Bayram ZİLAN
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 989 günlük aradan sonra tekrar AK Parti Genel Başkanlığı’na dönmesi ile beraber AK Parti’nin tüm organlarında 2019’a hazırlık süreci başladı. Bu hazırlık süreci kaçınılmazdı, çünkü artık yüzde 34 ile iktidara gelme dönemi tarihin karanlık sayfalarına karıştı.
16 Nisan referandumundan çıkan sonuçlar tüm siyasi partilere kendilerini yeni seçim sistemine göre dizayn etmesiyi salık verdi.
Ne var ki AK Parti haricinde hiçbir siyasi partide bu yönde bir eğilim ya da değişim ve dönüşüm iradesi söz konusu değil.
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki AK Parti ise 16 Nisan referandumundan çıkan sonuçları “en iyi okuyan ve gereğini yapan” bir siyasi parti olarak karşımıza çıkıyor.
AK Parti’de şuanda tek hedef, hem Cumhurbaşkanının seçileceği sandıkta, hem de Milletvekillerinin seçileceği sandıkta yüzde 50+1’i yakalamak. Öncesinde yapılacak yerel seçimlerde de oyları yükseltmek, fire vermemek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerek parti teşkilatlarında ve gerekse belediyelerde yapmış olduğu tasarrufların zeminini “2019 seçimleri” oluşturuyor.
Dolaysıyla Erdoğan’ın hiçbir tasarrufu “şahsi” değil, olamaz.
Tüm değişiklikler, dokunuşlar, istifalar, görevlendirmeler “davanın selameti” için yapılıyor!
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, “şahsım dâhil hiç kimse kendisini bu davanın üzerinde görmesin” diyerek bu sürecin hiç kimse tarafından “şahsileştirilmemesi” gerektiğini belirtti.
AK Parti’de halen bu değişimlerin gerekçelerini anlamayanlar var.
Bu “anlaşılmama hali”ne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadelerinden tanık oluyoruz.
Erdoğan, Afyon’da yapmış olduğu konuşmaya “değişim iradesini yanlış anlayanlar var” diyerek başladı.
AK Parti içerisinde değişime karşı (münferit de olsa) direnen bazı kişilerin varlığı da hesaba katıldığında 2019’a hazırlık ihtiyacının tam olarak anlaşılmadığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neden bu değişiklikleri yapmak zorunda olduğunun tam olarak kavranmadığı görülüyor.
Oysa bu değişim iradesine öncelikle AK Partililerin rasyonel bir anlam yüklemesi ve bu irade nedeniyle sonuna kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasında olması gerekiyor.
Gerekiyor çünkü Erdoğan yaptığı hiçbir değişiklikte süreci kişiselleştirmiyor, attığı hiçbir adımda durumu şahsileştirmiyor.
Erdoğan’ın yaptığı ve yapacağı tüm tasarrufların altında doğrudan “milletin imzası” var.
Erdoğan, bizzat halkın memnuniyetini ya da memnuniyetsizliğini referans alarak adım atıyor.
Erdoğan, tüm bu değişim dönüşüm süreçlerinden önce belediye başkanları ve il/ilçe başkanları ile ilgili toplumun değişik katmanlarından görüşler alarak, kamuoyu yoklamaları yaptırarak uygulamaya geçmiştir.
Yapılan hiçbir değişiklik gelişigüzel yapılmamaktadır.
Tasarrufların tamamının halk nezdinde bir “karşılığı ve getirisi” vardır.
Bu karşılıklar ve getiriler, Erdoğan’ın şahsi karnesine değil, AK Parti’nin karnesine yazılacaktır. Bu yenilikler Erdoğan’a değil, davaya kazandıracaktır.
Asıl sorun, bu değişikliği yapmamak, dünya değişiyorken, Türkiye değişiyorken, halkın talepleri başkalaşıyorken, AK Parti’nin değişmemesi, halkın taleplerini görmezden gelmesidir.
Erdoğan, dinamik bir liderdir. Yerinde saymasını beklemek zulümdür!
Dinamik bir liderden beklenen halkın değişim talebini görmesi ve gereğini yapmasıdır!
Aksi, 2019’u tehlikeye atmaktır.
Hele ki, Ortadoğu yeniden şekilleniyorken, ABD ve AB Türkiye’yi bir kapana sıkıştırmak istiyorken, Irak ve Suriye’deki günaşırı hareketlilik ortadayken “ayakta kalmak ve direnmek” her zamankinden çok daha fazla hissedilen bir ihtiyaçtır.
Ayakta kalmak ve direnmek, bünyeyi sağlamlaştırmak, yük alan değil, yok olanları ayrıştırmak ve yenilenmekten geçer, stabil kalmaktan değil…
Sonuç olarak Türkiye çok hassas bir süreçten geçiyor.
Dört bir taraftan Erdoğan şahsında Türkiye’ye saldırılar var.
Kaleyi içerden çökertmek isteyenlere karşı birlik olmak gerekiyor.
Gün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı anlama ve kaya gibi arkasında olma günüdür.
Gün, 2019’u Erdoğan’a kaybettirip Türkiye’nin tüm kazanımlarını sömürmek için plan yapanlara karşı omuz omuza verme ve güçlü olma günüdür.
Gün, Erdoğan’ın yaptığı tasarrufların derinliklerinde yatan nedenleri iyi idrak etme ve Erdoğan’ın sırtından 1 gram da olsa yük almayı başarabilme günüdür!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.05.2024
7.05.2024
3.05.2024
29.04.2024
26.04.2024
18.04.2020
25.02.2020
12.02.2020
19.01.2020
15.01.2019