Ergün Diler
Suriye, Ortadoğu, Afrika karışık.
Sadece buralar mı? Amerika Birleşik Devletleri kendi içindeki mücadele ile adeta sallanıyor. Ancak o gürültü buralara pek fazla yansımıyor. EKOLLERİN SAVAŞI TAVAN YAPMIŞ DURUMDA! Her ekip kendince uygun bulduğu adımları atmakta ve atacak... Trump'ı rahat bırakmayanlar var! Trump da onlara karşı yeni hamleler hazırlıyor. İddialar çeşitli!
Geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye gelen ULUSAL GÜVENLİK DANIŞMANI
McMaster görevden alınacak. Trump kendisi ile çalışmak istemiyor. Ancak Pentagon "Onu görevden aldığın anda daha önemli bir göreve getiririz" savunmasıyla karşılık veriyor. Trump atak yapınca karşıdaki ekip ROBERT MUELLER ile cevap vermek için boşluk arıyor! Paul Manafort'a yüklenen Mueller'in 30 MİLYON DOLAR RÜŞVET alındığını onaylattığı konuşuluyor.
Manafort'un çok şeyi anlattığı öne sürülmekte.
Eğer böyle bir RÜŞVET varsa işin geleceği nokta elbette ki TRUMP'ın ofisidir. Orada durum kabaca böyle. Kılıçlar çekildi şakırtıları buralara kadar geliyor...
Devam... Gelelim bölgeye...
ABD, Rusya, Türkiye, İran, İngiltere, Fransa, Almanya hatta Çin bile Suriye'de olmak istiyor... SINIRLI MİKTARDA PETROL REZERVİ kalan Suriye neden önemli? Elbette öncelikli olarak petrol yollarına ve Akdeniz'e hükmedecek stratejik bir konumu var. Örneğin Rusya neden Suriye'de çok önemli bir aktör.
Esad'ı çok mu seviyor? Nusayriler Moskova için çok mu önemli? Bölgeye barış mı getirmek istiyor? Demokrasi için mi operasyonlara imza attı? Hepsinin cevabı hayır... Rusya, Suriye'de enerji yollarını kontrol altında tutmak için var... AYNI metotlarla yürüyen Amerika Birleşik Devletleri'nin amacı da DEMOKRASİ getirmek falan değil. Bunlar da ENERJİ YATAKLARINA SAHİP OLMAK İÇİN, KONTROLÜ ELE ALMAK İÇİN buradalar... Kimsenin Suriye'yi, Esad'ı veya halkı düşündüğü yok. Bir balina için dünyayı ayağa kaldıran ülkeler, liderler, medya, 7 milyon kişinin Suriye'yi terk etmesine, 1 milyon kişinin ölmesine sessiz kalmakta! Suriye'de etkin olan ülkenin geleceği de çok güçlü olur. BU ARTIK SIR DEĞİL! GİZLİ MANŞET BU!
Türkiye de bu savaşı en iyi tahlil eden ülke. Petrolümüz yok ama bütün geçiş yolları bizim iznimize bağlı. Biz olmadan işlemez. Bunu bilenler hep başımıza bela oldu! Olmaya çalıştı! 2010 yılında başlayan Arap Baharı'nın Türkiye'ye sıçraması bekleniyordu. Plan da 4 farklı senaryo içinde hazırlanmıştı.
Türkiye'de Gezi eylemleri olarak adlandırılan ve son derece masum başlayan protestoların, Arap Baharı'nın devamı için kullanılacağı ön görülüyordu.
Arka planında KİRLİ BİR KURGU olan oyunun ön cephesi çok masumdu!
Operasyonlar böyle yapılırdı zaten!
Taksim'de olayların başlamasına neden olan özel ekibin bugün Almanya'da büyük ikramiye kazanmış gibi yaşaması da işin en ilginç tarafı! Arap Baharı da GEZİ de bir planın sahneleriydi! Beklenen olmayınca, istenen sonuçlar elde edilmeyince Washington-Ankara gerilimi artmaya başladı. DOĞAL olarak... O tarihten sonra Türkiye'de yaşanan her sıcak gelişme, Washington'ın planları dahilinde yaşandı. Ancak Türkiye'de ayaklanma olmadı. Sadece Kobani dalgasıyla Gezi eylemlerinden daha ciddi olması beklenen ayaklanma fotoğrafı ortaya çıksa da çok çabuk sonlandırıldı. TEZGAH BOZULDU YİNE!
Daha sonra Türkiye'de meydana gelen bütün sıcak olayların da hepsi plan dahilinde gerçekleştirildi! Ama hala etkili bir sonuç alamadılar! Alamazlar da!
Neyse...
Bilmeliyiz ki Türkiye ve Suriye'nin yakın coğrafyası petrol ve doğalgaz merkezi.
Kabaca fotoğraf şu: 259,9 milyar varille Suudi Arabistan, 137,6 milyar varille İran, 115 milyar varille Irak, 101,5 milyar varille Kuveyt, 97,8 milyar varille Birleşik Arap Emirlikleri, 60 milyar varille Rusya, 44,3 milyar varille Libya, 30 milyar varille Kazakistan, 25.4 milyar varille Katar, 7 milyar varille Azerbaycan, 4.3 milyar varille Mısır bölgeyi petrol denizine çevirmekte. Sadece Katar'a bakmak bile bölgenin ne derece değerli olduğunu gözler önüne koymakta... 24 milyar varil petrol, 885,1 trilyon metreküp doğalgaz rezervi var! Katar'ın enerji kaynaklarının değeri 20 trilyon dolara yakın. Sadece KATAR böyle! Diğerlerini de hesaba kattığımız zaman buradaki gücün emsalsiz olduğunu anlıyoruz. VE BİZE BURADA OLMAYIN DİYORLAR! ŞAKA GİBİ DEĞİL Mİ! 10 bin km öteden gelecekler "SİZE BURADA YER YOK!" diyecekler... MÜCADELENİN KISA TANIMI BU! Bunun üzerine ANKARA da cevabı lafla değil sahada verdi: "BİZ BURADAYIZ SİZ NEREDESİNİZ?"
