Bayram ZİLAN
Bir önceki yazımızda; Ak Parti’nin, temsil ettiği Yeni Türkiye koalisyonunu konsolide etmeyi başardığını, diğer partilerin ise iktidardan farklı bir politika ile değil, iktidara karşı bir politika ile var olmaya çalıştığını, bu yönelimin doğal olarak “Ak Parti ve diğerleri” sonucunu doğurduğunu, ancak diğer partilerin kitle partisi olmayı başaramadığından ‘gayri memnun’ bir taban meydana geldiğini ve bu gayri-memnunların kendisini zaman zaman sokağa atmak zorunda kaldığını söylemiş, BDP’yi bu denklemin dışında tutmuştuk.
Yazıyı, “Geldiğimiz noktada Ak Parti’nin karşısında ‘diğerlerinin tamamını’ temsil edebilecek güçlü bir muhalefet partisi ihtiyacı giderek kendisini daha fazla hissettirmektedir” tespitini yaptıktan sonra,“Peki, bu ihtiyacı mevcut siyasal partilerden herhangi birisi karşılayabilir mi”? sorusuyla bitirmiştik.
Başlıktan da anlaşılacağı üzere, Türkiye’deki muhalefet boşluğunun BDP tarafından doldurulup doldurulamayacağını, BDP’nin kitle partisi olma şansının bulunup bulunmadığını tartışacağız.
Şüphesiz Türkiye’deki çatışmasızlık ortamı, silahların yerine sözlerin konuşması ve 14 aydır hiçbir cenazenin olmaması siyaseti normalleştirirken, Türkiye siyasi yelpazesinde de kaymalar meydana getiriyor.(etnik) Milliyetçilik, toplumdaki karşılığını gün geçtikçe yitiriyor.
Çatışmanın olmadığı ve kanın dökülmediği bir düzlemde, milliyetçilik söylemi üzerinden var olabilmek zordur. Toplumlar, kendisine veya kendisi gibi olana karşı bir tehdidin var olduğunu hissettiğinde kendisi gibi olana sığınır. Bu toplumsal bir içgüdüdür. Ancak bu tehdidin hissedilmesine neden olan çatışma ortamının bitmesiyle ‘kabuğuna çekilme, gardını alma ve kendisi gibilerle birleşerek korunma hali’ yerini ‘diğerlerine dokunma, onlarla temasa geçme hali’ne bırakır.
Diğer taraftan çözüm sürecinin yarattığı iyimser hava, BDP’nin süreç içerisindeki pozitif tutumu, bütün tahrik ve kışkırtmalara rağmen tabanını sokaktan koruması, vakur ve kararlı bir tutum sergilemesi, Türkiye toplumunun dikkatinden kaçmamıştır.
Her ne kadar 30 Mart yerel seçimlerinde çıkan tabloya göre BDP’nin HDP ile Türkiye Partisi olma denemesi başarısızlıkla sonuçlandığı söylense de, bu hususta kesin bir karar vermek için henüz çok erkendir. Ayrıcason seçimler HDP’nin test edilmesi için sağlıklı ve tarafsız bir zemin sağlamamıştır. Zira HDP’nin yarışa girdiği birçok ilde Ak Parti karşısında kutsal ittifaklar söz konusu olmuş ve seçmenler bulundukları ilde Ak Parti karşısındaki en güçlü adayı destekleme eğilimine girmiştir.
Görünen o ki, Türkiye halkı, daha fazla demokrasi vadeden, sivil siyaseti temsil eden, gerginlik ve şiddet söylemi üzerinden değil, kuşatıcı, yatıştırıcı ve birleştirici bir dille istikrar vadeden partileri desteklemektedir. Bunun yanı sıra silahları susturup, bugün yaşayan gençlerin yarın da yaşayabilmesinin zeminini oluşturan partileri de çok net takip etmekte ve bu davranışları hafızasına not etmektir.
Bütün bunlar BDP’ye büyük avantajlar sağlamaktadır. Eğer BDP, Kürt Partisi algısını kırabilir, etnik temelli söylemlerini bir kenara bırakır, yeni bir dil geliştirebilirse Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilecek en güçlü parti olur. Her ne kadar Demirtaş ve kurmayları BDP’nin barajlardan nükleer santrallere, çevreden hayvan haklarına kadar yeni sürüm hareketlerle işbirliği yaptığını, sadece Kürtlerin değil, diğer toplum kesimlerinin haklarını da savunduklarını dile getirse de, bu politikalar Türkiye halkının algısı ve hafızasında kendisine bir yer edinememiştir.
Unutulmamalıdır ki, Kürt meselesi bugüne kadar vesayet(çiler)in yaşam kaynağı olmuştur. Ancak aynı mesele bugün artık demokrasi, eşitlik ve adaletin tesis edilmesine yaşam kaynaklığı yapmaktadır.
Son tahlilde çözüm süreci, demokratikleşme hamleleri, sivil anayasa, Başkanlık Sistemi, farklı toplum kesimlerinin özgürlük ve eşitlik talepleri gibi hususlar BDP’ye kitleselleşmek ve ana muhalefet partisi olmak yolunda çok büyük alan açmakta, ardına kadar bir kapı aralamaktadır.
Yasama organı olan TBMM’deki aritmetik ortalama da BDP’nin elini güçlendirmektedir.
BDP, eşitlik, adalet ve demokrasi temelinde Yeni bir Türkiye’nin kurulumundaki en kilit parti konumundadır. Eğer BDP, bu kuruluma destek verir, ‘eski Türkiyecilere’ karşı mevcut siyasal iktidarla Yeni Türkiye’nin yanında yer alırsa, yukarda sözünü ettiğimiz Türkiye’nin kadim ihtiyaçlarını karşılarsa ve dil ve söylem değişikliğine giderse, hem en büyük muhalefet partisi, hem iktidar olmaya aday en büyük parti, hem de ilerleyen yıllarda kurulacak iki partili Başkanlık Sisteminde iki partiden birisi olur.
BDP, doğal olarak gelişen bu tarihi fırsatı değerlendirecek mi, yoksa önüne kadar gelen bu fırsatı elinin tersiyle iterek bölge partisi olmaya devam mı edecek, bunu ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.
@bayramzilan
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.05.2024
7.05.2024
3.05.2024
29.04.2024
26.04.2024
18.04.2020
25.02.2020
12.02.2020
19.01.2020
15.01.2019