Ergün Diler
Türkiye kilit bir ülke olmanın ağırlığını yaşıyor. Sıradan bir coğrafyada sıradan, kimliksiz ve iddiasız bir ülke olsak şu yaşadıklarımız kapımızın önünden geçmezdi. Ancak artık tansiyon giderek yükseliyor ve yükselecek de... DEAŞ, YPG, NATO, Pentagon, ekonomik kriz gibi birçok kart masada... Birileri Türkiye'nin kendi kararlarını almasından rahatsız. Bu nedenle kapıya dayandılar, dayanacaklar...
Bu sıkıntılı zaman diliminde işlerinin yoğunluğunu bilsem de AMERİKALI DOSTUMA ulaştım.
Aslında küçük ama çok önemli bir sorum vardı.
Bunun cevabını istiyordum.
Çok önemli şeyler aktardı. Bir kısmını paylaşmak istiyorum.
Özellikle BEYAZ SARAY'daki TÜRKİYE toplantılarını...
İşte o kısa ama çok önemli sohbet...
Amerika Birleşik Devletleri bize karşı ne yapmaya çalışıyor? Dertleri ne?
Burada sıkıntı büyük. Gerginlik de...
Açar mısınız biraz?
Benden duymuş olma ama...
Tamam siz anlatın yeter ki...
ABD Genelkurmay Başkanı benim iyi dostumdur. Ama onun en iyi arkadaşı CIA'da görev yapan çok üst düzey bir askerdir...
Evet!
İşte bu önemli istihbaratçı asker bana uğradı. Sen de benden cevap bekliyordun.
Üstüne geldi... P. M., Pentagon'u da Beyaz Saray'ı da avucunun içi gibi bilir. Her şeyi duyar ve görür!
Ne duydu, ne gördü?
Geçtiğimiz gün DUNFORD'la birliktelermiş, Dert yanmış kendisine...
Sıkıntılarından söz etmiş...
Nedir bunlar? Bizi ilgilendiren tarafı var mı?
Elbette! Anlatayım... Dunford, Massachusetts'teki Tufts Üniversitesi'nde bir konferansa katıldı. Orada önemli şeyler söyledi. Ortadoğu'da güç kaybettiklerini ve bunun sonucunda Afrika ile Asya'da da geride kalmaya başladıklarının altını çizdi. Dunford aynı konuşmayı konferans öncesinde TRUMP ile yaptı.
Aynı şeyleri tekrarladı yani?
Evet ama olay bu değil! Dunford bunları Trump'a aktarırken sesini oldukça yükseltti.
Alışılagelmiş bir şey değil bu! Dunford sesini yükseltince Trump da çılgına döndü. Çok kızdı.
Ana mesele nedir?
Dunford ORTADOĞU'da güç kaybettiklerini söylüyor ve arkasından "Türkiye'ye operasyon şart" tezini önü sürüyor.
Yani Trump ile Dunford, Türkiye konusunda kavga ettiler öyle mi?
Tam olarak öyle... Dunford "Bu işi fazla uzatmaya gerek yok. Operasyonu yapalım, Türkiye de bölge de bizden kayıyor.
Daha fazla beklersek alacağımız bir şey kalmayacak" diyor. Trump operasyona karşı çıkıyor. Dunford anlaşılmadığını düşünüyor ve sesini yükseltiyor. Trump da tepki gösteriyor... Dunford "YPG ile ORTADOĞU'da istediklerimizi almamız mümkün değil! Bunu anlayın!" diye kestirip atıyor...
Peki Pentagon'un fikri ne? Bunu sizden öğrenmek istiyorum...
Pentagon da Trump'ın Türkiye konusundaki ağır tavrından rahatsız.
Pentagon, NATO üzerinden Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak istiyor. Dunford da bir an önce planın hayata geçmesi gerektiğini ve ağır süreç nedeniyle Türk ordusunda da güç kaybı yaşadıklarını anlatıyor... Hem de bağıra çağıra... Ayrıca bir şey daha söylüyor...
Nedir o?
Asıl konu bu!
Anlatın lütfen!
Dunford, cılız hamlelerin hep Erdoğan'ı güçlendirdiği fikrinde. Askeri seçeneğin masada olmasını talep ediyor. Daha kısa ve doğrudan söyleyelim... Dunford Türkiye'yi vurmayı düşünüyor. Ve bunun da bir an önce olması gerektiğini ısrarla dile getiriyor.
Pentagon da aynı şekilde... Dunford da Pentagon da BAŞKA YOL YOK paydasında birleşti...
Trump, Dunford'u sevmiyor, görüşlerine katılmıyor diyebilir miyiz?
Belki ama bu bir şeyi değiştirmez.
Dunford'un görev süresi iki yıl daha uzatıldı çünkü!
Anladım... Bizim burada konu Rıza Sarraf... Bu konuda ne dersiniz?
Kulağınıza bir şeyler geldiğini tahmin ediyorum...
Evet! Türkiye için asıl sıkıntılardan biri Rıza Sarraf. Bu kesin ve net... Elbette bazı şeyleri biliyorum. Burada yapılmak istenenleri de...
Biraz açarsanız iyi olur!
Sanırım Türkiye'de herkesin kulak kabarttığı Rıza Sarraf burada hapishanede değil. Manhattan'da bir gökdelenin 23. katında tutuluyor. Özel ve güvenlikli bir mekanda yani... ABD, sizin terör örgütü olarak gördüğünüz FETÖ'yü ulusal güvenlik olarak görüyor. FETÖ Türkiye'de güçlü olduğu dönemlerde, Amerikan ulusal güvenliğinin Türkiye'de de en güçlü seviyede olduğunu biliyor.
