Cafer Solgun
Duygusal kopuş...
7.02.2016
2029
Memleket meseleleri üzerine konuşur, analiz yaparken hemen en olumsuz olasılığı dillendiren yorumculardan değilim. En azından gayretim bu yöndedir. ‘Her şey çok kötü ve daha da kötü olacak’ şeklinde felaket tellallığı yapmaktansa lisan-ı münasiple uyarıcı cümlelerle meramını ifade etmeyi tercih ederim.
Bu girizgahı yapmamın nedeni ülkemizin doğusundaki gelişmelerin ‘kontrol edilebilir’ olmaktan çıkma noktasına gelmesi. Dosdoğru konuşmak gereği var.
Kürtlerde ciddi bir ‘duygusal kopuş’ yaşanıyor. Bunu daha önce belki de farklı anlamlar, beklentiler atfederek dile getirenler oldu; iktidar partisi akıldaneleri bu tespiti yapanlarla ‘dalga’ geçtiler ve hâlâ da aynı havadalar. Kendilerince öne sürdükleri gerekçe ise, ‘Hendeklerin arkasında kaç kişi var? Örgütün serhildan çağrısına kimseler kulak asmıyor işte’.
Kürtlerde ciddi bir ‘duygusal kopuş’ yaşanıyor. Bunu daha önce belki de farklı anlamlar, beklentiler atfederek dile getirenler oldu; iktidar partisi akıldaneleri bu tespiti yapanlarla ‘dalga’ geçtiler ve hâlâ da aynı havadalar. Kendilerince öne sürdükleri gerekçe ise, ‘Hendeklerin arkasında kaç kişi var? Örgütün serhildan çağrısına kimseler kulak asmıyor işte’.
Normal şartlarda son derece ‘düşündürücü’ olması gereken bu değerlendirmeyi çürüteceğim, ti’ye alacağım diye söylenenler, bu durum tespiti kadar vahim.
Öncelikle söylenmesi gereken şu: Kürtlerde ‘duygusal kopuş’ yaşanıp yaşanmadığını anlamak için hendek ve barikatların arkasında kaç kişi olduğunu saymak, bir demagoji değilse kendini aldatmaktır. Bunun yerine halkın nabzını tutmak, mevcut iç karartıcı durumu ve gidişatı nasıl değerlendirdiklerine kulak vermek gerek.
Ben gözlemlerimi yazayım da belki bir duyan ve ‘ne yapıyoruz biz?’ diye düşünen olur.
Hendek ve barikatlardan uzak duran, dahası tepki gösteren Kürtlerde dahi öne çıkan düşünce, ‘Devlet bir kez daha başa sardı ve sorunu güvenlikçi kafayla halletmeyi zorluyor’ şeklinde. Daha açık ve anlaşılır bir ifadeyle, AKP’nin ‘çözüm’den, ‘barış’tan, ‘barışçıl çözüm’den vazgeçtiğini düşünüyorlar.
Hendek ve barikatlardan uzak duran, dahası tepki gösteren Kürtlerde dahi öne çıkan düşünce, ‘Devlet bir kez daha başa sardı ve sorunu güvenlikçi kafayla halletmeyi zorluyor’ şeklinde. Daha açık ve anlaşılır bir ifadeyle, AKP’nin ‘çözüm’den, ‘barış’tan, ‘barışçıl çözüm’den vazgeçtiğini düşünüyorlar.
Abluka siyaseti uygulanan yerlerde yaşayan insanlar derin bir güvensizlik duygusu içerisinde. Bu umutsuzluk, güvensizlik ve yaşam endişesi içerisinde olma halinin sorumlusu olarak da öncelikle AKP’yi ve Saray’ı işaret ediyorlar. Devlet tankları, topları ve duvarlara ‘Türk’ün gücü’ne dair ırkçı tehdit sloganları yazan ‘özel’ timleriyle aylardır bölgede kanlı bir şov yaparken insanların farklı bir hissiyat içinde olmalarını bekleyenlere sadece ‘Allah akıl fikir, izan, insaf ve vicdan versin’ denilebilir...
‘Duygusal kopuş’u barış içinde bir arada yaşama özlemimiz açısından kaygı verici bir realite haline getiren asıl husus ise, Kürtlerin devletten bir kez daha sıdklarının sıyrılması değil, ondan da önemlisi, batıda, yaşadığı sorunun anlaşılmadığını, acılarının paylaşılmadığını, seslerinin duyulmadığını düşünmeleri. Bir avuç aydının, sanatçının, barış aktivistinin çabalarına saygı duyuyor ama Türk kamuoyunun sessizliğini, ‘böyle kardeşlik mi olur?’ tepkisiyle karşılıyorlar...
Sessizce olayları ‘izliyor’ görünen Kürtler, bir şey yapamamak çaresizliği içerisinde vicdan azabı çekiyor. Ve bu, kimsenin ‘hayra’ yormaması gereken bir ‘birikim’ demek...
Kürtlerde ne 80’ler ne de 90’lar ile kıyaslanamayacak düzeyde bir duygusal kırılma ve kopuş yaşanıyor. Gözleri kapatmak, bu gerçeği daha da belirgin hale getirmekten başkaca bir şeye yaramıyor...
Ve bu da bugünlerde unutulan bir tarih dersi: 12 Eylül dönemi Kürt sorununun ‘bastırıldığı’, insanların sindirildiği ve sorunun ‘kökünden’ halledildiği (!) bir dönemdi ve bu büyük yanılgının bedeli, 90’lı yıllar oldu...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
28.09.2025
19.09.2025
14.09.2025
5.09.2025
29.08.2025
22.08.2025
17.08.2025
10.08.2025
1.08.2025