Aydın ENGİN
İki DHKP-C’li militan Çağlayan’daki Adalet Sarayı’na tabancaları ve örgüt bayrakları ile girdiler; Berkin Elvan dosyasına bakan savcının odasına daldılar; tabancayı savcının kafasına dayayıp rehin aldılar.
Eylem böyle başladı.
Ardından kafasına tabanca dayanmış savcının fotoğrafını cep telefonu kamerası ile çektiler ve sosyal medya kanalı ile yaygınlaştırdılar. Fotoğrafta çaresiz savcı, yüzünü şöyle böyle örten DHKP-C’li ve arka planda da DHKP-C amblemini, sembollerini taşıyan bayrak, flama benzeri birkaç propaganda malzemesi görülmekteydi.
Hiç tartışmasız meslek dilinde “flash” dediğimiz bir haberdi. Haberin fotoğrafı da yukarıda tanımladığım fotoğraftı.
Bu fotoğrafın kullanılması AKP kanadında fırtınalara, AKP medyasında ise benzeri az görülmüş salyalı bir saldırıya yol açtı.
O fotoğrafı kullanan gazetelerin, savcının cenaze törenini izlemeleri yasaklandı. Başbakan’ın zembereği boşalmış olsa gerek ki anayasayı, yasaları filan unuttu ve yasaklama kararını bizzat kendisinin verdiğini bizzat kendisi açıkladı.
Dün okudunuz. Cumhuriyet basın özgürlüğüne böyle bir yasak koyma hakkını nasılsa kendinde gören Başbakan’la mahkeme önünde hesaplaşacak.
Başbakan’ın böyle bir yasak koyması ve ağzında epey eğreti duran ateşli bir üslupla kararını savunması umurumda değil.
Ancak o fotoğrafın kullanılmasına meslekte düşüncelerine saygı duyduğum, önem verdiğim kimi dostlarım da itiraz ediyor. O fotoğrafı yayımlamakla DHKP-C propagandasına alet olunduğu kanısındalar.
Epey tarttım. O meslektaşlarımın görüşlerine önem veririm; ama hak veremedim.
O haber ancak o fotoğrafla hak ettiği çarpıcılığa, öneme kavuşuyordu. Dahası o fotoğrafa bakanlar “Vay be bu DHKP-C ne kadar güçlü, ne kadar önemli ve ne kadar haklı bir örgütmüş. Afferin yani…” filan demediler. Tersine, ürkütücü bireysel şiddeti siyasal mücadele yöntemi olarak seçmişliğin bütün anlamsızlığı
o fotoğrafta ete kemiğe
bürünüyordu. Tartışmayı Çağlayan Adliyesi’ndeki olayla sınırlamayalım.
Benzeri ürkütücü şiddet görüntülerine son bir yıl içinde IŞİD’in sosyal medya üzerinden yaydığı fotoğraf ve videolarda sık sık tanık olduk. Boynu bıçakla kesilmek üzere turuncu bir “kefen” giydirilmiş çaresiz tutsaklar ve arkalarında karalara bürünmüş, peygamber mühürlü bayraklarını dalgalandıran, İslam adına kelle kesmekle övünen cellatlar hepimizin belleğine kazındı.
Ne oldu? O videoları, fotoğrafları izleyenler IŞİD propagandasının kurbanı olup birer IŞİD sempatizanı mı kesildiler?
Bence tam tersi oldu. IŞİD’in nasıl kör bir ölüm aygıtı olduğu, İslamın onların elinde nasıl kirletilip kanlandığı herkesin bilinçlerine yansıdı. IŞİD’i küçümseyenlere karşı toplumsal duyarlılık arttı; IŞİD’i “Irak’ta Sünnilere yapılan haksızlıklara isyan eden öfkeli çocuklar” diye tanımlayan siyasal aymazlığın ipliği bir kerre daha pazara çıktı.
O fotoğrafın kullanılmasına şiddetle itiraz etmek, kanımca ülkede güvenliği sağlamakla yükümlü olan iktidarın suçunu örtme çabasıdır.
AKP medyasındaki saldırılara gelirsek...
(Boş verin, gelmeyelim. Söz etmeye değmez. Burada gazetecilik mesleğini tartışıyoruz. Onların bu tartışmada yeri yok.)
***
Yukarıdaki Tırmık kimi meslektaşlarıma ters düşecek. Bari hazır hızımı almışken kimi avukat dostlarıma da ters düşeyim.
Adliye binalarına girerken avukatların üstünün X-Ray cihazı ile, kuşkulu bir sinyal gelirse bir de el ile aranmasına şiddetle itiraz ediyorlar.
Ben de bu şiddetle itiraza şiddetle itiraz ediyorum.
Adliye binalarına giriş çıkışta yurttaşların yanı sıra avukatların, savcıların, yargıçların hepsinin aranmasında ne sakınca var? Yargıçlara, savcılara ve avukatlara neden böyle bir ayrıcalık tanınsın ki?
Tamam, böylesine bir kontrol tatsızdır. Ama terör gerçeği var oldukça gereklidir de.
Sadece adliye binalarında değil, havalimanlarında da yargıçların, savcıların, avukatların tıpkı biz yurttaşlar gibi aranması bir haksızlık değil.
Anlamsız bir ayrıcalık olarak haksızlığın ta kendisi...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021