Anlamadığınız bir nokta var! FETÖ'nün uluslararası arenada da suçlu ilan edilmesi, Amerika Birleşik Devletleri için büyük bir sorun olur. O nedenle Rıza Sarraf davası, Amerikan ulusal güvenliği demek. Bu davanın en önemli adımlarından biri FETÖ ile ilgili bilirkişi...
Evet onu soracaktım. Nedir o?
Soracağını biliyorum ama ayrıntıları biliyor musun...
Bilmiyorum! Neler var?
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, İstanbul Başkonsolosluğu ve Adana Başkonsolosluğu bu konuda çalıştı. ABD'ye çalışan bazı isimlerin gözaltına alınması Beyaz Saray'ı çok rahatsız etti. Nedeni de oldukça basit ama hala kimse görmedi. Çünkü bu 53 kişiyi yani bilirkişi olmak için başvuru yapanları bu noktaya getiren şahıs Türkiye'de gözaltına alındı. Amerikan Başkonsolosluğu çalışanıydı... Yani 53 kişilik sürpriz bir ekiple karşı karşıyasınız...
Lütfen biraz daha açın...
Türkiye'den 53 kişi, FETÖ konusunda bilirkişi olmak için başvuru yaptı. Başkan Erdoğan'ın eski danışmanlarından iki kişi, eski Başkan Abdullah Gül'ün danışmanlarından iki kişi, eski parti liderleri, milletvekilleri ve aralıklarla bakanlık yapan kişiler FETÖ hakkında bilirkişi olmak için adımlar attı. Hatta bazı işadamları da bilirkişi olmak istedi. Yoğun talep var! Bilmiyorsunuz! Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi bu kişilerin tümü, Türkiye aleyhinde konuşarak FETÖ'yü ABD'de daha da rahatlatmak istiyor. Eğer ABD bu bilirkişiyi gizli tutmayı başarırsa, ki yasada bazı maddeler buna olanak sağlıyor, işte o zaman Türkiye için sorunlar daha da artacak.
Trump bu davaya güveniyor mu?
Tabii ki. Dunford ile bu konuda ayrılıyorlar. Biri silahla diğeri dava ile gitmek istiyor. Amaç aynı, model farklı... Trump, Rıza Sarraf davasının çok etkili olacağın düşünüyor. Bu kesin... Unutma, BİLİRKİ Şİ olarak başvuran çok iyi tanıdığın isimler var.
Şimdilik bunları söylemek istemiyorum ama duyunca şaşıracaksınız...
Peki Suudi Arabistan'a geçsek... Neler oluyor orada?
Suudi Arabistan'da gözaltına alınan prenslerin yarısı İngiltere ile ilişki içinde.
Doğrudan size yönelik bir hamle olarak görmüyorum. Ama ince ince İngiltere hedef. Bunu kendileri de biliyor. Prenslerle başlayan süreç, yeni dönemin de habercisi.
Yıllarca sizi yani Türkiye'yi İslam veya ılımlı İslam'ın merkezinde tutan stratejinin ray değişikliğidir. Yeni, daha güçlü ve hızlı bir tren düşünün. O trenin merkezi artık Arabistan.
Tutar mı bu? Olur mu?
ABD, geçmişte Türkiye ile yapmayı planladığı bu stratejiyi şimdi Arabistan üzerinden tüm İslam ülkelerine yayacak.
İsrail'i düşman olarak görmeyen bir Ortadoğu hedefi sizinle olmadı, Arabistan'la olacak. Hatta Filistin'de değişecek yeni politikacılarla birlikte, Gazze'ye de özel statü verilecek. İsrail askerlerinin olmadığı bir Mescid-i Aksa, yeni ılımlı İslam'ı daha da büyütecek. Bunu başaran ise Arabistan olacak.
Planlar hazır yani?
Tabii ki... Ortadoğu ve Afrika ülkeleri Suudi Arabistan, Suriye, Ürdün, Lübnan, Irak, Batı Şeria ve Gazze, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Bahreyn, Kuveyt, Yemen, Mısır, Afganistan, Pakistan, Tunus, Cezayir, Libya, Sudan ve Fas'ın yer alacağı birlik ILIMLI İSLAM'ı kabul edecek...
Avrupa Birliği normlarının olduğu ama Washington merkezli bu birlik, İsrail'den de destek bulacak. Operasyon bu!
Peki Türkiye?
Türkiye'nin politik yürüyüşünde bir farklılık olmadığı takdirde, bu ülkelerle hiçbir ticari veya dostluk anlaşması olmayacak. SİZİ OYUN DIŞINA ATMAK İSTEYECEKLER . Asıl tehlikelerden biri de bu...
Amerikalı dostum bunları aktardı.
Özellikle BİLİRKİ Şİ konusu beni şaşırttı!
ABD güvencesiyle bu kadar çok kişinin bu kadar çok şey bilmesi ve BİLİRKİ Şİ olmak için sıraya girmesi inanılır gibi değil... Acaba kimler var bu listede... Birkaç isim tahmin etsem de beklemek şimdilik en uygun olanı...
Bakıp göreceğiz... Bir de dostum bende "TRUMP'ın Rıza Sarraf davasıyla ilgili başka bir planı var" gibi bir his uyandırdı.
Bilemem. Ama yakında her şeyi anlarız....
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018