Hasan CEMAL
Etyen Mahçupyan Akşam’daki köşesinde dün demiş ki:
AKP’nin demokratik bir yönetimden otoriterliğe doğru kaydığı tezi son derece yüzeysel...”
Ne kadar da haklı!
Telefonla haber attırmıştır ama...
Telefonla gazeteci kovdurmuştur ama…
Telefonla ağlatıncaya kadar gazete patronu azarlamıştır ama...
Telefonla TV programı sansürlemiştir ama...
Telefonla köşe yazarını işinden etmiştir ama...
Meydanlarda gazeteci yuhalatmıştır ama...
Meydanlarda gazeteci tehdit etmiştir ama...
Kendisine ancak hoşlandığı soruları soran yandaş gazetecilerihuzura kabul etmiştir ama...
Twitter’ı kapattırmıştır ama...
YouTube’u kapattırmıştır ama...
Sosyal medyayı baş belası ilan etmiştir ama...
İnternet’in dilini kesmek için elinden geleni yapmıştır ama…
Kendisi gibi düşünmeyenleri vatan haini ilan etmiştir ama...
Basın ve ifade özgürlüğünü hiçe saymıştır ama…

Kendi dağıttığı devlet ihalelerinden sağlanan paylarla kendi ‘havuz medyası’nı yaratmıştır ama...
Medyada genel yayın yönetmenlerine, köşe yazarlarına, ana haber politikalarına kadar temel konularda son söz hakkını kullanmıştır ama...
Bağımsız medyadan nefret etmiştir ama...
Bir büyük işadamı hakkındaki beraat kararını bozdurması için kendi Adalet Bakanı’nı Yargıtay nezdinde devreye sokabilmiştir ama...
Danıştay Başkanlığı seçimine müdahale ederek, kendi istediği adayın başkan olmasını sağlamıştır ama...
Üniversite rektör seçimlerine doğrudan karışmıştır ama...
Bir büyük devlet ihalesini hoşlanmadığı bir gruptan alıp bir başka gruba verdirmiştir ama...
“Kırın kapısını alın o gazeteciyi içeri... Savcı mırın kırın mı ediyorsa, onu da atın içeri” diye İstanbul Valisi’ne emir buyurabilen Başbakanlık Müsteşarı’nı İçişleri Bakanı yapmıştır ama…
“O gazetecinin sitesini kapatın! Mahkeme kararı mı yok?.. Yaa kardeşim, biz yasa yapan yeriz, gerekirse hangi yasa yapılıyorsa onu yapar, sizin yaptığınızı suç olmaktan çıkarırız. Koca yüzde 50 oy almış bir partinin iradesini söylüyorum ben. Boş ver, affedersin siktir et gerisini...” diyebilen, hukuk devletini bu kadar aşağılayan kendi müsteşarını İçişleri Bakanı yapmıştır ama...
“O polisleri derhal açığa alın, uzaklaştırın. Sabaha bırakmak mı?.. Onlar ifade mifade aldılar, o zaman bir anlamı kalmaz. Hemen toplayın, bir saat içinde yapın geçin. Ondan sonrasını siz buraya bırakın, yasa ne lazımsa çıkar kardeşim” diyerek İstanbul Valisi’ne talimat yağdıran müsteşarını İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturtabilmiştir ama...

Kamunun hesap kitap işlerine dair Sayıştay raporlarını Meclis denetiminden kaçırtmıştır ama...
Ailesine kadar uzanan yolsuzluk, hırsızlık iddialarına ilişkin dosyaları kapatmak için yargıçları, hâkimleri, polisleri bir anda görevlerinden uçurmuştur ama...
17 Aralık - 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyalarını ‘kendi yargısı’na kapattırmıştır ama…
Savcı talimatı dinlemeyen polislerle ‘hukuk devleti’nin değil, ‘polis devleti’nin yolunda adımlar atmıştır ama...
Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet dosyalarının üstünü örtmek için, soruşturmaları karartmak için Adli Kolluk Yönetmeliği’ni anayasaya aykırı olarak değiştirtmiştir ama...
Hukukun üstünlüğü açısından 2010 yılı anayasa referandumundan kilit kurum olarak çıkan HSYK’yı, “Yanılmışız!” diyerek, bu kurumu teslim almaya dönük düzenlemeler yapmış, adımlar atmıştır ama...
