Burhanettin DURAN
Son aylarda Körfez'de siyasetin çarkları bir hayli hızlı dönüyor. Hızlanma Başkan Trump'ın mayıstaki Riyad zirvesinden sonra başladı. Trump'ın bölgeye etkisi mevcut kutuplaşmanın dozunu yükseltti.
BAE ve Suudi Arabistan veliahtlarının hırslarına Washington'un verdiği teşvik, Suudİran kapışmasını sıcak savaşa taşıyor.
Önceleri BAE veliahtı M. Bin Zayed'in nüfuz siyaseti ve örtülü askeri operasyonları ile devam eden kutuplaşma Suud Veliahtı M. Bin Selman'ın öne çıkması ile Vahhabi-Selefi cenahtaki liderliğine kavuştu.
Böylece Selman, Yemen iç savaşındaki "aktif" politikasını Katar ablukasına, M.
Bin Nayif'i azlettirerek ilk veliaht olmasına, Lübnan Başbakanı Hariri'nin istifa ettirilmesine ve Suud hanedanındaki rakip prensleri tasfiye operasyonuna kadar ilerletti. Buna "ılımlı İslam" söylemiyle aşırıcılığın suçunu İran'ın üzerine yıkma çabasını da ekleyebiliriz.
***
Suud veliahtı Yemen'den Lübnan'a- Filistin'e İran'ı sınırlandırma projesi için bir koalisyon oluşturma çabasında. Katar ablukası ile Körfez ülkelerine sopa gösterildi.
Bu arada İsrail'le işbirliğinin zemini hazırlandı.
Söz konusu işbirliğinin son tuğlasını koymak da Suud Müftüsüne düştü.
"İsrail'e karşı savaşmanın caiz olmadığını, Hamas'ın terör örgütü olduğunu ve Hizbullah'a karşı İsrail ordusuyla işbirliği yapılabileceğini" açıkladı.
Yöneticiye her şartta itaatı emreden apolitik Selefiliğin İsrail ile birlikte savaşmayı meşrulaştırması bizi şaşırtmamalı. Aynı kafa, "ılımlı İslam" kodlu seküler Arap milliyetçiliğini de aynı kolaylıkla meşrulaştırabilir.
Siyasete uzak durma adına Kral'ın her türlü siyasi manevrası caiz kılınabilir. Uzun on yıllar ABD'nin Suud üzerindeki hegemonyası nasıl hüsnü kabul gördüyse şimdi de İsrail'le birlikte İran'a karşı olmak da Vahhabi dini söyleminin içine sokulabiliyor.
***
ABD istihbaratının Devrim muhafızlarının el-Kaide bağlantılarını konuşmaya başladığı bir ortamda Sünni-Şii radikal hareketlerin tümünün İran etrafında okunması için hayli malzeme biriktirilmiş oldu. Yine Hamas'ın iktidardan devrilmesi ile Müslüman Kardeşler dahil bütün İslamcıların İran ile işbirliğine zorlanacağı bir atmosfer hazırlanıyor. Körfez'de temerküz eden, ancak Pakistan'dan Fas'a kadar bütün geniş Ortadoğu'yu çatışmaya götüren Suud-İran kutuplaşmasını dengeleyebilecek bir eksen bulunmuyor.
Zaten Mısır'da 2013'te Mürsi'nin devrilmesiyle böylesi bir eksenin oluşması engellenmişti. 2013 Gezi olaylarından 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar Türkiye'ye yapılan saldırılarla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın devrilmesi ve böylece dengeleyici bir gücün bile kalmaması hedeflenmişti.
***
Bugün, Türkiye'nin Suud-İran kutuplaşmasını yeni bir eksenle aşabilecek kapasitesi bulunmuyor. ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin de kutuplaşmayı dindirmek gibi bir derdi yok. Aksine çatışma ortamından yeni kazanımlar elde etmenin peşindeler.
Ankara uzun süre Suud-İran rekabetine müdahil olmak istemedi. Körfez'i dolaylı, İran'ı doğrudan eleştirerek bölge ülkelerinin düzen kurma ve işbirliği çabasında olmasını istedi. Ancak Katar ablukasında Doha'ya aktif destek vererek gelen kaosta kenarda durmayacağını gösterdi.
Erdoğan'ın bu hafta abluka sonrası ikinci kez gittiği Katar'daki Türk askeri üssünü ziyaret etmesi Körfez'i rahatsız etti. Ayrıca, Erdoğan'ın rotasındaki başkentler arasında Suud'un "arabuluculuk" gayreti sebebiyle kötü davrandığı Kuveyt'in de yer alması tesadüf değil.
Şurası kesin, yeni kaos ve çatışma dalgasından doğrudan etkilenecek bir ülke olarak Türkiye kutuplaşmaya taraf olmayacak.
Ancak ortada tarafsız bir zemin kalabilmesi için Suud-İran kutuplaşmasında zora giren ülkelere "dengeleyici" bir desteği sunmaya devam edecek. Kuveyt'in yanı sıra Umman, Lübnan ve Pakistan gibi ülkelerle ikili siyasi, ekonomik ilişkilere savunma boyutunu eklemeye çalışacak.
Ankara'nın "dengeleme" politikasının Körfez'in hırslı veliahtları tarafından olumsuz yönde bir "dalgakıran" etkisi olarak yorumlanacağına ise şüphem yok.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020