Hasan Bülent KAHRAMAN
Türkiye ağır bir kuşatma altında. Terör bunun görünen yüzü. Son iki yılda birbiri peşi sıra gelen saldırıları hatırlayınca önce bu gerçeği tespit edip, yerli yerine oturtalım. Sonra dakuşatmanın koşullarını değerlendirelim.
Her şeyden önce kuşatma hali büyük bir toplumsal çatlak oluşturuyor. Yaşanan terörün nereden kaynaklandığını bilmiyoruz. 'YPG bağlantılı' diye bir açıklamada bulunsa da Başbakan Davutoğlu, berraklaşmış bir sonuç yok. Ama DAEŞ'ten başlayarak PKK'ya kadar uzanan bir zincir akla geliyor hemen.
Türkiye'de yaşayan insanların paranoyasından kaynaklanmıyor bahsettiğim durum.OD'nin içinde bulunduğu ateş topunun, küresinin, yumağının bir sonucu. OD'de, bugün, belli pozisyonlarda birbirine değen, belli pozisyonlarda birbirinden ayrışan örgütler, böyle bir saldırı ortaya çıkınca, bir bütün halinde anımsanıyor. Tek bir hedef seçilmiyor, saldırıyı 'bu' yapmıştır diye. Kamuoyu, toplumsal akıl, bir bütün olarak o örgütlerin tamamını bir arada düşünüyor. Kendisini onların tamamından oluşan bir hedefin karşısında sayıyor. Ve öyle...
Müthiş bir kaos demek bu. Ama sadece o kadar değil. Henüz netleşmeyen açıklamalara göre PYD de gerçekleştirmiş olabilir saldırıyı, DAEŞ de. Kuşkusuz hangisinin planladığı ve uyguladığı böyle bir kalleşçe olayı, önemlidir. Ama bir noktadan sonra da o kadar önem taşımıyor. Çünkü, Türkiye, PYD'ye karşı da DAEŞ'e karşı da savaşıyor.
Ama bu kadar da değil. Her iki örgütün de arkasında olan güçler yönünden bakılırsaRusya var o devletler arasında ve daha önemli ve şaşırtıcısı ABD var. Kısacası ve açıkçası, Türkiye, geldi, bu iki ülkeyle bir zıtlaşma noktasında durdu. ABD, YPG'nin, PYD'nin terör örgütü olduğunu kabul etmiyor. Ama PKK'nın bir terör örgütü olduğunu dünya âleme ilan ediyor. Neden?
Hayati derecede önemli görüyorum bu soruyu. Cevabım ise kısadır: PKK ile ABD'nin hiçbir ilişkisi yok. Kendisine uzak, bambaşka bir coğrafyada 'yaşayan' bir örgüt PKK. Onu teröristilan etmekle sadece Türkiye'nin gönlünü okşayabilir. Ama PYD için bu sıfatı kullanmaz, kullanmıyor. Çünkü, PYD ile temas halinde. Onu kullanıyor.
Bu kapsamlı, kalıcı, stratejik bir politikanın uzantısı değil. Aksine, ne yapacağını bilemeyen, OD'de savrulup giden bir ABD'nin/ Obama'nın deniz- yılan hesabı içinde ürettiği bir 'çare.' Ama bunu basit ve gelip geçici bir çare olarak görmemek gerek. Anlaşılıyor ki, ABD, PYD'yi Kuzey Suriye'de meydana gelecek oluşumlarla bütünleştirecek. Bunu da açıkça Türkiye'ye karşı bir hamle olarak yapacak.
Rusya konusuna ise hiç girmemek gerek diyeceğim ama pek öyle değil. Çünkü, sürdürdüğü, 'vekalet' veya daha açık Türkçeyle 'maşa' siyaseti içinde ABD, çok açık bir şekilde Türkiye'yi adım adım Rusya'yla bir savaşa itiyor. Tavşan- tazı muhakemesi içinde, önce Rusya'yı bölgeye yerleştirerek (ne söylediğimi biliyorum) ardından PYD politikasıylabu oluşumu hızlandırıyor. Çünkü, Suriye politikasını, hatta OD politikasını ancak bu kaosiçinde tasarlayabilir.
Türkiye'de yaşanan terör bütün bunların bir sonucu. Bir kuşatmanın neredeyse 'doğal' sonucu terör. Daha farklı olayların ortaya çıkacağını, daha büyük girişimlerdebulunulacağını beklemek gerekir. Besbelli ki, bir yerlerde karar verildi, bazı düğmelere basıldı.
Korkunç şey..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025