Eser KARAKAŞ
Kamu alımları piyasalarında Kamuİhale Kanununun 20, 21-b ve 22. maddeleri ne ise, hadi adını da koyalım, yolsuzluk kapılarını ağzına kadar açan maddeler, Türkiye vergi sisteminde de muafiyet kavramı özünde aynı şeydir, kamu alımları piyasalarında yolsuzluk daha ziyade parasal, vergi sisteminde yolsuzluk ise ağırlıklı olarak, ama sadece ağırlıklı olarak siyasaldır ama özünde hepsi yolsuzluktur.
Sıfır oranlı gelir vergisinin ne kadar önemli olduğunu AB vergi sistemini çalışırken görmüştüm, vergi uyumlaştırma sürecinde KDV matrahları uyumlaştırılıyordu, AB bütçesinin finansmanı için öz kaynaklar (EU own resources) tanımlanıyordu, öz kaynak olarak her ülkenin KDV tahsilatının bir yüzdesi değil, her ülkenin KDV matrahının bir yüzdesi, o dönemde yüzde bir idi bu oran, AB bütçesine aktarılıyordu, adaleti sağlamak için de her üye ülkenin aynı mallara KDV koyması gerekiyordu, oranlara o günlerde acil uyumlaştırma yapmamışlardı.
İngiltere, ilginç ve güzel bir yaklaşım doğrusu, çocuk oyuncaklarına KDV koymayı reddediyordu, böylece oyuncak piyasası KDV matrah uyumlaştırması dışında kalıyordu; İngilizler çocuk oyuncağının çocuk gelişimi için yaşamsal olduğunu ve vergilendirmeyeceklerini açıklamışlardı.
AB Komisyonu bu duruma çözüm bulmak için bir öneri getirdi, İngiltere kabul etti, sorun çözüldü, çocuk oyuncaklarına KDV uygulanmaya başlandı yani oyuncak tüketimi matrahı uyumlaştırmaya girdi ama İngilizler AB Komisyon önerisi doğrultusunda bu matraha sıfır oranlı KDV uyguladılar yani İngiltere’de oyuncak fiyatları KDV yüzünden artmamış oldu.
O tarihten beri de ben bizim vergi sistemimizde, özellikle de gelir vergisinde, siyasi yolsuzluk anlamına gelen çok geniş muafiyet alanları belirlemek yerine neden sıfır vergi uygulaması yapmıyoruz konusunu düşünür ve öneririm ama uygulama sağır duvar gibidir.
Daha hemen geçenlerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yaklaşık bir milyona yakın vergi mükellefine küçük esnaf muafiyeti uyguladıklarını açıkladı, sanki bu bir marifetmiş gibi…
Siyasi otorite siyasi rant kaygılarıyla toplumun belirli kesimlerinden vergi almamayı ya da çok az almayı tercih edebilir, siyasi karardır, bayılmasak da saygı göstermek zorundayız ama bu açık kayırma işleminin teknik altyapısına itiraz etmek de bizim hakkımız.
Neden bu bir milyona yakın küçük esnafa gelir vergisi muafiyeti uygulamak yerine bu esnafı gelir vergisi kapsamına alıp sıfır oranlı ya da çok düşük bir oran uygulamayı tercih etmiyoruz, benim bu işi anlamam kolay değil.
Söz konusu bir milyona yakın küçük esnafın mutlaka her mali yıl için gelir beyannamesi vermesi zorunlu olmalı, bir matrah oluşursa da bu matrah üzerine sıfır oranlı gelir vergisi uygulanmalı kanısındayım.
Küçük esnaf kategorisine giren herkesin de sıfır oranlı vergilemeye tabi olması da şart değil, beyan edecekleri matrah belirli bir eşiği aşan mutlaka pozitif oranlı gelir vergisine tabi olmalı.
Düzgün bir gelir vergisi daha doğrusu vergi sistemi için 17 yaş üzeri her vatandaşın, memurlar, emekliler, engelliler de dahil, her sene gelir beyannamesi vermesi şart olmalıdır, her vatandaş gelir vergisi kanununda belirtilen yedi gelir unsurunun birinden ya da bir kaçından kazandıkları geliri tek bir beyannamede göstermek zorunda olmalılar, her türlü muafiyetler tümüyle kaldırılmalı, sosyal devlet bu durumda sıfır oran salacağı gelir dilimini yukarı çekerek sosyal devlet kimliğini böyle ortaya koymalıdır, muafiyetlerle, basit usul gibi vergi saçmalıklarıyla değil.