Ayakkabı kutularından, yatak odalarından etrafa saçılan milyon dolarlarla oğluna, bakanlarına kadar uzanan dosyalara ilişkin fezlekeleri kamuoyundan saklamak için her türlü oyunu sergilemiştir ama...
Twitter, Youtube gibi kapatma kararlarını bozan ve birçok alanda hukukun üstünlüğünü savunan Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı yerden yere vurmuştur ama...
Yakayı suçüstü ele vermenin büyük telaşı ve korkusu içinde ‘kendi darbesi’ni derinleştirmiştir ama...
Yeni MİT Kanunu'yla bir yandan ‘muhaberat devleti’nin kapısını açmıştır ama…
Demokrasiyi demokrasi yapan yargı bağımsızlığını da, kuvvetler ayrılığını da hiçe saymıştır ama...
“Affedersiniz Ermeni” demiştir ama... “Affedersiniz Rum” demiştir ama...
İstanbul’da, sinagogların önünde Hitler tişörtlü adamların belirmesine ve ‘yandaş medya’ köşelerinde bir Yahudi düşmanlığı, bir anti-semitizm dalgasının kapkara kabarmasına dili ve söylemiyle verimli zemin hazırlamıştır ama...
Daha 15 yaşındayken, protesto eylemlerinin kıyısında hayata veda eden Berkin Elvan’ın acılı anası Gülsüm Elvan’ı meydanlarda yuhalatabilmiştir ama…
Kadınların etek boyuna karışmıştır ama... Ailelerin çocuk sayısına karışmıştır ama...
Kızlarla erkeklerin nasıl oturup kalkacaklarına, nasıl yaşayacaklarına karışmıştır ama...
İnsanların neyi içip neyi içmeyecekleri konusunda fetva vermiştir ama…
İnsanların ‘hayat tarzları’na dair sürekli konuşmuştur ama…
Toplumu kutuplaştırmış, cepheleştirmiştir ama…
Sık sık nefret suçu işlemiştir ama...
Söylemleriyle ırkçılığı körüklemiştir ama…
Demokrasiyi demokrasi yapan değerlere sırtını dönmüştür ama...
Sandıktan çıkan çoğunluğu demokrasi sanmıştır ama...
Sandıktan çıkan çoğunlukla, demokrasilerde yargının teslim alınamayacağını, kuvvetler ayrılığının hiçe sayılamayacağını, ifade özgürlüğünün tepelenemeyeceğini, özgür medyanın yok edilemeyeceğini, sivil toplumun fethedilemeyeceğini, yani demokratik değerlere dokunulamayacağını öğrenememiştir ama...
Yüzünü Batı’dan Doğu’ya dönmüştür ama...
Avrupa Birliği’ne uyumun gereği olarak özellikle 2004’te attığı demokratikleşme adımlarından, on yıl sonra getirdiği ‘güvenlik ve yargı paketi’yle vazgeçmiştir ama…
‘Askeri vesayet’ten ‘sivil despotluk’a geçişi yandaşları ve tetikçileri ile birlikte, yeni Türkiye diye, halk ihtilali diye tezgâhlayabileceğini sanmıştır ama…
Tek adamlık yolundaki, ‘Ben yaptım oldu düzeni’ yolundaki ya daErdoğan devleti yolundaki yürüyüşünü Çankaya Köşkü’nde de işleyeceği yeni ‘anayasal suçlar’la devam ettireceğini çoktan belli etmiştir ama...
“Başbakanlar artık bu ülkede sadece Allah’a ve millete hesap verecek!” diyebilecek kadar hukuktan yoksun Davutoğlu’nu Başbakan yapmıştır ama…
Hiçbirine takmayın kafayı.
Bunlar son derece ‘yüzeysel’ tespitlerdir.
Halk ihtilali yolunda ‘demokrasi’yi birazcık katletmek neden mübah olmasın ki!..
Bir zamanlar asker de böyle yapmaz mıydı, önce bir darbeyle ‘mıntıka temizliği’ne soyunur, sonra ‘demokrasi oyununa devam’ demez miydi?..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024