Elif ÇAKIR
103 emekli amiralin gündemdeki Montrö tartışması ve ‘cüppeli takkeli komutanla’ ilgili görüşlerini açıkladıkları bildiriye hem iktidar hem muhalefet tepki gösterdi. Aslında şöyle demek daha doğru; muhalefet partileri emekli amirallere gerekli cevabı verdiler.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Bu sahte gündemler tutmaz. Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır” diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bir anlamda bu bildirinin konuşmaya dahi değmeyeceği mesajını verdi.
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu şu mesajı yayımladı: “Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden geçtiği hassas süreci göz önüne almayan kötü niyetli bir sorumsuzluk örneği.”
Evet, bu bildiri yayınladıkları saatle, metinde kullandıkları dille olsa olsa bir sorumsuzluk örneğidir. 103 emekli amiral sadece Montrö sözleşmesini savunan, önemini anlatan bir bildiri yayınlasaydı kimsenin bir şey söylemeye hakkı olmazdı. Kendi fikirlerini anlatsalardı, ne düşündüklerini söyleselerdi, endişelerini anlatsalardı bir sorun olmazdı. Fikir özgürlüğü denir geçilirdi. Hatta gördükleri riskli durumları muhataplarına rapor halinde yazsalardı, denizci sıfatlarıyla iyi bir iş yapmış bile olurlardı.
Ancak birincisi gündüz torbaya mı girmişti? İkincisi geçmişte bütün darbelerin, askeri müdahale ve muhtıraların dilini kullanan bir bildiri yayınlayarak neyi amaçladılar?!
***
Emekli amirallerin bildirideki “Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir” sözleri, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun söylediği gibi “toplumsal hafızadaki travmaları” hatırlatmıyor mu? Ne gerek vardı bunlara?
Ancak şunu söylemeliyim ki emekli amirallerin bildirisine cevap İYİ Parti lideri Meral Akşener’den geldi:
“Canı sıkılan emekli amiraller bildiri yayınlamış. Bu bir zevzekliktir.”
Keşke iktidar da bildiriyi tiye alsaydı, üzerinde konuşmaya değmez deyip geçselerdi.
Evet, Cumhur İttifakı’nın bu bildiriyi ciddiye almaması da gerekiyordu.
Neden?
E, çünkü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tam da bu sebeple getirmediler mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Artık bu ülkede darbeler devri kapanmıştır. Artık bu ülkede kimse darbe falan yapamaz.” demedi mi? (26 Mayıs 2019)
Dönemin TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve CB sisteminin mimarlarından olan Mustafa Şentop’un sözleri: “Yeni anayasa değişikliği Türkiye açısından çok önemli. Bu değişiklik ile Türkiye darbeler dönemini artık bir daha açmamak üzere geride bırakmış olacak.” (11 Mart 2017)
Sayın Şentop TBMM başkanı olduktan sonra da defalarca “Türkiye’de darbeler dönemi kapanmıştır” açıklamaları yaptı.
Peki, nasıl oluyor da darbeler döneminin kapandığı bir ülkede iki de bir “darbe tehdidi” baş gösteriyor?
Bu durumda iktidar cenahından beklenen panik havası mıdır, özgüvenli bir yaklaşım mıdır?
İktidar yetkilileri 103 emekli amiralin yayınladığı metne gösterdikleri hassasiyeti keşke bu ülkenin gerçek sorunları için gösterselerdi!
10 milyon işsiz, cezaevlerindeki adalet mağdurları, KHK mağdurları, çıplak aramalar, cezaevlerindeki işkenceler için keşke aynı hassasiyeti gösterselerdi.
***
TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un CB kararnameleriyle ilgili “Cumhurbaşkanı kararnameyle Montrö’yü de feshedebilir mi?” sorusuna verdiği “Teknik olarak evet” yanıtı sonrasında başlayan tartışmalar nerelere geldi?
Bildiri yayınlayan emekli amiraller hakkında soruşturmalar, gözaltılar başlatıldı.
Üniversiteler “vesayete karşı hükümetimizin yayındayız” açıklamaları yapıyorlar.
Yargı tarihinde bir ilktir.. Emekli amiraller hakkında soruşturmaların başlatıldığı saatlerde Yargıtay Başkanlığı 103 emekli amirali kınayan bir açıklama yaptı.
Ne demişti görevinden ayrılırken eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak “Cenabı Hak sonumuzu hayır eylesin!”
Dünyanın neresinde olunursa olsun böyle bir bildiri tepki çeker. Tepki gösterilmesi normaldir. Demokratik bir hukuk devletinde soruşturma da yapılabilir.
Ancak 103 emekli amiralin lojman ve koruma hakları iptal edilmesi normal değildir.
Hele de bu MHP lideri Devlet Bahçeli’nin önerisinden sonra gerçekleşiyorsa!
Ayrıca bugün 103 emekli amiral için “rütbeleri sökülsün, maaşları kesilsin” diyen MHP lideri Devlet Bahçeli 2004 yılında hiç de böyle düşünmüyormuş!
Karar Tv’de Yıldıray Oğur ile birlikte yaptığımız “Bi’KARAR ver” programımızda dün anlattım buradan da anlatayım.
***
MHP lideri Devlet Bahçeli 13 Haziran 2004’te dönemin Genelkurmay Başkanı’na, kuvvet komutanlarına, ordu komutanlarına ve tüm generallerin yanı sıra bütün devlet protokolüne 17 sayfalık bir mektup göndermiş ve AK Parti’yi uyarmalarını istemiş. Dikkatinizi çekerim Sayın Bahçeli emekli askerlerden AK Parti’yi uyarmalarını istemiyor, muvazzaf askerlerden. Yani ellerinde silahları, tankları, topları, ayaklarında postalları olan generallerden “AKP’yi uyarmalarını, ikaz etmelerini” istiyor.
Bugün bildiride imzası olan 103 emekli amiralin “rütbelerinin sökülmesini, maaşlarının kesilmesini” isteyen Sayın Bahçeli, o zaman 313 muvazzaf generale, komutana “Tarihi Görev Çağrısı” başlıklı bir mektup yazmış!
Hürriyet gazetesi Bahçeli’nin bu mektubundan 2 Ağustos 2004 tarihinde haberdar oluyor. Doğru olup olmadığını dönemin Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır’a soruyor. Çünkü Bahçeli’nin “Tarihi Görev Çağrısı” başlıklı mektubunu generallere gönderen isim Mehmet Şandır.
Sayın Şandır Hürriyet’in sorusunu şu sözlerle cevaplandırıyor: “AKP Hükümetinin içine düştüğü teslimiyet ve ve aczden güç ve cesaret alan bu iç ve dış tahriklerin iç bünyemizi kemirmesine ve Türkiye’nin ufkunun karartılmasına asla izin verilmemelidir...
AKP iktidarı kendisiyle birlikte Türkiye’yi de bir felakete sürükleyecek bu tehlikeli yolda ısrar ederse bu durumun çok ağır olacak vebalini tarih önünde taşımak durumunda kalacak ve mahşeri vicdanına mahkum olacaktır. Bu mektubu Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları, ordu komutanları ve tüm generallerin yanı sıra devlet protokolüne gönderdik.”
Gördünüz mü? Bugün elindeki kartı emekli amirallerin rütbeleri sökülsün, maaşları kesilsin, lojmanları ellerinden alınsın sözleriyle açan MHP lideri Devlet Bahçeli, 313 generalden AK Parti hükümetini uyarmalarını istemiş o zaman, isteyebilmiş!
Bu isteğine de “Tarihi Görev Çağrısı” adını koymuş!
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025