Aydın Ünal
AK Parti iktidarının ilk yıllarıydı. Gayet mütedeyyin arkadaşım, cüz’i bir parayla, zannedersem bin TL gibi bir miktarla borsa işine girdi. Sabah akşam endeksi takip ediyor, ne kazandığını, ne kaybettiğini hesaplıyordu. Tam o günlerde başörtüsüne ilişkin bir tartışma başladı; döviz ve borsa hafiften dalgalandı. O mütedeyyin arkadaşla karşılaştığımızda ilk tepkisi, “başörtüsünü gündeme getirip niye ortalığı karıştırıyorsunuz?” oldu.
Bu iş biraz da böyledir… Bundan bin yıl önce, Yusuf Has Hacip, devlet adamlarına öğüt veren Kutadgu Bilig adlı eserinde “sana itaat ederim, ama altının ayarıyla oynama!” diyerek, mülkün temelinin adalet kadar refah olduğunu da vurgulamıştı.
Hiç şüphe yok ki, mütedeyyin arkadaşım için başörtüsü özgürlüğü çok önemliydi. Ama aynı zamanda cebindeki para da önemliydi. Halk, özgürlük de ister refah da ister; ikisini bir arada, aynı anda ister. İkisinden biri eksik olsa rahatsız olur, sızlanır, şikâyet eder, tepki gösterir. Halk, yine hiç şüphesiz, bu taleplerinde sonuna kadar haklıdır. Siyaset de bir anlamda, halkın bu iki önemli talebi arasındaki dengeyi kurabilmektir. Asla dile getirmez ama halk, “özgürlüğün tek başına karın doyurmadığını”, “altın kafes içinde de mutlu olunamayacağını” çok iyi bilir.
AK Parti’nin 16 yıllık başarısının altında, özgürlük mücadelesini ve ekonomik kalkınma mücadelesini bir arada götürebilmiş olması yatar. Adı üstünde, AK Parti, “adalet” ve “kalkınma”yı temel politika edinmiş bir partidir. AK Parti vesayetle mücadele etmiş, zafer kazanmıştır. İnançların, değerlerin, kutsalların, dillerin üzerindeki baskıları kaldırmıştır. Türkiye’yi başörtüsüyle üniversiteye girilemeyen bir dönemden, başörtüsüyle özgürce, serbestçe, rahatça jandarmalık, polislik, hakim-savcılık yapılan bir döneme getiren AK Parti’dir. “Kürt” demenin yasak olduğu günlerden, devletin resmi televizyonundan Kürtçe yayın yapılabilen, devlet üniversitelerinde Kürtçe bölümleri açılabilen bir ülkeyi de AK Parti inşa etmiştir. Genelkurmay Başkanlığı’nın MSB’ye, yani milli iradeye bağlanmış olması az şey midir? Yeni sistemle, devletin her birimine artık seçmenin, milletin hükmetmesini sağlamak az devrim midir?
Özgürlükleri genişletirken, AK Parti ekonomiyi de büyütmüştür. Türkiye ekonomisi 16 yılda 3 kattan fazla büyürken, kişi başı milli gelir de o kadar artmıştır. Yollar, okullar, hastaneler, yurtlar, barajlar, kadar sofradaki ekmek de büyümüş, yoksulluk bir o kadar gerilemiş, istihdam artmıştır.
16 yıllık AK Parti hükümetleri dönemlerinde ekonomide hiç geriye gidiş yaşamadık. Badireler atlattık, zor süreçlerden geçtik, ağır imtihanlara maruz kaldık ama hepsini aşmayı bildik. 27 Nisan bildirisinin, küresel ekonomik krizin, PKK ve FETÖ terörünün, Gezi operasyonunun, 17/25 Aralık ve 15 Temmuz terör eylemlerinin ekonomiyi sarsmasını önledik. Aldığımız tedbirlerle, soğukkanlılıkla, işini bilen ekonomi yönetimiyle, en çok da piyasalara verdiğimiz güvenle her sarsıntıdan sapasağlam çıktık.
Çıkmasaydık ne olurdu? İçeriden ve dışarıdan yapılan saldırılar sonrasında ekonominin dengeleri sarsılsaydı, sofradaki ekmek, cepteki para, hanedeki huzur bozulsaydı, AK Parti tekrar tekrar seçim kazanabilir miydi? Halk, elbette her biri geçerli olan mazeretlerle ikna olabilir miydi? Özgürlük için verilen mücadele tek başına seçim kazandırabilir miydi? Dünyada pek örneği yok. Çünkü halk, mazeret değil, çözüm duymak ister; siyasetten, her ne yapıp edip çözüm üretmesini ister.
Son günlerde böyle sıkıntılı bir sürece girdik. Türkiye’ye operasyon yapıyorlar. Amenna. İç ve dış mihraklar, ekonominin dengelerini bozarak iktidarı yıpratmayı hedefliyorlar. Amenna. Fetullah’ı vermeyen ama Brunson’ı isteyen ABD şımarıkça saldırıyor. Amenna. Ancak, pazarda patatesin fiyatı arttığında, vatandaşın “operasyon”, “saldırı”, “taarruz” kavramlarını duymayıp, “siyasetle çözüm” arzulayacağını da çok iyi biliyoruz.
Ahir ömrümde, Türkiye’nin, şu kahrolası piyasa ile kavga ettiğini gördüm, ABD’ye haddini bildirdiğini de gördüm. Bu, benim için büyük, tarifsiz bir gurur. Ne var ki, herkesin benim gibi düşünmediğini, düşünmek zorunda olmadığını da çok iyi biliyorum.
Kabul edelim ki, AK Parti dönemlerinde ekonomi, kahrolası piyasanın kurallarıyla büyüdü. En zor zamanlarımızda kahrolası piyasaya güven verdiğimiz için ekonominin dengeleri muhafaza edildi. Piyasa Türkiye’ye, Türkiye’nin iktidarına, Türkiye’nin ekonomi yönetimine güvendiği için geldi, para getirdi, buraya yatırım yaptı.
16 yıldır Türkiye’yi büyüten o kahrolası piyasanın kurallarına şimdi alternatif stratejiler mi bulduk bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla yeni altın yatakları, sınırsız petrol rezervleri de bulmuş değiliz. Rusya’nın, Çin’in kredi muslukları da yine bildiğim kadarıyla sonuna kadar açılmış değil.
O zaman denklem çok basit: Kurallarına göre oynadığın ve o kurallar içinde büyüdüğün kahrolası piyasa ile, alternatifini oluşturmadan kavga etmek, didişmek, inatlaşmak kaybettirir. Piyasanın güvenini sarsacak adımlar, piyasayı ürkütecek ekonomi yönetimleri parayı kaçırır.
İnşallah yanılıyorumdur, inşallah alternatif stratejimiz vardır. Hem yanılsam bile, dedim ya, piyasa ile didişmek, ABD ile kapışmak bana gurur veriyor. Tezgâhtaki soğanın fiyatını beğenmeyen, ya da işinden atılmış bir vatandaş benimle aynı gururu paylaşmayabilir. Sonuçta oyu vatandaş veriyor ve “beni gururlandır, tamam da, karnım da doysun” diyor. Haksız da değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2024
16.04.2024
6.01.2020
10.12.2019
21.01.2019
10.01.2019
3.02.2019
31.12.2018
27.12.2018