Hasan Bülent KAHRAMAN
Sanıldığının tersine sorun doğrudan CHP ile ilgili değil. CHP bu işlerin içinde gelişmelerin tayin ettiği bir "eleman" yalnızca. Türkiye, epey bir süredir, benimrestorasyon dönemi dediğim bir başka ve çok daha önemli hadiseyi tartışıyor. CHP onun bir turnusol kâğıdı.
Bu toplum kendisini birdenbire, hiç beklemediği bir şekilde bir dönemin kapanışıyla yüz yüze, karşı karşıya buldu. Önemli olan değişim değil, değişimin nasıl gerçekleştiği. Çünkü bu ülkede yaşayan insanlar 20. yüzyılın başında gene bir çağın, bir modelin, bir yapının bitişine, tükenişine tanıklık etti. Aradaki fark dönüşümün bu defa toplumdan kaynaklanması, hiç değilse toplumun geniş kesimleri tarafından desteklenmesidir.
Şimdi bize, eski, tarihin kuyusuna düşmüş gibi geliyor ama Özal dönemi de benzeri bir gelişmenin kapısını aralamıştı. O dönemde de yakın tarihin yetersizlikleri ortaya koyulmuştu. 1930'ların devletçi mantığıyla ve modeliyle daha fazla bir gelişme sağlanamayacağı ilk defa o dönemde dile getirilmişti.
O tavrın benimsenmesinde Berlin Duvarı'nın çöküşüne giden olaylar etkili oluyordu. Duvar 1989'da çöktü ama öncesinde iki önemli gelişme rol oynadı.
Birincisi, Doğu Bloğu, bilhassa Polonya'da başlayan ve her ülkede derece derece kendisini gösteren, Arap Baharı'na benzeyen bir dalgayla sarsıldı. O sıcağa kar dayanmazdı, nitekim Berlin Duvarı eridi. İkincisi, 1979'da İngiltere'deThatcher'ın iş başına gelmesiyle, Reagan, Kohl, Özal çizgisi oluştu. Yani neo-liberal ekonomilerin hâkimiyeti başladı. Neoliberal politikaların öne çıktığı bir dönemde devletçilik ve onunla özdeşleşmiş politikalar daha fazla savunulamazdı.
Nedeni çok basit. Özal dönemi Türkiye'de liberalizasyonu başlatıyordu. Bu hiçbir biçimde siyasal bir liberalleşme değildi. Ama ona giden yolda önemli bir dönemeçti. Çünkü liberalizasyonun doğmasında ekonomik nedenler kadar, Türkiye'deki burjuvazinin artık devletten bağımsızlaşmak istemesi de rol oynuyordu. Burjuvazi artık devletin o 1930'lardaki anlayışından, uygulamasından kurtulmak istiyordu. Dönemin haberleşme, iletişim imkânları Arap Baharı'nı Türkiye'de yeşertmişti.
Öyle bir açılıma dönemin partisi SHP cevap veremedi. Üstelik karşısındaki ANAP dökülüyordu. Belki SHP dünyayı ve toplumu daha iyi okuyan, değerlendiren ve ona dönük politikalar üreten bir kadroya sahip olsaydı tarih değişebilirdi. Olamadı, ANAP gibi o da eridi gitti. (CHP'ye iltihak etmesinin gerçek sebepleri nelerdir, 28 Şubat'la bağları var mıdır bu birleşmenin, varsa bunlar nelerdir soruları üstünde çalıştığım bir kitabın konusu.)
Şimdi daha beter bir şey yaşanıyor. İktidarda çok güçlü, içinde bulunduğumuz dönemle örtüşen, onu kavramış, konjonktürü çok iyi değerlendiren bir AK Parti var. Ayrıca o AK Parti, askeri vesayete önemli darbeler indirdi. Başta yargı olmak üzere bürokrasiyi kırdı. Böyle bir ortamda o kesimin ideolojisi olan 1960'tan sonra askeri darbeler eliyle üretilmiş yapay ve folklorik Atatürkçülük daha fazla devam edemezdi.
Kaldı ki, burjuvazi devletten özgürleştikten sonra bu dönemde küreselleşiyor, bürokrasiye en büyük tepki o kesimden geliyor. Sonra halk var. Yeniden siyasallaşan ve kendi iradesini iktidarda, siyasal pratikte gören, bulan halk. Böylece eski CHP ideolojisi, CHP tarafından hâlâ sahip çıkılan eski yapı ne burjuvazi tarafından destekleniyor ne halk tarafından. AK Parti'yi destekleyen hem bir sermaye (burjuvazi) söz konusu hem halk.
Böyle bir dönemi CHP ne görüyor, ne okuyor, ne anlıyor. Arkasında bir sosyoloji yok bu partinin. Önünde de birideolojisi bulunmuyor. Dayandığı sınıfsal yapı neredeyse folklorik denebilecek bazı tepkiler içinde, sadece. Yaşanan ve elbette bin türlü eksiği olan dönüşümü CHP somut bir bilinçle okuyamadığı için onu somut bir zeminde eleştiremiyor da. Benim bildiğimse sosyolojiyle bütünleşen bir ideoloji üretemeyen her partinin yok olup gideceğidir.
Konu CHP değil, onu da aşan Türkiye. Yani restorasyon dönemi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025