Hasan CEMAL
Saray’daki Sultan yine buyurmuş:
“Bu feministler var ya, bunların dinimizle ilgisi yok!”
Ee, n’apalım?
İlle de senin dininden olmaları mı gerekiyor?
Yoksa senin dininden olmayanlar, Erbakan Hoca rahmetlinin bir zamanlar dediği gibi ‘patates dini’nden mi?
Ama bak, dinle hiç ilgileri de olmayabilir.
Sana ne?..
Evet, ne karışıyorsun?
“Kadın Allah’ın erkeklere emanetidir” diyen sensin.
Biri de kalkmış tepki göstermiş.
Senin sözün için demiş ki:
“Bu kadına hakarettir.”
Diyemez mi?
“Yaa senin bizim medeniyetimizle, bizim inancımızla ilgin yok ki.”
Olmayabilir.
İlla olması mı lazım?
Herkesin inancı kendine.
Ne isterse olabilir.
Neye isterse inanır ya da inanmaz.
Karışamazsın.
Ama sen her şeye üstüne vazifeymiş gibi karışıyorsun.
Etek boyuna da...
Çocuk sayısına da...
İçkiye de...
Kızlarla erkeklerin oturup kalkmasına da...
Neyin haber olup olmayacağına da...
Gerçek sanki tekelinde.
Neyin eğri neyin doğru olduğunu bir tek sen biliyorsun.
Öldürülen gazetecinin
son sözünü sana söylediler mi?
Farkında değil misin?
Bu tavrınla her geçen gün Türkiye’yi gerdikçe geriyorsun.
Sayende, koca ülke ‘düşman kamplar’a bölünüyor.
Biliyorsun değil mi?
Geçen akşam bir meslektaşım, Nuh Köklü Kadıköy’de ‘kartopu cinayeti’ne kurban gitti.
Esnaftan biri bıçağını çekti, yüreğine sapladı arkadaşlarıyla kartopu oynayan gazeteci Nuh Köklü’nün.
Ölmeden önce son sözünün, “Ne olur bu bir rüya olsun” dediğini sana söylediler mi?
Veyahut hatırladın mı, yakın zamandaki Esnaf ve Sanatkârlar Şurası’ndaki o sözlerini:
“Esnaf gerektiğinde askerdir, alperendir, kahramandır, polistir, hâkimdir.”
Tabii, işine gelmeyebilir hatırlamak.
Kelalaka diyebilirsin.
Bir kıvılcım patlatır koca ülkeyi
Ama şunu iyi bil.
Demin belirttiğim gibi, Türkiye gerildikçe geriliyor.
Sen tek adamlık yolunda yürüdüğün sürece de, ‘yüksek tansiyon’dan kurtulamayacak bu ülke.
Bu kadar yüksek tansiyonla devam etmek çok güç.
Gerilim taşınmaz hâle gelir.
Bir gün, hiç beklenmedik bir anda bir kıvılcım patlatır koca ülkeyi.
Gezi’deki gibi...
6-7 Ekim’deki gibi...
Neyin ne olacağını bilemezsin.
Geçen gece Meclis çatısı altında yaşananlar da, bazı AKP’li milletvekillerinin CHP ve HDP’lilere dönük akıl almaz saldırganlıkları da, yaz bir kenara, senin eserin.
Aynen öyle.
Farkında mısın?
Şiddeti nihayet TBMM’ye de getirdin.
Bir an önce geçmesini istediğin iç güvenlik paketi bu ülkede yeni bir şiddet kaynağı olacak.
Çünkü bu yasal düzenleme dikta içindir.
Polis devleti içindir.
Tek adam düzeni içindir.
Türkiye’yi kendi açından dikensiz gül bahçesi yapmak içindir.
Ama bunları başaramayacaksın.
Neyi mi başaracaksın?
Türkiye’yi patlacaksın.
Türkiye’yi bir ‘şiddet sarmalı’na sokacaksın.
Şiddetin şiddeti getireceği bir ‘şiddet sarmalı’na sokacaksın koca ülkeyi...
'Sokaklar infaz alanlarına dönüşecek'
Pervin Buldan’ın, HDP Grup Başkanvekili'nin şu sözlerine kulak ver:
İç Güvenlik Yasası henüz gelmeden ilk kanı Meclis'te döktüler.
Paket yasalaştığında; AKP grubunun Meclis’te muhalefete saldırısı gibi devletin güvenlik mekanizmaları da muhalif tüm toplumsal kesimlere karşı saldırıya geçecektir.
AKP'nin il başkanları gibi hareket eden vali ve kaymakamların talimatıyla şehirler, ilçeler, yarı açık cezaevine dönüşecektir.
Yasanın amacı asla kamu güvenliği değildir.
Kamuya karşı iktidarın, Saray’ın, AKP'nin güvenliğini esas alan bir pakettir.
Yurttaşı değil, devleti koruyan darbe yasasıdır.
Asıl tehlikede olan demokrasi, barış ve birlikte yaşamdır.
Güvenlik mekanizmaları içerisindeki karanlık odaklaryasa çıktığında tıpkı 1990'lardaki gibi devreye girecek ve Türkiye o karanlık döneme yeniden dönecektir.
Her gün sokaklarda infaz gerçekleştiren güvenlik güçleri yasa çıktığında muhalif avına çıkacak ve sokaklar artık infaz alanlarına dönüşecektir.
Kaygılıyım, ürküyorum
Eyy Saray’daki Sultan!
Bakalım, bu memleketi bekleyen büyük tehlikeyi, şiddetin şiddeti getireceği sarmalı sana anlatan çıkacak mı, çıkabilecek mi?
Pek ihtimal vermiyorum.
Ama yine de sormak istedim.
Çünkü yakın gelecekten çok kaygılıyım, Türkiye’de olabilecek olanlardan ürküyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024