Ergun BABAHAN
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den çekilme kararı alıp bunu uygulamaya koyması Washington ve bölgeye bomba gibi düştü desek yanlış olmaz.
Bir süper güç düşünün ki, 10 gün önce Ankara ve Özgür Suriye Ordusu’nu Kürt müteffiklerine saldırmamalı için sert bir dille uyarıyor, sözünün mürekkebi kurumadan bu müttefiklerini Türkiye, ÖSO ve Esad’ın insafına terk ediyor. Üstelik bu kararını İsrail, Suudi Arabistan gibi müttefiklerine geçen hafta (hatta Rusya’ya Erdoğan üzerinden anında) bildirirken Kürtlere Twitter üzerinden yapıyor duyuruyu.
Bu Trump ki, daha 2018 yılının Eylül ayında bir Kürt gazetecinin ABD'nin IŞİD sonrası bölgede Kürtlerle olan ilişkisinin nasıl olacağı sorusuna şu cevabı vermişti:
"Kürtlerle ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Harika ilişkilerimiz var. Onlara yardım etmeye çalışıyoruz. Ben yardım etmeye çalışıyorum. Bizimle birlikte canını feda edenler oldu. Unutmayın orası onların (Kürtlerin) toprakları. Onlara yardım etmek zorundayız. Onlar bizimle birlikte savaştı. On binlerce Kürt'ü IŞİD ile savaşırken kaybettik. Bizim için öldüler. Onlar harika insanlar. Bunu unutmayacağız. En azından ben unutmayacağım. Çünkü onlar harika insanlar.”
"Sayın Kürt, halkınızın IŞİD'le mücadelede yaptığı fedakarlığı asla unutmayacağım. Kürtler bizim için canını verdi."
Trump basın toplantısında soru soran Kürt gazeteciye böyle seslendi
https://bit.ly/2NGxzc2
Trump’ın kararı bölge ve Türkiye için çok şey ifade ediyor ama en çok Kürtler için önem taşıyor. Uygulanmaya başlayan bu karar, Kürtlerin bölgede bir statü sahibi olmasının bugünkü koşullarda imkânsız olduğunu gösteriyor. Amerikan tehdidinden kurtulan Esad’ın Kürtlere bir statü tanımasını beklemek safdillik olur.
Kürtlerin fazla hareket şansı yok. Ankara’yı rahatsız eden sınır bölgesindeki yerleşim merkezlerini Esad yönetimine devredip Türkiye veya ÖSO’nun buralara yerleşmesini önlemek, Rakka ve civarındaki petrol kaynaklarını Esad’a devretmek dışında.
Uluslararası ilişkiler açısından bakarsak, devletlerin davaları ne kadar yüce olursa olsun, YPG devlet dışı aktörlere karşı kolay yıkılmaz bir avantajı olduğu gerçeği. Özellikle de Soğuk Savaşın bitiminin ardından… Kürtler, Batı’yı tehdit eden, kafa kesme videolarıyla dehşet yaratan IŞİD’in önünü kesmek ve Rusya’ya alanda sıkıntı yaratmak için bir araçtı, bu vazifelerini gördüler gibi görünüyor.
Elbette Trump’ın bu kararının bir kaybedeninin Suriye Sünnileri olduğunu ve IŞİD’in tekrar güç kazanma ihtimali olduğu gerçeğini göz önünde bulundurmazsak…
Trump bu kararı, bir NATO müteffiki ile bölgede karşı karşıya gelmemek, İran’a karşı mücadelede Ankara’nın desteğini kazanmak, Türkiye’yi Rusya ekseninden koparmak gibi çeşitli gerekçelerle almış olabilir. Ayrıca gerçeklerle yüz yüze gelmiş Ankara, Trump’a IŞİD ile mücadele sözü de vermiş olabilir.
Karar iki başkan arasındaki telefon konuşmasında alındığı için detayları öğrenmek kolay olmayacaktır. Ancak sahadaki sonuçlarını görerek değerlendirebileceğimiz bir durumla karşı karşıyayız. Bilinen tek gerçek, Trump’ın ‘harika insanlar’ dediği Kürtlere, inşaatlarında çalıştığı taşeronlara bile yapmayacağı bir muamelede bulunduğudur.
Karar İran ve Rusya açısından bir zaferdir, çünkü Esad’ın iktidarının devamı ve iki ülke güçlerinin bölgede kalıcı oldukları anlamına gelmektedir.
Eğer, Trump ve Putin, İran milislerinin bölgeden temizlenmesi için başka bir gizli anlaşma yapmadılarsa. Her halükarda Putin, Kırım’dan sonra Suriye’de de bir zafer kazanmış oldu ve Akdeniz’deki varlığını perçinledi.
İran rejimi, ambargonun etkisiyle kıvranan halkına anlatacak bir başarı öyküsü sahibi oldu. Bu başarısını Yemen ile taçlandırırsa bölgedeki güç ve etkisi tartışmasız olabilir ama bu elbette biraz da Rusya’ya bağlı.
Bu karar, Türkiye’yi Moskova etkisinden kurtarıp Washington bağlarını güçlendirir mi? Unutmamak lazım ki, “Bir kere satan, hep satar…” Trump bu tavrıyla Türkiye için de çok güvenilir bir ortak olamayacağını göstermiştir.
Ancak sonucun Ankara için bir zafer olduğu kaçınılmaz. Kürtlerin Suriye’de statü sahibi olmasını engellemiş, sınır boyunu Kürtlerden temizleme şansını elde etmiş bir noktaya gelmiştir. Özellikle yerel seçim öncesi Erdoğan’ın ihtiyaç duyduğu bir başarı öyküsüdür bu.
Belki de, stratejik hesapların, NATO’nun, İran’ın hesaba katılmadığı bir başka durum var, basit bir kazanç hesabı. Aktörleri hesaba kattığımız da çok da yabana atılacak bir hesap değil… Aydın Doğan’ın yakın zamanda Erdoğan ile baş başa görüştüğünü hatırlarsak, yakında Hilton Oteli arazisinde yeni bir Trump Towers görebiliriz…
Trump’ın ortak olduğu, Katarlıların satın aldığı lüks bir yerleşim merkezi Amerikan Başkanı için çok cazip olabilir. Unutmayın ki, Ulusal Güvenlik Danışmanı Türk Hükümeti’nden gizlice para aldığı için hakim tarafından vatana ihanetle suçlanan bir yönetimle karşı karşıyayız. Her şeyin mümkün olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021