Hasan CEMAL
Askerin son savunma hattı olmaktan uzaklaşmaya başlayan yargı, acaba bu kez ‘seçilmiş sivil otorite’nin, yani hükümetin son savunma hattı rolünü üstlenemez mi? Yargı bu kez asker yerine sivil iktidara hizmet arz etmeye başlarsa demokrasi ne olur?
Manşetleri okuyorum. Başbakan Erdoğan: “Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz.”
Ak Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik:
“Bürokratik cumhuriyeti, demokratik cumhuriyete dönüştürüyoruz.”
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ:
“Başbakan yaparsa yanlış yapar demek, darbeci kafasıdır.”
Sabah gazetesinin manşeti:
“Demokrasinin zafer gecesi!”
Manşetin altındaki spot:
“Seçilmişleri vesayet altına almak isteyen ‘atanmışlar’ın oyunu, Meclis’ten geçen MİT yasası değişikliğiyle bozuldu.”
İyi, güzel.
Biraz fazla heyecanlı ama olsun. Kâğıt üstünde kulağa hoş geliyor. Ama biraz durup düşünmek de lazım.
Seçilmişler-atanmışlar konusu, çok partili demokrasiye adım attığımızdan beri bizim siyasetin en önde gelen meselelerinden biridir.
Demokrasiyi ilgilendirdiği için öyledir. Çünkü demokrasilerde atamayla değil, seçimle gelenlerin son sözü söylemeleri esastır.
Oyunun kuralı budur.
Demokrasilerde atanmışlar, halkın oyuyla gelen ‘sivil otorite’ye tabi olur.
Bizde ise yıllarca tersi yaşanmıştır. ‘Askeri otorite’nin, yanına ‘yargı’yı da alarak, seçilmiş sivil otoriteyi kuşatıp siyaset alanını kendi ‘kırmızı çizgileri’yle nasıl daralttığına, demokrasiyi bu ülkede yıllar yılı nasıl ikinci sınıflığa mahkûm ettiğine dair sayısız örnek vardır tarihimizde.
Buna kısaca askeri vesayet sistemi diyoruz.
Bu sistemde yargının, Murat Belge’nin deyişiyle, askerin son savunma hattı olarak çalıştığı söylenebilir.
Uzun yılların gerçeği budur.
Fakat son yıllarda ‘askeri vesayet’ ciddi darbeler yiyerek gerilemeye başladı. Bunda hiç kuşkusuz yargı da önemli pay sahibi.
Yargı için artık ‘askerin son savunma hattı’ denemez.
Ama bir soru ya da sorun daha var: Askerin son savunma hattı olmaktan uzaklaşmaya başlayan yargı, acaba bu kez ‘seçilmiş sivil otorite’nin, yani hükümetin son savunma hattı rolünü üstlenemez mi? Yargı bu defa asker yerine sivil iktidara hizmet arz etmeye başlarsa demokrasi ne olur?..
Savcıların başlattığı MİT operasyonunu ben de eleştirdim. Siyaseten yanlış buldum. Ama bunun darbesel girişim olarak yorumlanmasına da karşı çıktım.
Bir de soru sordum:
Ya MİT’çiler bazı bakımlardan görev alanlarının dışına çıktılarsa?.. Olamaz mı?.. Hele geçmişi düşünürsek?..
Sözü uzatmak istemiyorum.
Seçilmişler-atanmışlar meselesi demokrasilerde önem taşır.
Ama eğer demokratik hukuk devletinde yaşıyorsak, seçilmişler mutlak çoğunluk da olsalar her istediklerini yapamazlar.
Demokrasi böyle bir rejim değildir. Demokrasilerde kulluk düzeni yoktur. Kimse kimsenin kulu kölesi olmaz bu rejimde.
Ve demokratik hukuk devletinde yargı, askeri otoriteye de, sivil iktidara da hizmet arz etmez.
Fethullahçı zinhar değil, Cemaat de değil, Camia...
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Medya Bölüm Başkanı Erkam Tufan Aytav’dan geçen hafta Gülen Cemaati konusundaki iki yazımla ilgili kısa bir açıklama aldım.
Şöyle:
“Örnekleri kendinden olan, başka hiçbir oluşuma benzemeyen bir sosyolojik hareket var önümüzde. Bu hareketin bir fikir mimarı var o da Sayın Fethullah Gülen. Bir de Sayın Gülen’in fikirlerine gönül vermiş insanlar topluluğu söz konusu.
Bu hareketin tanımlanmasında aydınlarımızın zorlandığını görüyorum.
Cemaat, Gülen Cemaati gibi isim koymalar hareketin sosyolojik yapısına uymamaktadır.
Bu sorunun cevabını Sayın Fethullah Gülen şöyle vermektedir: ‘Fethullahçı şeklindeki ifadelerden tiksinti duyuyorum, -cı, -cu türü sözlerden hiç hoşlanmıyorum. Cemaat lideri gibi yakıştırmalardan küfür işitmiş gibi rahatsız oluyorum.
Sadece müşevviki olduğum, eğitim faaliyetlerine gönül vermiş insanları cemaat şeklinde değerlendirmenin de yanlış olacağını düşünüyorum.
Sevgi, diyalog, hoşgörü, barış ve karşılıklı anlayış esaslarına dayanıp eğitim seferberliğine çıkan samimî insanların faaliyetlerini Gönüllüler Hareketi şeklinde ifadelendirmenin doğru olacağını zannediyorum.’
Sayın Fethullah Gülen böyle diyor.”
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Terörsüz Türkiye! İyi güzel, peki ya demokratik Türkiye?..
14.04.2025 - Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde hava olumlu
3.03.2025 - Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
28.02.2025 - Erdoğan "eyy TÜSİAD" diye bağırdı, polis anında başkanları topladı!
20.02.2025 - Yine CHP'nin önemi üzerine..
13.02.2025 - Dostluklar insanı ayakta tutar!
28.11.2024 - CHP'nin önemi
12.11.2024 - Terör ve şiddete lanet olsun!
24.10.2024 - Açık mektup!
27.08.2024 - Ortadoğu cehennemine Gazze'ye BARIŞ gelecek mi?
20.04.2024
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Ad Soyad Giriniz...
Hayatın kendisi şaka... Tarih bunun dışında mı kalacak...