Hasan CEMAL
Kolay bir yazı mı?..
Evet, geçen günkü gibi.
Konu, yine eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy.
Hakkında, ‘nüfuzunu kötüye kullanmak’tan ve ‘yargıya müdahale etmek’ten dolayı soruşturma açıldı, gözaltına alınıp saatler boyu sorgulandı.
Kendisini 10 yıl hapis, siyasetten men ve yüksek para cezaları bekliyor.
Fransa’da bu bir ilk.
Sarkozy taraftarları ise kıyameti koparıyor:
Komplo!
Başbakan Valls ise şöyle yanıtlıyor:
“Hiç kimse hukukun üstünde değildir!”
“Yürütme, yargıya soruşturma emri veremez.”
“Yargıçlar bağımsızdır!”
“Soruşturma, yargıçların bağımsız iradesiyle sürdürülecek.”
“Siyasetçileri ilgilendiren her davada bu tür polemiklere girersek, hukuk devletinin temelleri zayıflar.”
Fransa Başbakanı’nın tavrı
Kısacası:
Fransa Başbakanı, bir demokraside hukuk devleti nedir, bunun çerçevesini çiziyor.
Hukukun üstünlüğü, diyor.
Hiç kimse hukukun üstünde olamaz, diyor.
Yargıçlar bağımsızdır, diyor.
Yürütme yargıya talimat veremez, diyor.
Bir başka deyişle:
Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı esastır, diyor.
Hukuk devletinin sağlam temeli, yargı bağımsızlığından, bağımsız yargıçlardan geçer, diyor.
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki
Ne var ki bunda?..
Demokrasiye ilişkin birtakım genel doğruları sıralamış işte...
Belki haklısınız.
Ama biz öyle bir ülkede yaşıyoruz ki.
Adı demokrasi.
Anayasasında hukuk devleti yazıyor.
Yargı bağımsızlığı yazıyor.
Kuvvetler ayrılığı yazıyor.
Yazıyor ama bütün bunları kaç zamandır ayaklar altına almış bir Başbakan, Tayyip Erdoğan yönetiyor bu ülkeyi.
Üstelik şimdi de Cumhurbaşkanı adayı.
Ama gel gör ki, Tayyip Erdoğan’ın bu çok yakın geçmişini, berbat sicilini pek öyle hatırlatan da yok.
Oldu da bitti maşallah diyerek, dualarla, gözyaşlarıyla Çankaya’ya uğurlanıyor Tayyip Erdoğan...
Sanki bu Başbakan…
Olacak şey değil.
Sanki bu Başbakan, kendi iktidarına, kendi bakanlarına, kendi oğluna uzanan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarını durdurmadı.
Dosyaları kapattırmadı.
Sanki bu Başbakan, yolsuzluk ve rüşvet dosyalarını takip eden savcıları, polisleri bir anda görevlerinden uçurmadı.
Sanki bu Başbakan, yolsuzluk ve rüşvetle ilgili soruşturma dosyalarını takiple görevli savcıların emirlerini dinlemeyen polislerin atamalarını yaptırmadı.
Böylece, bir ‘yargı darbesi’nin altına imza atmadı.
Sanki bu Başbakan, ‘böcek soruşturması’yla ilgili beş polismahkeme tarafından serbest bırakılınca, bas bas bağırıp onların tekrar tutuklanmasını sağlamadı.
Sanki bu Başbakan, hem yeni HSYK Kanunu’yla, hem de Yargıtay’ı da kapsayan son yasal düzenlemelerle, yürütme olarak ‘yargı’yı kuşatmadı, teslim almadı.
Sanki bu Başbakan, bir telefonla Adalet Bakanı’nı Yargıtay nezdinde devreye sokarak bir büyük işadamının beraat kararını bozdurmak istemedi.
Sanki bu Başbakan, “Kırın evinin kapısını alın o gazeteciyi! Savcı mırın kırın mı ediyor, alın onu da içeri! Gerekirse sonra kanun da çıkarırız” diyerek hukuk adına ne varsa yerle bir eden Başbakanlık Müsteşarı’nı İçişleri Bakanı yapmadı.
Sanki bu Başbakan, bir devlet ihalesini bir büyük gruptan aldırıp diğerine verdirmedi.
Sanki bu Başbakan, Danıştay’a o değil bu yargıcın, üniversite rektörlüğüne o değil bu profesörün seçilmesi için telefon talimatı vermedi.
Sanki bu Başbakan, ‘Alo Fatih’ hattıyla haber attırmadı.
Gazeteci attırmadı.
Yazar attırmadı.
TV’de program sansür ettirmedi.
Kimin televizyona çıkıp kimin çıkmayacağına dair talimatlar vermedi.
Sanki bu Başbakan, bir medya sahibini telefonda ağlatıncaya kadar azarlamadı.
Erdoğan’ın sicili örtbas edilemez
Hangi birini yazayım?..
Bunlar yazılmadan olur mu?..
Yargı bağımsızlığını ayaklar altına alan, kuvvetler ayrılığını hiçe sayan, yargıyı yürütme tarafından kuşatan, teslim alan, medya bağımsızlığını takmayan, gazete patronlarını ağlatıncaya kadar azarlayabilen bir Başbakan, şimdi de bunların hiçbiri olmamış, yaşanmamış gibi Cumhurbaşkanı adayı olmuş durumda...
Günlük deyişle astığı astık, kestiği kestik, herhangi bir hukuk kaygısı taşımayan, kendi kendisiyle dolu, farklılıklara, farklı hayat tarzlarına saygısı, toleransı olmayan, kibirli bir siyaset adamıÇankaya Köşkü’ne çıkmaya hazırlanıyor.
Ve demokrasiyle hukukun üstünlüğü açısından çırılçıplak gözler önünde olan kötü, berbat bir sicilin üstü örtülmek, görmezden gelinmek isteniyor.
Ama hayır!
Başbakan Erdoğan’ın demokrasi ve hukukun üstünlüğü konusunda dökülen sicili kesinlikle örtbas edilemez.
Bu sicil onu Çankaya Köşkü’ne de çıksa takip edecektir.
Benim oyum kime?
Yazın bir kenara:
Demokrasilerde hiç kimse hukukun üstünde olamaz.Ve unutmayın:
Demokrasi ve hukuk bir gün Türkiye’de geçerli olacaktır.
Az daha unutuyordum.
10 Ağustos’ta oyum hangi adaya mı?
Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyumu, HDP adayı SelahattinDemirtaş için kullanacağım.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Terörsüz Türkiye! İyi güzel, peki ya demokratik Türkiye?..
14.04.2025 - Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde hava olumlu
3.03.2025 - Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
28.02.2025 - Erdoğan "eyy TÜSİAD" diye bağırdı, polis anında başkanları topladı!
20.02.2025 - Yine CHP'nin önemi üzerine..
13.02.2025 - Dostluklar insanı ayakta tutar!
28.11.2024 - CHP'nin önemi
12.11.2024 - Terör ve şiddete lanet olsun!
24.10.2024 - Açık mektup!
27.08.2024 - Ortadoğu cehennemine Gazze'ye BARIŞ gelecek mi?
20.04.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































hasan yildi
yagci diye de sana deniyor
hasan yildi
yagci diye de sana deniyor