Berat ÖZİPEK
Herkesin “dellenme hakkı” vardır, ama çok istisnai olarak kullanmak kaydıyla. Eşin dostun “ya neyse, bu konuda sigortası atıyor ama başka her konuda makuldür” diyeceği seyreklikte mesela.
Elbette ruhsuz makineler değiliz. Tabii ki siyasetin de psikolojisi var ve bu ikisini birbirinden tamamen ayıramazsınız. Ama siyaseti hepten de ruh halimize endekslememek gerek!
“Ya ne oldu falancaya böyle, nasıl bir anda böyle savruldu!” sözünü çok duydum son zamanlarda. Hem de bu süreçte birbiriyle konuşamaz hale gelen demokratların iki kanadından da.
Yanlış anlaşılmasın, her durumda “ama bir de onun açısından bakmayı denedin mi?” türünden tavsiyelerde bulunan kişisel gelişim kitaplarının diliyle konuşanlardan değilim, ben de bir tarafım, ama sağlıklı kalmaya çalışanlardanım.
Bir daha konuşamayacak hale geldiğim kimse olmadı. Ama hemen söyleyeyim, bunu çok sakin bir insan olmama değil, çoğu kez “dellenene” ilişmemeye borçluyum.
Örneğin saygın bir akademisyeni twitterda tennager modunda gördüğünüzde ona cevap vermek yerine derhal sıvışmanızı öneririm. Ben öyle yapıyorum. ODTÜ’lü saldırganları mazur göstermeye çalışan, “türban yüzünden değil, cemaatçi olduklarından” veya “iftira attı diye yapmışlar” diye yazan bir gence “bak canım, bu mazerete inansak bile sonuç değişmiyor, yapılan hak ihlalidir” diyebilirsiniz. Ona “bir insanı ‘iftira attı’ diye dava edebilirsiniz, protesto da edebilirsiniz, ama gidip burnunun dibine pankart tutup kışkışlamak tacizdir, ayıptır, suçtur, ilave olarak akademik özgürlük ihlalidir” diye anlatabilirsiniz. Ama bu mazereti, zaten bütün bu söyleyeceklerinizden haberdar olduğunu bildiğiniz biri dile getirirse ne yaparsınız?
Ya da yıllarca Kürt Sorununa barışçı çözüm istediğini beyan eden yazılar yazmış bir insanın, bütün aksaklıklarına, çekilmelerine-durmalarına rağmen devam eden Çözüm Süreci’nden heyecan duymadığını, dahası onu hükümete duyduğu tepkiye kurban ettiğini, böylece içinde bulunduğumuz bu muhteşem tarihsel anı ıskaladığını, daha mürekkebi kurumadan kendisini yanlışlayan yazılar yazdığını gördüğünüzde ne yapabilirsiniz? Rasyonel argümantasyonun işlemediği bir durumla karşı karşıya olduğunuzu görüp sessizce yanından uzaklaşmaktan başka.
Ya birlikte iyileşme, yüzleşme, arınma amaçlı etkinlikler yaptığınız(ı sandığınız) bir tanıdığınızın facebookta Suriyeli mültecilerle ilgili “çok isteyen varsa kendi evine alsın” şeklindeki yorumuyla karşılaştığınızda ne yaparsınız? “Sığınmacıdan söz ediyorsun yahu, ne yazdığının farkında mısın, sen baştan beri böyle miydin?” deseniz ne olacak? “Öyleydim” mi diyecek? Bu yorumun “politically incorrect” olduğunu anlayıp silse ne olacak?
Derdim sadece rehabilitasyon sorunu olan arkadaşların halini arz değil. Onların bu halinin makul bir tartışmayı artık imkansız kılması, psikolojik olanın siyasi olanın önüne geçmesi asıl sorun. Bu ruh halinin ülkedeki tartışmanın düzeyini belirlemesi kötü. Hükümeti doğru dürüst eleştirmek için sarf edilecek enerjinin, onlar yüzünden “yok artık o kadar da değil”e harcanması kötü.
PKK çekilmeyi durdurmuş, hükümetin süreci iyi yönetemediğini, atılacak adımlarla ilgili tatmin edici bir açıklama yapamadığını söylemek, neden yeni karakol yapılmadığını zamanında açıklamadınız da Lice felaketi yaşandı diye sormak gerek, ama başbakanla duygusal kopuş yaşayan ve “artık onunla aramızda hiçbir şey kalmadı, çok kırıldım” ruh haliyle Çözüm Sürecini hedef alan arkadaşlar yüzünden bunları yeterince tartışamıyoruz.
Birlik ve beraberliğe değil ama ruh sağlığımızı korumaya her zamankinden daha fazla muhtaç olduğumuz günlerden geçiyoruz.
Böyle siyasi afet zamanlarında yapılacak en iyi dua “Tanrım aklımı koru” olmalı.
“Sağduyumu” da olur...
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
6.01.2026
5.12.2025
2.12.2025
1.08.2025
28.07.2025
13.07.2025
28.06.2025
21.05.2025
20.02.2025