Hasan CEMAL
Hoşgörüsüzlüğe karşı hoşgörü...
Vesayete karşı özgürlük...
Fanatizme karşı hümanizm...
Mekanikleşmeye karşı bireysellik...
Ya da zorbalığa karşı vicdan...
Her baskı, önünde sonunda isyana götürür.
Zira zaman içinde insanlığın ahlak bakımından bağımsızlığı baki kalır.
O, yıkılmazdır!
İktidarını güvence almanın tek yolu sadece mutlakiyettir, her tür muhalefetin mutlak olarak ortadan kaldırılmasıdır.
Hoşgörüsüzlük kaçınılmaz olarak savaşa sürükler, hoşgörü ise barışa.

Tiranlık ve vahşet...
Hakikatı aramak ve onu kendi düşündüğü gibi ifade etmek asla suç olamaz.
Kimse bir inanca zorlanamaz.
İnanç özgürdür.
Despot bir mizacın ilk düşüncesi karşıt fikri baskılamak, sansürlemek ve susturmak olur.
Başkalarının fikirlerini gaddarca baskı altına almaya çalışanlar, kendi şahıslarına dönük her türlü muhalefete karşı daima fazlasıyla duyarlı olurlar.
Kudret mutlak kudrete, zafer zaferin kötüye kullanılmasına götürür.
Her türlü farklı düşünceyi devlete karşı suç olarak damgalarlar.
Dini ve siyasi ideolojinin diktatörlüğe dönüştüğü her sefer, tiranlık biçiminde yozlaşma laneti yeniden tekrarlanır.
Hangi fikir, farklı kanaatleri tek kalıba döküp düzene sokmak üzere şiddete başvurursa, o andan itibaren artık bir ideal değil, bir vahşettir.
Başkalarına zorbalıkla dayatıldığında, en temiz inançlar bile akla karşı işlenmiş birer günah olur.
Kendi hakikatinin içkin gücüne güvenemeyip kaba kuvvete başvuran bir fikir adamı, insanın özgürlüğüne karşı savaş ilan etmiş olur.
Devlete itaat edenler
ve devlet düşmanları...
İnsan özgürlüğünün baskı altına alınmasına isyan edecek bağımsız kafalar her zaman çıkacaktır.
Sırf bilek gücüyle dayatılmış bir ilke marifetiyle insanlığı iyi ve kötü diye, Tanrı’dan korkanlar ve sapkınlar diye, devlete itaat edenler ve devlet düşmanları diye, siyah ya da beyaz olarak bölmeye kalkışmak çok bayağı, çok gereksiz bir çabadır.
Ah, siz gözü körler;
Siz gözü kararmışlar;
Siz kana susamışlar;
Siz iflah olmaz sahtekârlar!
Hakikati ne zaman göreceksiniz?
Kitapları yırtılır, yasaklanır...
Tercihi, onu susturmaktan ibaret olmuştur.
Kitapları yırtılır, yasaklanır, yakılır, müsadere edilir.
Politik baskılarla yazma yasağı getirilir.
Ve o artık yanıt veremez bir hâle gelir.
Bugüne kadar kitlesel baskılardan kurtulmayı başaracak, şiddete başvuran tek adamlara karşı kişisel bir imanla kendi tek ve biricik gerçeğini savunacak bireylerin çıkmasına engel olacak kadar ağır bir barbarlık dönemi ve sistemli bir tiranlık hiçbir zaman olmadı.

Diktatörlükle dayatma...
Yeryüzünün tümüne diktatörlükle tek bir dinin, tek bir felsefenin, tek bir dünya görüşünün dayatılması mümkün olmamıştır.
Hiçbir zaman da mümkün olmayacaktır.
Zira akıl her zaman her türlü köleliğe karşı kendini korumayı bilecek, emredildiği üzere, onu sığlaştıracak ve renksizleştirecek, daraltacak, tektipleştirecek biçimde düşünmekten kaçınacaktır.
Ve bu fatihlerin tümü, kişisel hayalleriyle çok sayıda insanı kendileri için yaşamaya, hatta ölmeye seve seve razı olacak biçimde büyülemiş olmakla yetinmeyip, bunun yerine çoğunluğu bütüncüllüğe dönüştürme ve tarafsız kalanlara da kendi dogmalarını dayatma hırsına kapılırlar.
Kendilerine boyun eğenler, uyduları, ruhsal köleleri, her zaman her hareketin peşine takılanlar asla yetmez onlara.
Hayır, özgür olanlara, bağımsız kalmış az sayıda kişiye dedogmalarını tek geçerli gerçek olarak kabul ettirerek, onları da kendisine övgüler düzen kişiler ve köleler olarak görmek isterler.
Bütün despotluklar sonunda...
İnsanlık ne zaman uzun süreli bir barışın kaygısızca tadına varacak olsa, daima, tehlikeli bir iktidar sarhoşluğu merakına, savaş uğruna kanlı heveslere kapılır.
Lakin her selden sonra olduğu gibi, sular çekilmek durumundadır.
Bütün despotluklar kısa sürede eskir ya da soğur.
Bütün ideolojiler ve onların geçici zaferleri kendi zamanları içinde sona erer.
Bu nedenle yalnızca düşünce özgürlüğü fikri, fikirlerin fikri hiçbir zaman yenilmez, her zaman geri döner, çünkü ruh ebedidir.
Muktedirlerin ağzını kapatarak özgür ruhu mağlup ettiklerini sanmaları boşunadır.
Çünkü her yeni doğan insanla birlikte yeni bir vicdan doğar. Ve iktidarın bütün zorbalığına karşı düşüncenin mutlak bağımsızlığını savunur.
Hava kapalı ama...
Hava kapalı ama açacak...
Yağmurdan sonra iyi havalar beklenir.
Gürültüden sonra mutluluk sesleri...
Barış gelir ve kötülük sona erer.
İkisi arasında insan acı çeker.
* * *
Yukarıdaki satırları, Stefan Zweig’ın Vicdan Zorbalığa Karşı isimli kitabının sayfalarından toparladım.
Can Yayınları, çeviri: Zehra Kurttekin.
Bağımsız düşünce, eleştirel düşünce, düşünce özgürlüğü ve despotluk konularına ilgi duyanlara tavsiye ediyorum, ‘güncelliği’ni bunca yıl sonra koruyan bu kitabı...
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024