Hakan Albayrak
Bir görüşe göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İslam İşbirliği Teşkilatı, “Filistin Devleti’nin başkenti Doğu Kudüs” demekle hata etti.
“Niye ‘Kudüs’ değil de ‘Doğu Kudüs’ diyorsunuz? Kudüs’ün batısını İsrail’e mi bıraktınız?” diye soruluyor.
Ve ekleniyor: “Sadece Kudüs’ün tamamı değil, bütün Filistin toprakları Filistinlilere aittir. 1967’de işgal edilen Doğu Kudüs ve Batı Şeria’nın kurtarılması yetmez. 1948-49’da işgal edilen Filistin topraklarının da kurtarılması gerekir. 1967 Savaşı’ndan önce ve sonra diye ayrım yapmak, öncesini İsrail’in müktesep hakkı gibi göstermektir. Siyonist işgale prim vermektir. Bir işgal devleti olan İsrail’e meşruiyet atfetmektir.”
Doğru bir argüman.
Keşke mevcut şartlar bu argümanın gereğinin yapılmasına el verse.
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) on yıllarca süren bir silahlı mücadeleden sonra, ‘El vermiyor’ deyip, hiç değilse 1967’deki “Altı Gün Savaşı”nda işgal edilen toprakları kurtarmak ümidiyle İsrail’le müzakere masasına oturdu ve böyle bir perspektifin oluştuğuna kanaat getirdiği yerde “İsrail Devleti’nin barış ve güvenlik içinde var olma hakkını” tanıdığını, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin -1967 Savaşı’ndan önceki sınırlara dönmeyi vazeden- 242 ve 338 sayılı kararlarını da kabul ettiğini ilan etti. (Eylül 1993)
Hamas da, İsrail’i tanımayı reddetmekle beraber, “4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti” formülüne -herhalde ‘tedricî çözüm’ anlayışı çerçevesinde- yeşil ışık yaktı. (Mayıs 2017)
“Bütün Hamas liderlerinin ve bütün Hamas kurumlarının ortak görüşü”nü yansıtan “Yeni Siyaset Belgesi”ndeki ilgili madde şöyle: “Hamas, Filistin toprağının hiçbir parçasından vazgeçmemekle beraber, 4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını -hicrete zorlanan Filistinlilerin geri dönüş hakkının teslim edilmesi şartıyla- millî mutabakat formülü olarak görmektedir (Bu hususta Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih Hareketi ile ayrı düşmeyecektir – HA). Bu durum kesinlikle Siyonist oluşumun tanınması ve Filistin’in haklarından ödün verilmesi anlamına gelmemektedir.”
İsrail, Kudüs’ün batısını 1949’dan beri elinde tutuyor. 4 Haziran 1967’de de (“Altı Gün Savaşı” o gün başladı) Kudüs’ün batısı İsrail’in elindeydi. Demek ki Hamas, “4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti” derken Doğu Kudüs’ü kast ediyor.
Binaenaleyh; Erdoğan ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın tavrı, Filistin halkının temsilcilerinin takip ettiği çizgiyi müdafaadan ibarettir.
Yadırganmamalı.
***
2007’nin Mart ayında, Hamas ve Fetih’in kurduğu milli birlik hükümetinin programında yer alan “uluslararası kararlara ve FKÖ tarafından imzalanan anlaşmalara sadakat” maddesinden ötürü Hamas’ı ihanetle suçlayanlar olmuştu.
O günlerde yazdığım şu satırları da bilvesile dikkatinize sunarım:
Siyonistlerin 1967’den önce işgal ettiği Filistin topraklarını unutalım mı?
Unutmayalım.
Ama bütün işgal topraklarını kurtarmak kısa ve orta vadede mümkün görünmediği için, şimdi, bağımsız Filistin devletine ait olması BM tarafından da kabul edilen Gazze ve Batı Şeria’ya (Doğu Kudüs / Mescid-i Aksa dahil) kilitlenmek gerektiğini, bu aşamada diğer topraklarla ilgili meselenin muallakta bırakılmasında fayda olduğunu kabul edelim.
Bunun, Filistin’de iç barışı sağlamak ve muhafaza etmek için de elzem olduğunu görelim.
“1967’de işgal edilen tüm Filistin toprakları üzerinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasını sağlayacağız” diyen İsmail Heniye’ye 1948’’i hatırlatarak, tereciye tere satma durumundan daha komik bir duruma düşmeyelim.
HAMAS’ı davadan dönmekle suçlayan ‘’El-Kaide Eşbaşkanı’’ Eymen Zevahiri yanılıyor; iç savaş fitnesinin önüne geçmek amacıyla Fetih’le uzlaşan ve örgüt olarak değil ama hükümet ortağı olarak 1967 retoriğini benimseyen HAMAS, ‘’ya hep ya hiç’’ siyasetinin tıkandığı yerde tedrici metoda müracaat ederek yeni bir açılım sağlamış, davaya mevzi kazandırmıştır.
(Filistin 1967, 1987, 2007 / Yeni Şafak, 19 Mart 2007)
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.08.2025
10.12.2024
16.05.2022
7.03.2022
31.01.2022
20.01.2022
30.11.2021
25.11.2021
15.11.2021
25.10.2021