Ergun BABAHAN
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şaşayla içeriği belirsiz bir “yargı reformu” paketi açıkladığı gün “FETÖ” üyeliğinden hükümlü Serkan Gölge sessiz sedasız salıverildi.
Gölge’nin davası Yargıtay aşamasındaydı, avukatları tahliye talebinde bulunmamıştı ama neden tutuklanıp hüküm giydiğini anlayamayan eski NASA çalışanı yine neden olduğunu anlayamadan serbest kaldı.
Önce kısaca hatırlayalım Serkan Gölge olayını…
Gölge, 15 Temmuz kuşkulu darbe girişimi sırasında Türkiye’de tatilde olma talihsizliği yaşamış olan bir NASA çalışanı. Aynı zamanda Amerikan vatandaşı.
Cebindeki NASA kimliğini CIA kimliği sanan gizli bir tanık tarafından hakkında ajan suçlaması yapılıp gözaltına alınıyor ve üzerinde bir dolar çıkması nedeniyle hakkında “FETÖ” üyeliği iddiasıyla tutuklanıp yargılanıyor.
Amerika’da yaşayan ve çalışan birinin üzerinden çıkan Amerikan doları Gölge hakkındaki hükmün en önemli ayağını oluşturuyor çünkü o dönem üzerinde bir Amerikan doları çıkan herkes terörist muamelesi görüyordu.
Nedeni ise basit, Pennsilvanya’da yaşayan Cemaat lideri Fethullah Gülen’in hareket üyelerine F serisi bir dolarlar verdiği ve bu kişilerin birbirleriyle bu sayede irtibat kurduğu iddia ediliyordu.
Sonuç itibariyle Gölge, Hatay 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı ve savcı 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. Karar duruşması 8 Şubat 2018’de görülen davada Gölge "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. İtiraz üzerine suçlama "terör örgütüne yardım etmek" olarak değiştirildi ve ceza beş yıla düşürüldü.
Bu arada Gölge NASA’daki işini kaybetti, mağdur oldu. Amerikan yönetimi o tarihten beri delilsiz, uydurma suçlamalarla mahkum edilen Gölge’nin salıverilmesi talebinde bulunuyordu.
Gelelim Gölge’nin nasıl serbest kaldığına… İstanbul’daki güvenilir kaynaklardan aldığım bilgiye göre, olay şöyle gelişti...
Gölge her şeyden habersiz cezaevinde gün saymaktadır… Bilmediği gelişme, o gün AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Amerika Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi yapacaktır. Erdoğan’ın danışmanlarının aklına tipik bir şark kurnazlığı ile görüşme öncesi Trump’ı memnun edecek bir jest yapmak gelir. S-400 meselesinden gerilen Türk-Amerikan ilişkilerinde tek umutları Trump’ın kendilerine anlayışlı davranmasıdır. Kimbilir Rusya Devlet Başkanı Putin de Trump’tan bu konuda anlayış bekliyor ve mesaj yolluyordur…
Neyse, ne yapalım diye düşünürlerken akıllarına Serkan Gölge gelir ve “Gölge’yi serbest bırakalım” derler. Erdoğan kabul eder ve talimatı verir. Ne mahkeme, ne dilekçe yoktur ortada.
Cezaevine telefon edilir, Serkan Gölge’nin hücresine gardiyanlar gider ve “Eşyalarını topla 15 dakika içinde tahliye oluyorsun” derler. Gölge hızla toparlanır, bir arabaya konulur ve Hatay’a birkaç kilometre kala bir dağ başında serbest bırakılır. Tıpkı mafyanın kaçırıp fidye aldıktan sonra serbest bıraktığı rehineler gibi…
Gölge’nin cep telefonu yoktur. Yürümeye başlar ve önüne bir dağ köyü çıkar. Köylülere derdini anlatır, bir cep telefonu bulunur ve ailesine ulaşmayı başarır. Anne-babası telaşla gelip oğullarını alır ve eve götürür.
Türkiye’de yargı sisteminin nasıl bir keyfilik, başıboşluk içine düştüğünün çarpıcı bir örneği. Orta Asya cumhuriyetlerinde ve Arap şeyhliklerinde görebileceğimiz türden bir çürümüşlük örneği. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir şahsın tapulu malı haline gelmiş olmasının acı örneği.
Umarım Adalet Bakanlığı veya Saray’dan birileri çıkar ve hikayeyi yalanlar. Ancak Başkan Trump’ın telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Gölge’nin serbest kalması nedeniyle Erdoğan’a bizzat teşekkür etmesi olayın bu şekilde cereyan ettiğinin bir göstergesi.
Erdoğan’ın “yargı reformu” açıkladığı, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun içeriği belirsiz bu paketin Türkiye’yi Avrupa Birliği standartlarının üzerine çıkaracağını iddia ettiği saatlerde Türkiye yargı sistemi aslında sıfırlanıyordu.
AKP ve Erdoğan, Türkiye’yi kısa bir süre içinde bir çadır devleti düzeyine indirmeyi başardı. İnsanları diplomaside pazarlık amacıyla yargı sistemi aracılığıyla rehin alan, yine aynı amaçla bu sefer yargı kararı bile olmadan salıveren bir devlete dönüştü Türkiye. Tüm dünya da bu gerçeği biliyor. Böyle bir ülkenin uluslararası alanda ne itibarı ne de güvenilirliği olur. Yurttaşları ise sadece bedel öder, hem de ağır biçimde.
Bu sistem ne reforme olur ne de yabancı sermaye çeker… Sadece çöker.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021