Ergun BABAHAN
Bu yazı yayınlandıktan bir süre sonra, Mehmet Altan ve Şahin Alpay serbest kalabilir ama bu durum benim bu yazıda anlatmaya çalışacağım gerçeği değiştirmez.
Türkiye Cumhuriyeti, güçlü bir Doğucu ve giderek zayıflayan Batıcı iki kanadın ölümüne kavgasına tanıklık etmektedir. Mehmet Altan ve Şahin Alpay hakkına Anayasa Mahkemesi’nin aldığı tahliye hükmüne, yerel mahkemenin direniş göstermesinin anlamı budur.
Bu kavga sırasında bedeli ödeyen ne yazık ki Şahin Alpay ve Mehmet Altan gibi dostlar olmakta.
Anayasa Mahkemesi, utangaç bir biçimde Batıcı kanadı savunan bir karar almış; yerel mahkeme Avrasyacılarla birlikte hareket etmiştir.
Avrasyacılığın anlamı ve içeriği bu kararla bir kez daha ortaya çıkmıştır: Hukuk ilkesinin ortadan kalkması, keyfilik ve yargının doğrudan yürütmeye bağlanması…
Önce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2016 yılı Şubat ayında, Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ile ilgili verdiği tahliye kararına tepkisini hatırlayalım:
‘‘Anayasa Mahkemesi bu şekilde bir karar vermiş olabilir. Bu karara sadece sessiz kalırım, o kadar. Ama onu kabul etmek durumunda değilim. Verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum. Niye, çünkü ortada bir gerçek var. Bu bir beraat kararı değildir, tahliye kararıdır. Aslında onlarla ilgili kararı veren mahkeme kararında direnebilirdi. Kararında direnmiş olsaydı, bu bireysel başvuru veya Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar boşa çıkacak ya da tahliye edilen kişiler AİHM’e gideceklerdi. Oradan alacakları netice bellidir. Fakat bu süreç, bu şekilde adımlar bana göre doğru adımlar değildir.’’
Yani, yerel mahkemeye Anayasa Mahkemesi kararına direnme talimatı veya tavsiyesi bizzat Cumhurbaşkanı’ndan gelmiştir. Unutmamak gerekir ki, bu Cumhurbaşkanı yargının hoşuna gitmeyen her kararını yok sayma eğiliminde bir kişiliğe sahiptir.
İkinci husus, Altan ve Alpay’ın tahliyesi leh ve aleyhine karar veren yargıçların seçimi ile ilgilidir. Ahmet Necdet Sezer ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan üyeler talebin reddi, Abdullah Gül tarafından atanan üyeler ise kabulü yönünde oy kullanmıştır.
Bu da, devlet içindeki Ergenekon’u kanat ile Batı’dan kopmaya karşı kanat arasındaki çatışmanın bir başka unsuru olarak görülmelidir.
(Burada dikkat çeken bir husus, eski cumhurbaşkanlarından atanan üyelerin biyografisinde ‘Cumhurbaşkanı tarafından atanmıştır’ denilirken; Erdoğan tarafından atanan üyelerde ‘Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından veya ‘Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanmıştır’ ifadesinin kullanıyor olması.)
Konumuza dönersek…
Anayasa Mahkemesi, hukuk fakültesi üçüncü veya dördüncü sınıf öğrencilerinin vereceği düzeyde bir karar vermiştir. Daha fazla değil.
Kararı, yerel mahkemelerin hızla unuttuğu konulara önemli atıflarda bulunmakta, Batı hukuk içtihadını hatırlatmaktadır. AİHM kararları, hükmün esasını teşkil etmekte.
Yine de, aynı mahkemenin HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın başvurusunu red ettiğini akılda tutarak, ‘Batı’ya yöneliminin sınırı’ bulunduğunu ve son hükmünde de ülkedeki hukuksuzluklarda büyük rol oynayan Sulh Ceza Mahkemeleri’ne özenle sahip çıktığını unutmamak gerekir.
Yine de Anayasa Mahkemesi kararı önemlidir çünkü gözaltı kararından tutuklama kararına, ondan tutuklamaya itiraza redde giden süreçte yer alan herkesi hukukun sopasıyla dövmüştür. Hem de orta düzey bir hukuk öğrencisinin bilmesi gereken düzeyde bir bilgiyle…
Mahkeme, şöyle demiş mesela; ‘‘AİHM’in kararına göre, ilk tutuklama için yeterli görülen makul şüphenin varlığı - elde edilen deliller ve somut olayın kendine özgü koşulları da dikkate alındığında, olaylara tamamen dışarıdan bakan tamamen objektif bir gözlemciyi ikna edecek yeterlilikte olmalıdır…’’
İlerideki sayfalarda eklemiş:
‘‘Ancak tutuklama kararında ve iddianamede, başvurucunun (Mehmet Altan) hangi basın yayın organlarındaki, hangi yazı ve konuşmalarının bu suçlamaya konu edildiğine ilişkin bir açıklama bulunulmamıştır…
Soruşturma makamlarının, anılan soruşturmaların başlamasından üç yıl önce yazılmış ve yazıldığı dönemde ülke gündeminin ilk sıralarında yer alan güncel bir davaya ilişkin yazısına FETÖ/PYD’nin amaçları doğrultusunda kaleme alındığı kanaatine sevk eden olgusal temeller ortaya konulmamıştır.
Anılan hususlar dikkate alındığında, başvurucunun suna konu sözleri darbe teşebbüsünün ortamın hazırlamak amacıyla söylediğinin olgusal temellerinin soruşturma makamlarınca ortaya konulamadığı görülmektedir…
Bu itibarla, hakimliğin ortaya koyduğu gerekçeler kapsamında somut olayda ‘suç işlendiğine dair kuvvetli belirti’nin yeterince ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır…’’
50 sayfalık gerekçeli kararda böyle ağır tesbitler var. Tekrar ediyorum, hukuk fakültesi öğrencilerinin yapmayacağı hataları yapmış savcı ve hakimler.
Günlük gazetede, bu hataların onda birini yapsanız işinizden olursunuz ama Türkiye’de bu, önünüzü açmaya yarıyor.
Altan ve Alpay bugün serbest kalabilir, umarım öyle olur ama kimse kendisini kandırmasın; Türkiye’nin yakın zamanda hukuk devleti olma şansı ve ihtimali yoktur.
Rejimin adını doğru koyup, tavır alma zamanıdır.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021