Hasan CEMAL
Babylon’da cuma gecesi caz konserindeydim, Theo Croker’ı dinledim.
Cazla, yani ‘müziğin demokrasisi’yle başka dünyalara daldım.
Çok keyifliydi.
Genç insanlarla sohbet ettim.
İçim aydınlandı.
Bu yakınlarda bir belgeselini izlediğim Bob Dylan’ı, daha doğrusu yeni kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü’nü tartıştık.
Konu memleketin hâllerinden açılınca, üzerimizde karanlık bulutlar dolaşmaya başladı.
Genel bir karamsarlıktı uç veren...
Farklılıklara saygısız, kendi muhafazakâr ve dinci hayat tarzını herkese dayatmak isteyen, bunun için eğitimi imam hatipleştirme yolunda sistemli adımlar atan AKP iktidarını konuştuk.
Hayat tarzları konusundaki tedirginliğin derinliğini hissettiren şu soru kulağıma çalındı:
“Böyle bir ülkede evlenmek, çocuk yapmak akıl kârı mı?..”
Bu acıklı soru işaretinin çengeline takılı kaygılar içimi acıttı.

Vur davulcu vur!
Toplumun nasıl kutuplaşdığını, nasıl derin cephelere ayrılmakta olduğunu hissetmek istemiyorum.
İyi ki caz var!
Yine caza, ‘müziğin demokrasisi’ne (bu deyimin patentininSedat Ergin’e ait olduğunu yıllar önce itiraf etmiştim) dalıyorum.
Çılgın gibi çalan siyah davulcu bir an için de olsa kafamı boşaltıyor.
İyi de oldu.
Fena hâlde kanıyor Türkiye.
Kan ve ateş dalgası kabarıyor.
Zaloğlu Rüstem gibi yedi düvele posta koyan, pala sallayan bir iktidarla bir cehennem kuyusuna çekiliyoruz.
Çeşitliliği Babil Kulesi’ndeki gibi tek kalıba dökebileceğini sanan bir iktidarla kutuplaşma keskinleşiyor.
İnsanları torna tezgâhından çıkmışçasına tek tip yapamazsınız!
Hayattaki farklılıkların zenginlik ve yaratıcılık kaynağı olduğunu reddeden bir siyasal iktidar, devleti ele geçiriyor ve tarihin tekerleğini tersine çevirmek istiyor.
Değişik kültürler arasında ve aynı çatı altında diyalog ve etkileşim olmadıkça, barış ve huzurun mümkün olamayacağını bilmeyen bir iktidar bu...
Geleceğin ve gerçek istikrarın demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, siyasette olduğu gibi ekonomide de özgürlükçü bir düzenden, yaşam kalitesinin düzeltilmesinden geçtiğini unutmuş ya da öğrenmemiş bir iktidar bu...
Oysa ben uzun yıllardır aynı çatı altında, demokrasi, hukuk ve özgürlüğü ortak bir payda olarak benimsemiş bir Türkiye hayal ediyorum.
İnsanları torna tezgâhından çıkmışçasına tek tip yapmaya özenen bir Türkiye istemiyorum.
Farklılığı, çeşitliliği içeren, bunları çağdaş demokrasinin hukuksal güvencelerine bağlayan, daha güzel bir dünyayı amaçlayan bir bütünleşmeden yanayım.
Vur davulcu vur, olanca gücünle vur!
Bak, filozof devlet adamı Václav Havel, 2002’de New York Üniversitesi’nde yaptığı politikaya veda konuşmasında “Daha insancıl bir dünya”ya çağrı yaparken ne demiş:
“Bankacılar kadar şairlerin sesinin de güçlü çıktığı bir dünyadır daha insancıl bir dünya...”
Ben de hep hayal ediyorum böylesi bir dünyayı...
Farklılıkların saygı gördüğü, şairlerin, yazarların, sanatçıların horlanmadığı, seslerine kulak verildiği duyarlı bir dünya.
Bir özlem bu.
Bunun için ekonomik büyüme yetmiyor.
Kültüre yatırım da şart.
Farklılığın korku değil, zenginlik ve yaratıcılık kaynağı olduğunu insanoğluna anlatmanın yolu, iç dünyaları kültürle terbiye etmekten geçiyor çünkü.
Kimin milliyetçiliği daha iyi tartışmalarının aşıldığı bir dünyada yaşamak istiyorum.
