Hasan CEMAL
Önce, “Anayasayı bekleme odasına aldık” demişti.
Sonra, “Rejimi fiilen değiştirdik” dedi.
Son olarak da, kaymakamları Saray’a toplayıp buyurdu:
“Mevzuatı bir kenara koyun!”
Nereden baksan hepsi suç.
Sürekli suç işleyen, anayasaya, hukuka boş veren bir Cumhurbaşkanı var bu memleketin.
Geçen gün Murat Belge Taraf gazetesindeki köşesinde şu notlarıdüşmüştü:
Cumhurbaşkanı muhtarları toplayıp bildiri imzalayan öğretim üyeleri hakkında alçaklar gibi kelimeler kullandığında, “Bir Cumhurbaşkanı böyle konuşmaz” diye yazmıştım.
Ne var ki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan her gün, kendi bir gün önceki rekorunu kıran bir performans sergiliyor.
Bundan birkaç gün sonra, bu sefer kaymakamları toplayıp, “Mevzuatı bir kenara koyun,” dedi.
Cumhurbaşkanı alçaklar diye konuşmaz.
Ama “Böyle konuşmaz” diye yasa yapmak filan kimsenin aklından geçmemiştir.
Çünkü Cumhurbaşkanı olan bir kişinin belirli bir basireti olacağı ve böyle konuşmayacağı varsayılmıştır. Kaymakamlara söylediği ise alenen suç.
Bir ‘Cumhurbaşkanı’nın devlet memurlarını toplayıp onlara “mevzuatı boşverin” demesi görülmüş, işitilmiş bir şey değildir.
Ve bir suçtur.
Evet ‘suç’tur sevgili Murat.
Ne yapacağız, söyler misin?
Bu gibi soruları sana sorunca, biliyorum, yanıtın klasiktir:
“Yazmaya devam edeceğiz” dersin, “Başka ne yapabiliriz ki?..”
Ama o kadar çok suç işliyor ki.
Bazen boğulur gibi oluyorum çaresizlikten...
Yargı neredeyse onun elinde bir oyuncak hâline geldi.
Düğmeye bastı mı, savcılar harekete geçiyor.
Bu duruma, AKP’nin ‘kurucu babaları’ndan Bülent Arınç bile isyan etti:
Yargının içine düştüğü durum acıdır.
Bundan yargının kurtarılması gerekir.
Hukuk herkese lazım.
Sadece Can Dündar ve Erdem Gül hakkında açılan davalar da değil, bugün paralelle mücadele kapsamında açılan o kadar davalar var ki, üstüme cübbeyi yeniden geçirmeyi arzu ediyorum. Bunlar, silahlı terör örgütü diye başlayan, öğrencilerinin önünden alınıp götürülen kadın öğretmenlerle, iki aydır cezaevinden tutulan kadınlar... Yargının kendi içinde problemleri giderek arttı.
Hâkim ve savcıların adalet ve vicdandan başka birtakım korkularla hareket etmesi, bugün en büyük sorun...
(Bülent Arınç'ın açıklamalarının tamamını buradan okuyabilirsiniz)
Sorun orta yerde, bütün çıplaklığıyla duruyor.
Anayasa, hukukun üstünlüğü her Allah’ın günü delik deşik ediliyor.
Erdoğan ve yandaşları ise bu hukuksuzluğa anayasal bir kılıf giydirmenin peşindeler.
Böyle bir memlekette, yargı düzeni Saray tarafından boyunduruk altına alınmış bir memlekette, anayasa yapsan ne olur, yapmasan ne olur?..
Her şey Sultan’ın iki dudağının arasında.
‘Yeni anayasa’ymış?..
Yapmak istedikleri, yeni bir vesayet anayasası.
Erdoğan’ın ‘sivil vesayeti’ni anayasaya bağlamak, bubaşkan baba düzenini, bu despotluğu kendilerince meşrulaştırmak istiyorlar.
Mesele bundan ibaret.
Başına buyruk bir Sultan’a anayasal kılıf hazırlamanın peşindeler.
Sultan’la Saray medyası bunun tezgâhını kuruyorlar, o kadar.
Cizre’de yaşanmakta olan vahşet bodrumu gibi acılar da,beyaz bayrak çekmiş cenazelerini taşıyanlara açılan yaylım ateşi de onları ilgilendirmiyor.
Meral Danış Beştaş: Cizre'deki 'vahşet bodrumu'nda devlet kudretini ispatlıyor!
Hasan Cemal: İzleyin bu videoları…
Hatta bu acıların devam etmesi, kan gölünün daha da büyümesi galiba işlerine bile geliyor.
Bir dahaki seçimde -ya da ‘anayasa referandumu’nda- daha çok oy hesabı yaptıkları için öyle...
Saray yönetiminin sandık hesabıyla 1 Kasım’da tutmuş olan ‘savaş stratejisi’ni sürdüreceği anlaşılıyor.
Gören göz kılavuz istemez.
Uzunca zamandır her tarafta aynı soru soruluyor:
Ne olacak, nereye gidiyoruz?
Bilemiyorum.
Ağır basan karanlık...
Ama bir nokta kesin:
Kan ve gözyaşı durmayacak!
Bu arada, Suriye’deki iç savaşın Türkiye’yi daha kanlı tuzaklara çekmemesini ve son Sultanahmet katliamına benzer terör eylemlerinin büyük kentlerimizi vurmamasını diliyorum.
Umutsuz yaşanmaz ama...
Vaziyetler hiç de parlak değil.
Söyle sevgili Murat, ne yapalım yazmaktan başka, elimizden başka ne gelir?..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024