Devlet isterse gelirin her unsuru için farklı bir oran da uygulayabilir, çok basit bir matematik denklemle, bu hesaplamayı da devlet (Maliye) yapacaktır, mükellef değil, mükellefe düşen sadece gelirini beyan etmek.
Herkesin elinde akıllı cep telefonları varken kimse küçük üreticiler, taksiciler mesela gelir beyannamesi düzenleyemezler falan demesin lütfen.
Önemli hatta yaşamsal olan konu, her vatandaşın eksiksiz olarak beyanname düzenleyerek vergi sisteminin bir parçası olmasıdır, devlet ise sosyal politikalar doğrultusunda objektif ve saydam bir biçimde bir kesime sıfır oranlı gelir vergisi uygulayabilir, sıfır oranlı vergi de bir vergidir çünkü, yarın beyan ettikleri matrah sosyal devletin saptadığı eşiği aşarsa, pozitif oranlı gelir vergisi uygulamasına geçilir.
Sosyal devlet bazı kesimlere parasal destek vermek istiyorsa da bunu farklı isimlerle, mesela kömür ya da makarna yardımıyla değil negatif gelir vergisi uygulaması ile yapmalıdır; negatif gelir vergisi önerisini Milton Friedman getirdiği için bu öneri çok eleştirilir ama önemli olan önerinin kendisidir, ilaveten de Friedman çok önemli bir iktisatçıdır, Nobel ekonomi ödülü sahibidir, Friedman’ın adını duyunca burun kıvıranlara yönelik yazıyorum bu son cümleyi de.
Türkiye vergi sistemi çok karmaşıktır, bu karmaşıklık masum bir karmaşıklık değildir, sistem karmaşıklaştıkça parasal ve siyasal rantlar denetimsiz olarak artmaktadır, yapılması gereken sistemi çok basitleştirip aleniyet ve saydamlığı arttırmaktır.
Sıfır oranlı ya da negatif oranlı gelir vergisi uygulamaları bu amaca yönelik önemli enstrümanlardır.
Yazarlar
-
Akın ÖZÇERDemokratların çilesi 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunBarışın kaçınılmazlığı… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyaset kulislerinde konuşulan baskın seçim senaryosu… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBüyük hesaplaşmaya doğru 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞSıfır oranlı gelir vergisi neden uygulanmıyor? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKomisyon yol temizliği için harekete geçmeli 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTasarruf edilecek makam aracı bulunamamış mı yani? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuAnkara neden huzursuz? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYATürk futbolunun acı gerçeği: Kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRCezaevinden yükselen çığlık: Yaşamak istiyorum! 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gökçer TahincioğluGerçekten “adrese teslim” kadro ilanı, memurken başka yerde okuma rahatlığı ve yandaş medyanın “ezbe 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSöz yine topluma gelecek 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANBasın Tarihi: Baba Evi’nde Yarenlik… 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİR"KILIÇ KININDAN ÇIKARSA!" 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA“İmralı Kapısını Kapatmak, Süreci Sabote Etmektir” 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktanİslam ülkelerinin liderleri de acaba bir gün utanır mı? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKKM kasıtlı bir uygulamaydı, kastı da zengine servet transfer etmekti 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEAç-Kapa: İmralı-Saray 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞ“Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: İtalya-Güney Tirol Özerk Bölgesi 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciTefeci faizi gerçek ama nedeni ne? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilTürkiye neden çürüyor ve çürüme neden durdurulamıyor? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon konuşan Korgeneral! 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİsrail hedefine ulaşırken… 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNHepimize Yetecek Evrensel Bir Utanç 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜROperasyonlar neden silah tüccarlarına yöneldi? 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP+MHP ‘koalisyonu’ da bozuluyor mu? 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİslam düşüncesi nereye? 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Umur TALUÖyleyse… Yaşıyor demektir! 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNİsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti 26.08.2025 Tüm Yazıları
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.08.2025
18.08.2025
12.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
23.07.2025
19.07.2025
7.07.2025
4.07.2025
1.07.2025