerin cevaplaması gereken bir soru:
2015 yılının mart ayının son günü yapılan bu eylem kime yarar sağlar, hangi siyasal güce koltuk değnekliği yapar?
İç Güvenlik Yasası denen ve ülkeyi bir polis devletine dönüştürebilecek yasanın yürürlüğe girdiği, yokuş aşağı inen AKP hükümetinin dikkatleri yolsuzluktan, hırsızlıktan, işsizlikten, iç çatışmalarından uzaklaştırmak için harıl harıl çare aradığı şu günlerde, bu eylem nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, AKP elebaşılarının dört elle sarılacağını kestirmek için zeki olmak gerekiyor mu?
***
Henüz sonuçlanmamış bir eylem üstüne riskli bir Tırmık yazdım.
Umurumda değil. Beni eylemin nasıl sonuçlanacağı değil, eylemin ne olduğu ve neye hizmet edeceği ilgilendiriyor.
O yüzden burada noktayı koyayım...
***
Okurlar için not: Cumhuriyet’teki ikinci dönemimde 8 ayı yeni doldurdum. Yani yıllık izinden küçük bir taksit kullanma hakkım bile doğmadı. Ama görüyorsunuz, Nuray Mert’in ardından Ahmet İnsel arkadaşım da saflarımıza katıldı; hep birlikte Cumhuriyet meydanında buluştuk. Yani bir, bilemedin iki hafta ortalıkta görünmezsem kimse fark etmez, eksikliğimi hissetmez hesabıyla gazete yönetiminin karşısına çıktım ve...
Ve evet izin kopardım. Siz Cumhuriyet okuyadurun, ben bir süre tembellik tanrıçası ile ateşli aşk günleri yaşayacağım...
Yani izninizle...
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021