Fikret Bila
Türkiye’de sağcı hükümetler, uzun yıllardır, sermayenin baskısıyla işçinin kıdem tazminatına karşı birçok hamle yapmışlardır.
Bu hamlelerin hepsi de sendikalar, muhalefet partileri ve kamuoyu tarafından püskürtülmüş ve konu hep sümen altında kalmıştır. Ancak hiçbir zaman rafa kaldırılmamıştır. Ne zaman ekonomik kriz yaşansa ve ne zaman iktidarda sağcı partiler olsa yine ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilmiştir.
Bugünlerde bu konu yine gündemde. İktidar "Tamamlayıcı Emeklilik" adı altında bir fon oluşturup, işverenin tazminat yükünü hafifleterek işçinin alacağı toplu parayı düşürmeye çalışıyor.
Türkiye’de işçilerin tek güvencesi alacakları kıdem tazminatıdır. Tabii alabilirlerse…
Hak ettikleri halde işçilerin çoğunluğu kıdem tazminatını alamıyor. Birçoğu mahkemelerde sürünüyor.
Oysa kıdem tazminatı işçinin emeğinin karşılığı, ana sütü gibi hakkıdır. İşveren nasıl işyerinde araç, gereç, makine, teçhizat için yıpranma yapı olarak amortisman ayırıyorsa, kıdem tazminatı emekçinin yıpranma payıdır, geçim güvencesidir.
Yeni düzenleme, fon uygulaması; ne ad altında olursa olsun işçinin kıdem tazminatına dokunmak hak gaspıdır.
Türkiye ekonomisini krizden çıkaracak olan işçinin hakkını yemek değil, sosyal devlet olmanın gereği olarak aksine gelirini ve haklarını artırmak, güvence altına almaktır.
İşçinin kıdem tazminatının yok edilmesi veya düşürülmesine ilişkin bir düzenleme yapılırsa, hangi görüşten olursa olsun sendikaların hiçbiri bunu işçilerine izah edemez.
12 Eylül 1980’den sonra sendikalar anayasal, yasal düzenlemeler ve fiili baskılarla işlevsiz hale getirildi. Ekonomik krizin faturası işçilere ödettirildi. Turgut Özal askeri yönetim döneminin baskılarını kullanarak, 25 Ocak kararlarını uygulayabildi. Düşük ücret, yüksek enflasyonla kısılan iç tüketimden artanlar hazineden destekle ihracata yönlendirildi ve ihracat zenginleri yaratıldı.
O dönemde fiilen ortadan kaldırılan grev hakkı bugün de fiilen birçok sektörde kullandırılmıyor. İşçi ücretleri her dönem "tahmin edilen enflasyon" kandırmacıyla gerçekleşen enflasyonun altında kalıyor.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi iktidarın gözünü işçinin tek güvence saydığı kıdem tazminatına dikmesi, işçiyi değil işvereni koruyup kollaması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.
Geçim derdi
Ağır bir ekonomik krizin içinden geçiyoruz. İşsizlik çığ gibi büyüyor. Koronavirüs salgını nedeniyle işyerleri kapanıyor, iflaslar artıyor, birçok insan işini kaybediyor, birçok esnaf kepenk kapatıyor.
Bu süreçte, devletin istihdam yaratmak, geçim yardımında bulunmak, küçük esnafı desteklemek gibi bir politika yerine işverenleri rahatlatmayı tercih etmesi izah edilemez.
Taşeron işçiliğin yaygın olduğu, birçok işçinin sigortasız ve asgari ücretin altında, Suriyelilerin ise karın tokluğuna çalıştırıldığı bir ortamda, kayıt altında çalışan işçilerin haklarına dokunmak iktidarın yapabileceği en büyük yanlışlardan biri olur.
Türkiye’de çok önemli bir kesim açlık sınırının çok altında yaşamlarını sürdürmeyi çalışıyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün çok çarpıcı resmi rakamlar verdi. Kılıçdaroğlu, TÜİK’in verileriyle şöyle dedi:
"Aylık geliri 583 lira lira olan 11 milyon kişi var. Saray’da oturanlar bu rakamı gördüklerinde yüzleri kızarıyor mu acaba? 18 yıldır devleti yönetiyorlar. 11 milyon kişinin aylık geliri 583 lira olacak. Bunlarda vicdan var mı Allah aşkına? Bunlar fakir ve fukarayı düşünüyor mu acaba?"
İktidarın işçinin kıdem tazminatına dokunman önce bu soruların üzerinde düşünmesi gerekir.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021