Ayhan ONGUN
Bundan yirmi yıl önce gerçekleştirilen insanlık dışı katliamda yaşamlarını yitiren 33 yurttaşımızın acısı bir kez daha yüreklerimizi dağladı.
Bu alçak saldırı, özellikle de o yıllarda sıradan hale gelen faili meçhullerin içinde, katillerin en çok açık verdikleri olaylardan biriydi. Hiçbir olayda bu kadar açık şekilde kendilerini ele vermemişlerdi.
Ancak tüm olaylarda olduğu üzere, var olan kanıtların üzerine gidilmediği gibi, olanlarda karartılarak olayların ardındaki asıl karanlık güçler gizlenmeye çalışıldı.
Sıradan bir alevi-sünni çatışması gibi gösterilmek istenen Madımak oteli yangınında, aradan yirmi yıl geçmesine karşın hala gerçek sorumlular bulunmadı.
Unutturulmaya çalışılan bu insanlık ayıbıyla ilgili onlar istemeseler de halkın hafızası unutmuyor.
Aydın, demokrat kişilerin görevi de Madımak gibi, Kahramanmaraş, Çorum, 77 I mayıs katliamı, Bahçelievler olayı gibi tarihimize kazınmış önemli olayları unutturmamak olmalı.
Ne Sivas’ta otel içerisinde diri diri yakılan 33 aydınımızı unutacağız, ne de Dargeçit karakolunda öldürülen 6 köylünün olayından rahatsız olan uzman çavuşu; kalorifer kazanında yaktırıp, sonra da sözüm ona kamu görevi yapanları unutturmayacağız.
Faili meçhuller dönemi olarak bilinen yıllarda ölüm nedenleri hala aydınlığa kavuşmamış CumhurbaşkanıTurgut Özal, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis ve onlarca bilim insanı, yazarın gerçek katilleri bulunmadan bu ülkeye barış getirmek mümkün olmayacak.
Aynı şekilde yakın zamanımızda Uludere’de katledilen köylüler, Reyhanlı’da alçakça öldürülen masum insanlar ve en son Taksim Gezi olaylarında yaşanan insanlık dışı uygulamalar, yaşamlarını yitiren 5 insan, yaralanan binlerce yurttaşı unutmak mümkün mü?
Bu ülkeye 27 mayısları, 12 martları, 12 Eylülleri, 28 Şubatları yaşatanlar yargı önünde olmasa bile kamu vicdanında mahkum olmadan, darbeciler, darbe yanlıları cezalandırılmadan, demokrasi tüm kurul ve kurallarıyla nasıl işleyecek?
Temmuz sıcaklarına romanlarında Yaşar Kemal, “sarı sıcak” der.
Özellikle de baraj ve sulama kanallarının olmadığı yıllarda, Çukurova’da sarı sıcaklar nefes aldırmazdı insanlara. Tıpkı o yılların insanı bunaltan temmuz sıcaklarında olduğu gibi her 2 Temmuz da Madımak geldikçe aklıma, yangın yerinde kızıl alevlerin arasında canhıraş bağıran insanların sesi çınlar kulaklarımda ve bir kez daha insanlığımdan utanırım.
Ben, özel bir işim nedeniyle Sivas’a çok istediğim halde gidemediğimden utanırım da, yok olup giden 33 canın ardından hala gerçek sorumluları bulamayan kamu görevlileri, siyasetçiler hiç mi utanmazlar?
“Bu olay bizim için artık bir namus meselesi olmuştur” diyen ancak sorumluların bulunduğunu görmeden yaşamını yitiren dönemin Başbakan Yardımcısı rahmetli Erdal İnönü’nün hatırına da olsa CHP bu olayın peşini bırakmamalıdır.
Uludere de yok yere yitip giden masum köylülerin acısını ve anısını yaşatmaya çalışan Kürtler, on binlerce inançlı insanın mağduriyetine neden olan 28 Şubat darbecilerinin izini süren muhafazakarlar, 12 Eylülde toplumsal bir travma yaşayan, milyonlarca insanın yaşamını alt üst eden Evren ve arkadaşlarının yargılanmasını isteyen devrimciler kadar, bu ülkeyi yönetmekle yükümlü AK parti iktidarı da tarihle yüzleşmek, geçmişinde yaptıkları yanlışların özeleştirisini yapmak durumundadır.
Aksi halde daha çok yanar yüreğimiz, sarı sıcaklar gibi.
Ülkemizde barış ve demokrasi mücadelesini ne birbirinin karşısına koymak, ne de birini diğerine tercih etmek mümkün olmadığı gibi; içtiğimiz su, soluduğumuz hava gibi muhtacız demokrasiye de, barışa da.
Ne zaman barışa yaklaşsak, mutlaka bir yerlerden düğmeye basılıyor. Yine ve yeniden bizleri korkularımızla terbiye etmeye, kutuplaştırmaya, kaos ve karışıklık yaratmaya çalışıyorlar.
Tıpkı 33 erin şehit edildiği karakol baskını, Roboski katliamı gibi.
Barışa bu kadar yaklaşmış, 40 yıldır ilk kez böylesine önemli bir uzlaşma ve bir arada yaşama iradesi oluşmuşken, bu güzel iklimi yeniden bozmaya, toplumda yeni gerginlikler, kırılmalar yaratmaya kimsenin hakkı yoktur.
Hele de gereksiz polemik ve inatlaşmalar, kırıcı ve kutuplaştırıcı söylemlerle çözüm sürecini tehlikeye atmaya; bir başbakanın ne hakkı, ne de lüksü vardır.
Umarım, genel seçimler ve referandum sonrası olduğu gibi bir balkon konuşmasıyla Başbakan; tansiyonun düşmesi, yeniden barış ortamının oluşturulması için çaba gösterir.
Son günlerdeki özel yaşama müdahale içeren uygulamaları ve otoriter tavırlarına rağmen ne yazık; hepimizin en temel beklentisi olan barış sürecinin başarıya ulaşması, ancak Tayip Erdoğan’ın kararlılığı ve çabasıyla mümkün görünüyor.
Muhalefetin bu gerçeği dikkate alarak barış sürecine katkı vermesi, demokratik adımların atılması için ısrarlı olması ve bu konuda oluşan toplumsal sinerjiyi iyi yönetmesi, iktidarı da doğru adım atmaya sevk edecektir.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020