Hasan Bülent KAHRAMAN
Geçen hafta yazdığım ve Türkiye'nin uluslararasılaşmasıyla birlikte CHP/ muhalefet, AK Parti ve Kürt konusunda karşılaşacağı yeni gelişmeleri ele alan yazılarıma dönük tepkileri gözden geçirirken Leyla Zana'nın açıklamaları basında yer aldı ve bana şunu hatırlattı...
Akademik hayatta tez yazma süreci biraz şizofreniktir. Tez yazan dünyaya teorisinin içinden bakar. O kuramın karşılaştığı her sorunu çözeceğini sanır ve düşünür. Her sorunun tezini ne kadar doğruladığını varsayar. Ben de Zana'nın açıklamalarını okuyunca benzeri bir zehaba veya vehme kapıldım. Öne sürdüğü görüşlerin lafzı değilse de dayanakları bence o yazılarda dile getirdiğim Yeni Türkiye ve bu Türkiye'nin yeni pozisyonuyla ilgilidir.
Şuradan başlayalım: ne oldu da Zana ansızın Hürriyet gazetesinde "böyle" açıklamalarda bulunmak ihtiyacını hissetti? Mevcut açıklamalar ayıklanıp bakıldığında görülüyor ki, hem AK Parti'nin çözümde en güçlü aktör olduğunu artık geriye itilmez, şeke şüpheye yer bırakmaz bir biçimde kabul ve tasdik ediyor hem dePKK-BDP hattını epey sarsarak, silkeleyerek hatta zemmederek yeni bir pozisyon talebinde bulunuyor. Bu Kürt siyasetinin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. İşte bunu yaratan nedir diye soruyorum.
Cevabım aynı çizgide olacak: dünya Türkiye'nin Kürt sorununu çözmesi için düğmeye bastı. Bu Türkiye'nin uluslararasılaşmasıyla ilgilidir. Türkiye'ye akansermayeyle bağlantılıdır. Ortadoğu bölgesinde, Amerika eksenli politikaların ve gelişmelerin Türkiye lehine, Türkiye'yi öncelikli aktör konumuna yerleştirerek çözülmek istemesiyle ilintilidir. Barzani'nin politikasını bu derecede değiştirdiği bir dönemde Türkiye'deki Kürtlerin eski mantıkla devam etmesine olanak yoktu.
Zana da onu söylüyor ve çok açık bir biçimde PKK'yı, hatta Öcalan'ı ve hepsinden daha fazla BDP'yi haydi mahkûm ediyor demeyeyim ama yanlışlıyor. Üçünün de değişen koşulları yeterince algılamadığını dile getiriyor. Bunun çok berrak bir başlangıç noktası var: Zana'ya göre Kürt bağımsızlığı mücadelesi artık tamamlanmış, aşılmış bir politikadır. Bundan sonrası entegrasyon, beraberlik içinde sürdürülmesi gereken bir hak sorunsaldır, bir anayasa konusudur.
Geçen hafta yazdığım üç yazının belkemiğini de bu nokta meydana getiriyordu: Türkiye yeni Tanzimat dönemine gelmiş, dayanmıştır. Bugünkü sorun anayasa ve haklar (hukuk) meselesidir. Kendine, yeni, demokratik, çoğulcu ve katılımcı, gerçek/ten yurttaşlık temeline oturmuş bir anayasa yapmaksızın Türkiye bugünkü hırslarını daha fazla sürdüremez.
Zana'nın açıklamalarının ikinci eksenini tam da bu saptama meydana getiriyor. Tamam, Zana AK Parti'ye yeni bir alan açıyor, çözümün ondan kaynaklanacağını, doğacağını vurguluyor ve kendi referans grubunun eleştirisini yapıyor ama bu AK Parti çevrelerinin "kazandık" diyebileceği bir pozisyon hazırlamıyor. Tersine, bir ev ödevi var ortada, büyük bir proje var. Çünkü Zana çözümün, yeni koşulların iki önemli noktada kristalize olacağını belirtiyor: Anayasal kimlik güvencesi, anadilde eğitim. Bu, az buz bir şey değildir. AK Parti'nin önündeki en önemli eşiktir. Gerçekleştirilirse tarih bir dönemeç daha alacaktır.
Zana işaret fişeğini ateşledi...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025