Ergun BABAHAN
Sirkeci’den yedek parçacı olarak çıkan Aydın Doğan uzun yıllardır bir kenarda sıranın kendisine gelmesini bekleyen ilk ortağı ve meslektaşı Erdoğan Demirören’e teslim etti anahtarı.
Recep Tayyip Erdoğan, Hürriyet hamlesiyle kendisi hakkında ‘Muhtar bile olamayacak’ manşeti alan bir kaleyi yıkmış oldu.
Bu satış, Türkiye’de medyanın resmi ölüm ilanıdır çünkü Demirören yönetimindeki Hürriyet’in akibeti Milliyet ve Vatan’dan farklı olmayacaktır.
Satış, Hürriyet’in ölüm sürecini hızlandıran bir işlem olmuştur sadece.
1980’li yıllarda önemli bir olayın ardından devlet Hürriyet gazetesine çok özel fotoğraflar servis ettiğinde, rakip gazete yöneticileri büyük tepki göstermişti.
Menfur bir suikaste kurban giden, dönemin Hürriyet Yayın Yönetmeni Çetin Emeç bu eleştirilere, ‘‘MİT, büyük kardeş-küçük kardeş ayırımı yapar’’ cevabı vermişti…
Evet, Türkiye’nin o dönem bütün gazeteleri, bugünkü deyimle medyası hep devlet güdümünde olageldi. Bunu bir tek, yayına başladığı ilk yıllardan banka sahibi olduğu döneme kadar Sabah biraz kırabildi ama Hürriyet, devletin her zaman en gözde gazetesi oldu. Devlet, mesajını hep Hürriyet üzerinden verdi, toplumu onun haber ve yorumlarıyla yönlendirmeye çalıştı.
Tirajı yüksek, dağıtım ağı güçlü, yazarları etkili bir gazeteydi. Özellikle Ertuğrul Özkök yönetiminde bu etkinliği daha da arttı.
Özkök, Hürriyet’i Aydın Doğan’ın çıkarları-devletin talepleri ve okurun istekleri arasındaki zorlu üçgende bir orkestra şefi gibi yönetmeyi başardı.
Sabah’ın batma noktasına geldiği dönemde reklam pazarında oluşturduğu hakimiyetle üstünlüğünü iyice perçinlemişti.
O dönem, sadece Hürriyet’in pazar değeri 1.2 milyar dolardan fazlaydı...
Bu üstünlüğünü tek hakim kalarak sürdürme çabasına girmesi, rakiplerini sürekli yok etme arzusu içinde olması, Aydın Doğan için sonun başlangıcını hazırladı aslında.
Dinç Bilgin’in ardından kısa bir dönem Sabah’ın patronu olan Turgay Ciner’i devre dışı bırakan hamleleriyle güçleniyorum zannederken iyice zayıfladı çünkü giderek güçlenen Recep Tayyip Erdoğan karşısında yapayalnız kaldı.
Aydın Doğan’ın Hürriyet’i satmak zorunda kalması, İlhan Cihaner’in ‘‘CHP şu an sahip çıktığı devletin, kurduğu devlet olduğunu zannediyor’’ sözünü anımsattı bana.
Hürriyet’in satılması, eski devletin medyadaki etkisinin tamamen sıfırlanması anlamına geliyor. Eski devlet Kemalist ve sekülerdi, şekil ve yaşam olarak Batıcı idi; Yeni Devlet, Erdoğancı, İslamcı ve Doğucu…
Hürriyet, bir gazeteden fazlasıydı. Çok partili Cumhuriyet döneminin sözcüsüydü: Devletin izin verdiği oranda çok sesliliğe açık ama iş tehlikeye girdiği an darbe destekçisi olmakta tereddüt etmeyen bir gazete. 1960 Darbesi’nin de, 1917 müdahalesinin de, 28 Şubat’ın da, 27 Nisan Muhtırası’nın da gözü kapalı destekçisi oldu.
Devletin ‘düşman’ gördüğü isimlerin ceza kesici büyük abisiydi aynı zamanda: Bu kimi zaman Yılmaz Güney, kimi zaman Orhan Pamuk, kimi zaman Ahmet Kaya, Akın Birdal, Osman Baydemir veya Hrant Dink oldu.
Açılım zamanı Selahattin Demirtaş’a saz çaldırdı ama devlet düdüğü çalınca Tahir Elçi’nin öldürülmesine varan yola taş döşemekten geri durmadı.
Son dönemde ağırlıklı olarak düşman hep Kürtlerdi.
Bu sorun olmadı çünkü, Kürtler eski ve yeni devletin hep ortak düşmanı olarak kaldı ve Hürriyet ‘Türkiye Türklerindir’ şiarından hiç vazgeçmedi. Avrupa Birliği’ne üyelik hayalinin gerçek sanıldığı günlerde bile...
Dinin, devletin en büyük düşmanı görüldüğü dönemde ‘Basılan kaçak Kur’an kursları’ haberlerinin değişmez adresiydi. Bu büyük mücadeleyi, CHP, İstanbul sermayesi, devletin Kemalist kadrolarıyla birlikte kaybetti, yenildi.
Hürriyet’in satışı Kemalist devletin teslim bayrağı çekmesi, sesini kesip oturması demektir.
Moskova’da devrimi kızıl bayraklarla anan komünistler gibi, geçmişe takılıp yaşayan bir kuşak onlar. Kemalizm’in altın çağının geri dönmesini bekleyerek tükenen bir kesimin sözcüsü.
Hürriyet herşeye rağmen, az çok bağımsız kalmaya çalışan kimi isimlerin son limanıydı. Bu liman artık yok. Hürriyet’in devletle derinden bağlantılı kalemleri ve çalışanları rahattır çünkü değişen patronun sadece ismi.
Devlet, onları korumaya devam edecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021