Dil, din, inanç, köken ayrılıklarının artık bu yüzyılda insanları birbirinden ayıran duvarlar değil, köprüler olabileceği konusunda insanoğlunu ikna edebilmek için kültürü, demokrasi eğitimini önemsemek gerekiyor.
Farklılık, çeşitlilik kavga kaynağı olmasın istiyorum.
Bırakın, herkes kendi gibi olsun.
Öteki diye dışlanmasın.
Herkesin sana benzemesi gerekmiyor.
Zaten bu mümkün değil.
Vur davulcu vur!
Öyle vur ki, kafalar darmaduman olsun.
Bu dünya adaletsiz bir dünya!
Herkesin kendi olması özgürlüğünün tanındığı, saygı gördüğü bir dünya, daha güzel bir dünyadır, daha adaletlidir.
“Kendini tarif özgürlüğü”, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Macar romancı İmre Kertész’in sözüdür.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Hitler’in ölüm kamplarından,Auschwitz’den kendi kurtuluşunu, ana-babasının kurtulamayışını, Yahudilerin sevilmedikleri toplumlardaki yaşamını anlatır romanlarında.
Sürgündeki dil başlığını taşıyan bir yazısında uzun uzun “kendini tarif özgürlüğü” üzerinde durmuş.
Batı demokrasilerinde bile devlet otoritesinden kaynaklanan ayrımcılıktan dert yanıyor.
Toplumda kendini ayrıcalıklı görme illetinin, “öteki”ne üstün görme küstahlığının dem
“İnsan ruhunu kirleten tutum ve uygulamalar” diye şikâyet ediyor bu hastalıklardan...
Yakınmak çok haklı ayrımcılıktan, “öteki”ne düşmanlıktan, yabancı düşmanlığından...
Ya da bunların tam tersi, yani insanın kendi memleketinde dışlanmış duygusu tatmadan yaşayabilmesinin huzuru...
Kendi yurdunda sürgün olmadan, sürgün duygusu hissetmeden yaşayabilmesinin güzelliği...
Her zaman olmuyor.
Yaşamak için acı çeken insanların kaderi birçok yerde kolay değişmiyor.
İmre Kertész demiş ki:
“Siyasetle kültür birbirine düşman olmamalı. Kültürü boşlamış bir siyaset yalnızca despotizm, baskı, zulüm üretir.”
Vur davulcu, vur kardeşim!
İdeolojilerin insanoğlunu nasıl nefret ve yalanda yaşattığı, insanoğluna nasıl cehennem tuzakları kurduğu malum. Özellikle geçen yüzyıl tarihinin kanlı sayfaları bunlarla dolu.
Montesquieu’nün sözü ne güzeldir:
“Önce insanım, sonra Fransız!”
Bunu diyebilmek kolay değil, hem de milliyetçiliğin beşiği Fransa’da, milliyetçiliğin doğduğu çağda...
Ben de artık kimin milliyetçiliğinin daha güzel olduğu tartışmalarının yaşanmadığı, milliyetçilikten çok çeken, kana bulanan zamanların kepaze sayfalar olarak tarihe karıştığı bir dünyada yaşamak istiyorum.
Milliyetçi düşmanlıkların, önyargıların tümüyle aşıldığı, dinden, mezhepten, inançtan, dil, ırk ve etnik köken farklılıklarından kopan kavga ve çatışmaların mazi olduğu, akla gelebilecek bütün kanlı kopuşlardan geçerek olgunlaşmış, güzelleşmiş bir dünyayı özlüyorum.
“Kültürler arası keyifli diyaloglar” kurularak yaşanacak mutlu bir dünyayı...
Franklin Roosevelt’in bir zamanlar dediği gibi, ancak yasalar karşısında aynı, eşit hakları paylaştığımız zaman birbirimizin hayallerini paylaşabiliriz. Ve ancak birbirimizin hayallerini paylaştığımız zaman iç savaşlara girmek yerine kültürler arasında keyifli diyaloglar kurabiliriz.
Vur davulcu vur!
‘Müziğin demokrasisi’nin gereğini yap!
Senin davul bu kadar ses verdikçe, belki insanlar da farklı olanı, güzel olanı düşünmeye başlar.
Vur davulcu, vur kardeşim!
Kim bilir, belki biz de hayalleri paylaşmaya başlarız.
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024