Gökhan BACIK
Küresel İslami hareket yola çıkalı yaklaşık 100 yıl oldu. Bir asır uzun bir süredir ve bir hareketin performansını ölçmek için yeterlidir. 20. yüzyılın başında Mısır’da Seyyid Kutub, Türkiye’de Said Nursi daha sonra Pakistan’da Mevdudi gibileri ‘küresel İslami hareket’ olarak -farklılıklarına rağmen- bir çatı altında toplanacak dalgayı başlattılar.
Peki, aradan geçen 100 yıl sonra ne değişti? 100 yıl önce Batı teknolojik ve politik güç olarak baskındı. Bugün bir fark var mı?
Yüz yıl süren uğraşlardan sonra bugün İslam dünyası halen tatmin edici düzeyde değilse bir iç sorgulama yapmak gerekiyor. Bu sorgulamada İslam dünyasının içinde İslami gruplardan olup da ‘iyi niyetli yıkıcı’ rolü oynayanları da sorgulamak gerekiyor.
İyi niyetli yıkıcı ne demek? Bu insanlar aslında İslami hareketin içinde olan ve ‘İslam’a hizmet etmek isteyen’ ancak kişisel angajmanlarını da olumsuz biçimde İslami harekete taşıyan insanlardır. Maalesef bu kişiler, eğitimlerinden, geldikleri sosyolojik kümeden kaynaklanan sorunları İslami hareketin içine enjekte etmiştir. Örneğin kültürel çevrelerinde kadının fiilen ikinci sınıf muamele gördüğü ve bunun fark dahi edilmediği Türkiye’nin, Mısır’ın değişik köylerinde yetişen bazı İslami aktörler bu ‘bagajlarını’ İslam’ın içine taşımışlardır.
Ancak burada ‘iyi niyetli yıkıcıların’ yani “Aman gevşersek İslam’a zarar veririz.” derken aslında İslam dünyasının toparlanmasına engel olanların yol açtığı bir temel soruna işaret etmek gerekiyor.
Bu, ‘yanlış mükemmelleştirme’ hastalığıdır. Akıllı bir adam ABD’de Harvard’da okur sonra Güneş sisteminin dışına giden bir uydunun yapılmasına katkıda bulunur. Başka birisi cebinizdeki telefonu icat eder. Başka birisi jet motoru yapar. Başka birisi takma kalp üretir. Başka birisi genetik alanında akıl almayan yeniliklere imza atar.
Ama birisi içtihat yapalım derse, ‘iyi niyetli yıkıcı’ hemen ortaya atlar. “Aman imkansız, kolay mı, mümkün mü?” der, durdurur. Mars’a alet gönderen adam niye içtihat yapmasın? CERN deneylerini yapacak birikime sahip insanlar oluyor da “Mahalledeki kuyuya ördek düşmüş içilir mi?” gibi, ifademi mazur görün, ‘önemsiz’ bir konuda insan niye olmasın?
Bu ‘iyi niyetli yıkıcı’ lobi hiç durmadan bazı İslami kavramları mükemmelleştirir. “İçtihat öyle zordur ki yapılamaz.”, “Aman tefsir yazmak kolay mı, ne mümkün?”, “Öbür meselenin yanından geçemezsin”, “Filan mesele için bilmem ne gerekir”.
Bu tip yaklaşım, 100 yıl uğraşıya rağmen İslam dünyasının yerinde saplanmasına neden oluyor. Niye? İslam’ın durumunu daha fazla ibadet yaparak kurtarmak imkanı yoktur. Bir iç düşünsel yenilenme gerekiyor halbuki bu iyi niyetli yıkıcılar bunu engelliyor.
Aynı abartma her konuya uzanıyor. “Hakkıyla namaz kılmak mümkün mü canım…” Hatta bırakın “Kim hakkı ile abdest almış ki!” Bu absürt fikirlere inanıp sonra Ramazan’da TV’lerde saçma sapan dini sorular soran insanlara kızmayacaksın. Bu ‘yanlış mükemmelleştirme’ sonucu ümmet 1500 yıldır doğru dürüst ayağına mesh yapmayı hala öğrenemedi!
Öğlen namazı kılmak bir açık kalp ameliyatı yapmaktan zor değildir. Hele mümkün mü Kuran’ı anlamak? Kim Gazali’yi anlar ki?
Kuran da Gazali de gayet kolay anlaşılır. Biraz Batı’yı örnek alalım. Batı’nın anlaşılmaz adamı yoktur. Hatta Batı sana şunu der: Kant’ı oku anla sonra eleştir ve aş.
“Gazali anlaşılmaz, zaten Mevlana erişilmez” mantığı ile İslam dünyası yerinde tek ayak üzerinde sek sek oynuyor. Anlamadan, eleştirmeden ve aşmadan ileri nasıl gideceksin?
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2026
25.01.2026
20.01.2026
13.01.2026
7.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
21.12.2025
7.12.2025
16.11.2025