Ergun BABAHAN
Erdoğan’ın Suudi Arabistan dönüşü havaalanında düzenlediği basın toplantısında üniter başkanlık sistemine Hitler Almanyası’nı örnek vermesi, bir dil sürçmesi değil. Hesaplı kitaplı stratejinin bir parçası. Zihnindeki sistemi ortaya koyması açısından çarpıcı, Türkiye’nin geleceği açısından ise ürkütücü.
Ancak AKP’nin üçüncü döneminden itibaren izlediği politikaların 1930’lar Almanyası ile benzerlik gösterdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Nasyonel Sosyalizm’in ideoloğu Carl Schmitt’ten esinlendiği ortada olan ‘düşman’ anlayışına dayalı iç politika, Goebbels’ten etkilendiği aşikâr yalan üzerine kurulu propaganda ve medya tekeli bu rol modelin uygulamaları olarak değerlendirilebilir.
İçeride ve dışarıda sürekli düşman yaratan, ‘üst-akıl’ ve ‘siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz’ sözleriyle İsrail karşıtı karakterini açıkça ortaya koyan bir söylemin sonunda Hitler benzeri siyasi bir sistemle taçlandırılması kaçınılmaz görünüyor. MHP’nin de Hitler’inki gibi üniter anlayışa dayanan, Kürtleri dışlayan bir modele söyleyecek bir sözü olmaz herhalde.
Peki, Hitler’in modeli nasıl bir şeydi? Bir gazete köşesine sığacak kısa özeti şöyle:
30 Ocak 1933’te Ordu ve Muhafazakarlar tarafından desteklenen Cumhurbaşkanı Hindenburg, Hitler’i başbakan olarak atadı, ancak Nazi Partisi’nin Alman Meclisi Reichstag’ta çoğunluğu yoktu. Meclis bir ayak bağıydı ve sıkıntı kaynağıydı. Hitler başbakan olduktan yaklaşık bir ay sonra, 27 Şubat 1933 gecesi, Başbakan Yardımcısı von Papen, Cumhurbaşkanı von Hindenburg’u ünlü Herrenklub’ta ağırlar. Başbakan Hitler, Goebbels’in evinde yemek yerken Reichstag’da yangın çıkar.
Bu Almanya tarihinde bir kırılma noktasıydı. Hitler, talep ettiği tüm güçleri 27 Mart 1933’te elde etti. Almancası Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reich olan Enabling Act, Weimar Anayasası’nda Hitler’in istediği değişikliği sağladı.
Buna göre, Bakanlar Kurulu, daha doğrusu Hitler, Meclis’in katılımı ve katkısı olmadan istediği yasaları çıkarabilecekti. Hitler, yasanın kendisine tanıdığı yetkiyle tüm sivil özgürlükleri askıya aldı. Yasa, Bakanlar Kurulu’nun çıkaracağı kanunların Başbakan tarafından kaleme alınacağını ve anayasadan sapma gösterebileceğini belirtiyordu.
Almanya aradığı istikrara kavuşmuştu. Sonu çok kanlı ve acıklı biten bir istikrar dönemiydi.
Erdoğan’ın örnek verdiği Hitler Almanyası ile AKP’nin başkanlık sistemi öngören anayasa değişikliği teklifinde açık benzerlik var zaten. Bakın, AKP’nin Başkan’a tanıdığı kararname çıkarma yetkisi ne öneriyor:
“Başkan, genel siyasetin yürütülmesinde ihtiyaç duyduğu konularda Başkanlık kararnamesi çıkarabilir. Bir konuda Başkanlık kararnamesi çıkarılabilmesi için kanunlarda o konuyu düzenleyen uygulanabilir açık hükümlerin bulunmaması şarttır. Kişi hak ve hürriyetleri kararname ile düzenlenemez. Kararnameler ile kanunlarda aynı konuda farklı hüküm bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır.”
Kürtlerle savaş muhafazakârmilliyetçi tabanın güvenlik ve istikrar arayışını güçlendireceğine, CHP hâlâ AKP ile demokratik bir anayasa yapılabileceğine inandığı için bu değişikliğin gelmesi kaçınılmaz görünüyor. Daha güçlü bir istikrar dönemine hazır olun.
(Kaynak: The Rise and Fall of Third Reich, William Shirer)
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021