Bu nedenle çok büyük bir ortaklık olmadığı takdirde bu mücadele sürecek. ANLAŞMA OLMADIĞI TAKDİR DE, YANİ İKİ BÜYÜK ABD İLE İNGİLTERE ANLAŞMADIĞI TAKDİRDE BU MÜCADELE sürecek! Ya anlaşma ile ya zor ile yeni düzen kurulacak... Her şekilde biz kazanacağız.
ZOR da olsa masada da olsa kazanacağız...
Çünkü oyunu gördüğümüzü ve bunu bozabileceğimizi gösterdik.
YAPILAMAYAN BUYDU! YAPTIK!
Bölgede bazı ülkelerin sınırları da değişse kaos da olsa biz olacağız...
Biliyorlar zaten!
ÜLKELERİN TAŞIDIĞI zenginliklerin yanına bir de AKDENİZ'i koyarsak olay bambaşka bir boyuta taşınmakta...
Pentagon'un, CIA'nın ve NSA'in hazırladığı tüm 5-10-20-50 ve 100 yıllık ön görülerinde de bölgenin hep savaşlar, iç çekişmeler, çatışmalarla yaşayacağı raporlandı. TÜRK DEVLETİ her yolu bilerek yürümekte. Yürüyecek de...
BOŞ DURMAYACAKLAR tabii... Bu raporu hazırlayanlar, terör örgütlerinin yeni isimlerini de seçti. Önümüzdeki 10 yıl içinde bölgede en az 5 terör örgütü çıkacak. Eski askerlerden oluşan ama sakallı görüntüye yatırım yapan birimler, bölgede yine etkin olacak.
Kuşkusuz son yıllarda en çok öne çıkan terör örgütü DEAŞ'tı!
DEAŞ'ı kuran Amerika Birleşik Devletleri bile bu kadar bir güç beklemiyordu.
Ancak TÜRKİYE 'nin sınırı aşacağı da beklenmiyordu!
Oyunun bozulduğu yer burasıydı!
DEAŞ'ın görevini yüzde 90 tamamladığı için adını artık uluslararası medyada pek duymuyorsunuz. Sadece Amerikalı yetkililer, YPG'yi meşru hale getirmek için son dönemde adını sık kullanmaya başladı.
Britanya, DEAŞ'ın Amerikan kuruluşu bir şirket sistemiyle yönetildiğini kanıtlayan ülke oldu. Rakka'da ekim ayında görevini başarıyla tamamlayan yaklaşık 900 DEAŞ'lıyı ödül için bölgeden tahliye eden ABD, BBC'ye yakalandı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Beyaz Saray veya Pentagon sözcüleri, bu konuyla ilgili soru almamıştı.
Her olay hakkında görüşleri olanlar susuyordu! İLGİNÇ DEĞİL Mİ?
Fazla değil birkaç yıl önce İngiliz medyasında Amerika Birleşik Devletleri için tek bir olumsuz açıklama yapılmazdı.
Bunun nedeni İngiltere'nin Ortadoğu'da David Cameron faciası nedeniyle yaşadığı kayıptı. İkinci Körfez Operasyonu ile yan yana gelen ve büyük bir paylaşım içine giren Washington-Londra'nın bugün karşı karşıya geldiğini anlıyoruz. NET OLARAK MÜCADELE ORTADA!
İngiltere'deki ilk terör saldırısından sonra CIA ile MI6'nın istihbarat paylaşımını tamamen kesmesi de bunun örneklerinden biri. CIA-MI6 çok güçlü ortaklık ile istihbarat paylaşımı yapardı. İki istihbarat servisi birbirlerine karşı hiçbir operasyonda yer almazdı. Bugün Ortadoğu başta olmak üzere Latin Amerika ülkelerinde bile iki ülkenin istihbaratlarının karşı karşıya olduğunu biliyoruz.
Ortadoğu'da çok zor bir dönemden geçiliyor. Kimin kazanacağı belli değil.
Ama akıllı isimler İNGİLİZ AKLININ önemine vurgu yapıyor. Eğer anlaşma olmazsa ABD'nin işi çok ama çok zor!
Anlaşma olursa da bizsiz olmayacak.
Washington-Londra'nın tekrar ortaklık yapması durumunda başka, yapmaması durumunda başka tablo ile karşılaşırız.
ÜÇÜNCÜ SEÇENEK YOK! İki şıkta da TÜRKİYE KAZANIYOR!
Trump'ın arkasındaki güç ANLAŞMA için bastırıyor. Eğer Trump McMaster'ı görevden alır ve sözünü dinletebilirse ANLAŞMA için ufukta ihtimal belirir!
Aksi sancılı mücadele...
Gidişat bu! Türkiye'nin bölgenin büyüğü olduğunu kanıtladığı bir zaman diliminin içinden geçiyoruz. Ajansların geçtiği fotoğraflara bakın! DÜNYADA KAÇ ÜLKENİN ÇOCUKLARI CEPHEYE GİTMEK İÇİN BİRBİRLERİYLE YARIŞIR!
İŞTE BU YARIŞ BİZE GELECEĞİ GETİRECEK İNŞALLAH!
Olan budur!
Rüzgarlar kesildiğinde koca bir TÜRKİYE göreceğiz...
Emin adımlarla gidiyoruz.
EMİN OLUN!.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018