Hasan CEMAL
Diş ameliyatı oldum, yüzümün bir tarafı davul gibi şiş, morardıkça morarıyor.
Ağrı sızı...
Aldığım antibiyotik ve ağrı kesicilerden dolayı dağılmış durumdayım.
Her seferinde Doğan Akın’a telefon:
“Bugün yazı yok!”
Televizyonu açıyorum.
Karşımda, Tayyip Erdoğan!
Mutlaka vücut kimyamı bozan bir şey söylüyor.
Derhal oturuyorum yazıya.
İnternet gazetesinin bir kolaylığı var. Yazıya istediğin saatte oturuyorsun.
İster gece yarısı, ister sabahın köründe yaz yazını, bir tıkla gönder, yarım saat sonra T24’ün manşetindesin.
Gazete, yazılı basın böyle değildir.
İstediğin zaman yazamazsın öyle.
İlle de baskı saatine yetiştirmen gerekir, gecikirsen yazını koymazlar, ertesi güne kalır.
Yazılı basında tiraj düşüşünün bir nedeni de bu. İnternetin hızıyla yarışması olanaksız.
Ama yazı konum bu değil.
Dün de öyle oldu.
Doğan’a telefon:
“Bugün yazı yok, diş vaziyetlerinden dolayı...”
Televizyonu açıyorum.
Ömer Çelik konuşuyor.
‘Tarihi bir an’dan söz ediyor:
Binali Yıldırım’ın Davutoğlu’nun yerine gelmesi...
Alkış kıyamet, salon inliyor.
Binali Yıldırım kürsüde, konuşmasına bir Temel fıkrası ile başlıyor.
Gülüşmelerle birlikte alkış kopuyor.
Sonra televizyon kanallarında yorumcuları dinliyorum.
Hiç çatlak ses yok.
Tüm yorumcular ‘tarihi an’dan dem vuruyor.
Temel fıkrası yüzünden Binali Yıldırım’ın nüktedan kişiliğinin siyaseti yumuşatacağını, diyalog kapılarını açacağını belirtenler bile var.
Vücut kimyam ufak ufak bozulmaya başlıyor.
Bir tek Abdülkadir Selvi’nin bir cümlesi, meselenin bam teline dokunuyor:
“Kaptanlık koltuğunda her zaman Erdoğan oturdu, oturmaya devam edecek!”
Bu memlekette soru ve sorun burada düğümleniyor.
‘Erdoğan gerçeği’ni ıskalayarak, gözardı ederek yorumculuk havada kalıyor.
Yazıya oturuyorum yine.
‘Tarihi an’mış?..
Neden ki?..
Ne değişti ki tarihi an olsun?..
Davutoğlu gitti, Yıldırım geldi!
Tarihi an bu mu?
Güldürmeyin insanı.
Binali Yıldırım’ın ilk siyasi mesajı, terörle mücadele olmuş, bu da çok önemliymiş...
Allah Allah, sahi mi?
Yahu dalga mı geçiyorsunuz, başka ne diyecekti ki?..
Temel fıkrası ile konuşmasına başlaması, Binali Yıldırım’ın nüktedan kişiliğini gösteriyormuş...
Ee, ne olacak?
Yıldırım’ın mizah duygusu, bizim siyaseti yumuşatabilirmiş...
Allah Allah!
Hatta diyalog kapılarını açabilirmiş.
Daha fazlası kulağıma çalınıyor:
Binali Yıldırım’ın nüktedanlığı, espri anlayışı bizim siyasette ‘uzlaşma kültürü’ne katkı da yapabilirmiş...
Allahım sen koru aklımı, diyorum kendi kendime.
Saray’daki Sultan varken ne yumuşaması?..
Ne diyaloğu?..
Hangi uzlaşma kültürü?..
Kafayı mı yediniz?..
Saray’daki Sultan varken, ne yumuşama, ne uzlaşma, ne de diyalog olabilir.
Bir tek Sultan’a biat olur, o kadar.
Bir tek o kelle alır, kelle verir!
Binali Yıldırım törenine ilişkin yorumları televizyon kanallarında izlerken, bir kez daha söyleniyorum kendi kendime.
Gerçeklerden bu kadar kopuk, içi bomboş büyük büyük laflara hiç bugünkü kadar tanık olmadım.
Erdoğan ve iktidarıyla ilgili gerçekler söylenemeyince, medyanın haber merkezlerindeki korku iklimi bu kadar kesif hâl alınca, medya patronları ‘korku imparatorluğu’nun altına ezilince işte böyle oluyor.
Binali Yıldırım’ın nüktedan kişiliğiyle siyasette yumuşama, diyalog ve uzlaşma arasında bağlar kurulabiliyor.
Veyahut:
Davutoğlu-Yıldırım değişikliği tarihi bir an diye yorumlanabiliyor.
Bütün bunlar ne kadar hazin medya adına.
Biri de çıkıp diyemiyor ki:
Ha Ali Veli, ha Veli Ali!
Diyemiyor, çünkü korku dağları bekliyor.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024