Ayhan ONGUN
Son dönemlerdeki kimi uygulamalara baktığımızda devlet sanki kimi kişi ve kurumlara karşı adeta bir sindirme, yok etme operasyonu başlattı.
Kişiler arasında duygusal tepkilerle mantık dışı düşmanlıklar, öç alma girişimleri ve bunun sonucu anlamsız kavga ve çekişmeler yaşanabilir.
Burada kişiler karşı oldukları ya da kendilerine karşı olanlara karşı kinlerini intikam duygusuyla açığa vururlar.
Ancak tüm yurttaşlara hukuk çerçevesinde, yasaların belirlediği koşullarda eşit davranması gereken devlet, yurttaşına kin besleyemez.
Kaldı ki demokratik ülkelerde devlet; vatandaşına hizmetle yükümlüdür ve insanların karşılaşabileceği tehlike risk ve saldırılara karşı onları korumak gibi bir görevi vardır.
Bu ilişkilerde en çok özen gösterilmesi gereken konu; kişi hak ve özgürlükleridir.
Kuşkusuz, yasalarda belirlenen suçları işleyen kişiler, yine yasalar gereği, yargı vasıtasıyla soruşturulur, suçlu bulunursa da gerekli cezası verilir.
Ama son günlerde yaşanan olaylarda toplumda oluşan algı, yapılan tüm yargılamalara siyaset müdahale etmektedir.
Yoksa altı yıl önce yaşanmış bir olaydan dolayı bir dolu siyasetçi ve belediye başkanının yeniden ve üstelik apar topar abartılı biçimde gözaltına alınmalarını nasıl izah edebiliriz.
Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen anılan davadan beraat ettiği ve mağduriyet oluştuğu için kendisine tazminat ödendiği halde üstelik görev yeri ve konumu, adresi belli olduğu halde bu biçimde gözaltına alınması ne kadar doğrudur?
Bir yandan HDP liler PKK ile ilişkileri kessin, demokratik siyaset yapsın diyecek, öte yandan onlara terörist gibi davranacaksınız.
Sonuçta bu insanların büyük bölümü seçilmiş kişiler ve ülkenin dört büyük partisinden birisi ve en kötü koşullarda 6 milyonun üzerinde oy alan, mecliste grubu bulunan bir siyasi partinin mensuplarıdır.
Yalnızca 2019 yılında bu parti üye ve yöneticilerine yönelik 4 bin 567 gözaltı, 797 tutuklama gerçekleştirilmiş, 32 belediyeye kayyum atanmıştır.
Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerinin de içinde olduğu bu belediyelere vali ya da kaymakamlar atanmış, binlerce çalışan görevlerinden alınmış, yerlerine cemaat ilişkili kişiler getirilmiştir.
Aynı şekilde üç yılı aşkın zamandır tutuklu bulunan Osman kavala için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bile hak ihlali var, serbest bırakılması gerekir demişken, acilen yeni bir dosyadan tutuklama kararı çıkarılmıştır.
Bugün Anayasa Mahkemesinde görüşülmesi gereken davası de herhangi bir gerekçe gösterilmeden ertelenmiştir.
İçişleri Bakanının, Başkanına ayar vermeye kalktığı Anaya Mahkemesi de görünen o ki müthiş bir baskı altındadır.
İnsanların özgürlüğü üzerinde oyun oynamaktan daha büyük bir zulüm olamaz.
“Bu yargının işidir, biz karışmıyoruz” türünden açıklamalara da artık kimse inanmıyor.
İnsanın bırakın aylar yıllar boyu tutuklu kalmasını, bir saat bile özgürlüğünün elinden alınması ne büyük bir işkencedir.
Son günlerde özellikle kadın ve çocuklara yönelik şiddet artarak devam ediyor.
En acısı da bizleri yaşatmak uğruna kendi yaşamlarından vazgeçen sağlık çalışanlarına yönelik taciz ve şiddet olaylarındaki artış.
Tüm bu şiddeti, baskıları, haksızlıkları engellemesi, yurttaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına almasını beklediğimiz devlet de yurttaşına böyle davranırsa, ne olur bizim halimiz.
Görülen odur ki; dibe vurmuş ekonomi, tavan yapmış pahalılık, önü alınamayan işsizlik, yokluk ve yoksulluk nedeniyle ülkeyi yönetemez hale gelen iktidar tüm bu sorunları gizlemek adına sürekli gündem değiştiriyor ya da yapay gündemler oluşturuyor.
Muhalefette kimileri “onlarda uslu dursaydı canım” diyeceklerdir biliyorum.
Eğer bu gidiş böyle devam ederse, inanın size de bir kulp takarlar.
Bu zamansız, anlamsız, en önemlisi de haksız gözaltı ve tutuklamalara, demokrasiye inanan, barış ve özgürlüklerden yana olan, vicdan sahibi herkesin karşı çıkması, tepki vermesi gerekiyor.
Bunu “terörle mücadele” ya da “olağan bir adli soruşturma” diye geçiştiremezsiniz.
Bir ülkede İçişleri Bakanı bir milletvekiline; sokak ortasında 5 kişilik bir çapulcu grubunun saldırısının ardından geçmiş olsun der gibi “dikkat, yakalanma” diyerek aba altından sopa gösterebiliyor, bir gazeteciye “berduş” diye hakaret edebiliyorsa gerçekten hepimiz dikkat etmek zorundayız sanırım.
Bu ülkenin sorumlu bir yurttaşı olarak etrafımda gelişen olaylara kayıtsız kalmam düşünülemeyeceği gibi, yazan, okuyan biri olarak bu konulara ilişkin görüşlerimi, eleştirilerimi, önerilerimi belirtmek de bir yurttaşlık görevidir diye düşünüyorum.
Özellikle de her geçen gün daha tehlikeli bir hal alan küresel salgın ortamında, devletin koruyucu kollarına kendini bırakamayan yurttaşlar, nereye kadar endişe ve korku içerisinde yaşamaya devam edebilir.
Kuşkusuz ekonomi önemlidir.
Kuşkusuz işsizlik, açlık, yoksulluk bir ülke için en önce çözülmesi gereken sorunlardır.
Ama en önemlisi insanca yaşam hakkının savunulmasıdır.
Demokrasi ve barışa sahip çıkmaktır.
Bugün HDP lilere yapılan bu haksız uygulamalar yarın, herkesin başına gelebilir.
O yüzden kime karşı, kimler tarafından yapılırsa yapılsın, her türlü baskı ve haksızlığa karşı birlikte direnmek zorundayız.
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020