Eser KARAKAŞ
Terör uzmanı asla değilim.
Nasıl terör uzmanı olunuyor, bunu da bilmiyorum.
Ekranlarda “terör uzmanı” ünvanını (!!!) kullananlar bu ünvanı nasıl elde ediyorlar, bunu da bilmiyorum.
Dolayısıyla, bendeniz de, terör uzmanları kadar, konuya ilişkin kanaatlerimi okurlarla paylaşmak isteyebilirim.
Menfur Ankara saldırısı, ne yalan söyleyeyim, aklıma 1996 tarihli Özdemir Sabancı cinayetini düşündürdü.
Sabancı cinayeti, nereden bakarsanız bakın, gerçekleşmesi de, sonrasında yaşananlar da, ilginç bir mesele idi.
Rahmetli Özdemir Sabancı’nın sabahları ormanlık bölgelerde tek bir korumasıyla yürüyüşler yaptığı söylenmiş idi.
Ama, DHKP-C (???) cinayeti böyle çok daha kolay bir ortamda değil, Sabancı Center’ın yirmi beşinci katında, çok daha zor koşullarda işlemeyi tercih etmiş idi.
O tarihlerde iddia edilen, bu tercihin Sabancı grubuna bir göz dağı vermek olduğu idi.
Cinayet eylemiyle söylenmek istenen muhtemelen “biz sizin en mahrem, en iyi korunan noktanızda kalbinizden vurabiliriz” idi.
Bu yazdıklarım o tarihlerde basına yansıyan iddialar, mesaj yerine ulaştı mı, mesaj neden verildi, doğrusu hiç bilemiyorum.
Sabancı’ların yazdırdığı bir kürt raporundan falan bahsedildi, otomotiv rekabeti gündeme geldi ama cinayetin gerçek nedenini en azından ben bilmiyorum, hala öğrenemedim.
Çarşamba akşamı Ankara’da gerçekleşen menfur saldırı da bana Özdemir Sabancı’nın Sabancı Center’ın 25. katında vurulmasını hatırlattı, düşündürdü.
Bu arada Özdemir Sabancı ile birlikte öldürülen diğer iki kişiyi de unutmamak, anmak gerekiyor.
Ankara saldırısının gerçekleştiği yer sovyetik Ankara şehir planının tam da göbeği.
TBMM, Başbakanlık, Yargıtay, bakanlıklar hep orada ama Genelkurmay ve kuvvet komutanlıkları da, sanki sivil (!) idareyi tarassut edermişçesine, yine orada.
Ve terör odağı menfur saldırısını tam da bu ilginç sovyetik şehircilik alanının tam da göbeğinde gerçekleştiriyor.
Bu saldırının mesajı muhtemelen Sabancı Holding’e verilmiş olan mesajla aynı.
Türkiye’ye kim, neden, ne mesajı vermek istiyor, bu yazıda bunları tartışmak istemiyorum.
Ancak, Rusya’ya “alçak”, ABD’ye “dürüst değilsin”, AB’ye “korkak, yalancı, fırsatçı” demenin de uluslararası ilişkiler açısından sıkıntı doğurduğu açık.
Uluslararası ilişkilerde etik, ilkesel tutum mutlaka çok önemlidir ama güç dengesi de çok önemlidir.
Silahlı kuvvetlerimiz maalesef ABD ve Rus ordularıyla mukayese edilemeyecek kadar zayıf.
Türkiye ekonomisinin küresel ekonomi içindeki payı yüzde bir iken, ABD ve AB’nin payları tek tek yüzde yirminin biraz üzerinde.
ABD’nin bütçe açığı bizim milli gelirimizden büyük.
lmanya milli gelirimizden çok daha fazla, yaklaşık iki katı kadar ihracat yapıyor.
Askeri amaçlı uzay araştırmalarında ABD tartışılmaz dünya lideri.
Bu sevimsiz mukayeseler küçük ülkelerin de kişilikli dış politika uygulamasının mutlak engeli değil, olamaz, olmamalıdır.
Ama, bu mukayeseler de gerçek ve önemli mukayeselerdir ve küresel ilişkilerde önemli kısıtlamalar üretir.
Türkiye bu anlamda son senelerde galiba gücünün çok üzerinde iddialarla, daha da önemlisi müttefikleriyle zıtlaşarak pozisyon almaktadır.
Kolay iş değildir.
Mesele sanıldığından da karmaşık olabilir.
Urfa’da lojmanlarında öldürülen iki polis meselesini anlamadım.
7 Haziran sonrası yaşanan ortamı da tam anlamadım.
Çarşamba gecesi yaşanan korkunç olayın da failleri konusunda mütereddidim.
İsmi geçen canlı bombanın Amude doğumlu olması PYD ajanı olması mı demektir?
Bu mantığın sonu “Diyarbakır doğumluların PKK’lı olması” değil midir?
Normalleşme, çözüm süreci Sur’dan, Cizre’den, Suriye’den değil TBMM’den başlamalıdır.
Hem de hemen, hiç müzakere sürecine gerek olmadan.
ESER KARAKAŞ / HABERDAR
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025