Hayko BAĞDAT
Perşembe günü, Bugün TV’deki programımızda Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’yı konuk ettik.
İki saati aşan bir süre zarfında pek çok konu konuşuldu. Daha doğrusu o kadar süreye ne kadar çetrefilli mesele sığdırılabilirse hepsinden mevzu açıldı diyebilirim.
Fakat konuğumuzun benim için en ilginç beyanatı, internete sızan savunma görüntüleri hakkında söyledikleri oldu.
Dumanlı’nın avukatlarının görüntülü ifade kaydını mahkemeden talep etme hakları varmış. Ve bir kopya olarak alınmış da.
İkinci ve son kopya ise mahkeme arşivinde tutulmuş.
Fakat kaydın internette paylaşılması için servis edenler Ekrem Bey’in avukatları değilmiş ve bu konu hakkında suç duyurusunda bulunmuşlar.
Paylaşım sitelerinde izlediğimiz o kayıt tüm savunmanın kısa bir bölümünü oluşturuyormuş.
Ekrem Bey’in iddiasına göre görüntülerin tamamı Ankara’ya yollanmış ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kaydı izlemiş.
İzledikten sonra da çok sinirlenmiş. İşlerin yolunda gitmediğini düşünerek etrafındakileri paylayıvermiş.
Davaya bakan savcı karar sonrası “tutuksuz yargılama” kararına itiraz ederek Dumanlı’nın tutuklanmasını talep etmiş. Twitter fenomeni Fuat Avni de Ekrem Bey’in bu iddialarını teyit eden paylaşımlarda bulunmuş.
Öyle olmuş, böyle olmuş falan filan.
Masal okur gibi okuyorsunuz değil mi?
Normal ile olan ilişkimizin ne kadar koptuğunun farkında mısınız?
AKP, CHP, MHP, HDP…
Hangi partiye yakınlık duyuyorsanız duyun.
Yukarıda yazdığım bu iddialar için “olur mu kardeşim öyle şey, mahkeme bir gizli kaydı Cumhurbaşkanı’na yollar mı hiç, Cumhurbaşkanı bağımsız ve tarafsız hâkimlere, cumhuriyet savcılarına etki edebilir mi, kimin tutuklanıp kimin serbest kalacağına dair bir yorumda veya etkide bulunabilir mi, burası guguk devleti mi” diye düşüneniniz olmadı sanırım.
Çünkü hepimiz biliyoruz ki artık bu memlekette olur böyle şeyler.
Hattâ olmaması eşyanın tabiatına aykırı neredeyse.
Bütün bu meseleler bana gençliğimde büyüklerimizden dinlediğimiz bir anekdotu hatırlatıyor.
Azınlık okulları veya kiliseleri veya vakıfları ile ilgili bir sorun olduğunda Ankara’ya bizim yöneticilerden heyetler giderdi.
Sorun dediğim de “kilisenin çatısı su sızdırıyor, izolasyon yapabilir miyiz” kıvamında dertler bu arada.
Vakıflar Müdürlüğü ve benzeri kurumlarla toplantılar yapılırdı.
Fakat rivayet edildiğine göre görüşülen tüm kamu görevlileri bizimkilere boş gözlerle bakıp dinler gibi yaparlarmış. Heyet ise beraberinde getirdiği dosyayı masanın üstüne bırakıp İstanbul’a döner, iki gün sonra gelecek cevabı beklermiş.
Konunun muhatabı gibi görünen bürokrat sadece bir aracıymış çünkü.
Asıl cevabı verecek olan başka bir yapıymış.
İçinde Genelkurmay’dan, MİT’ten, Emniyet’ten, Dışişleri’nden, İçişleri’nden temsilciler bulunan ve azınlıkların nefes alış verişini belirleyen bir komisyon söylermiş son sözü.
Anayasa, hak, hukuk, Lozan falan hak getire. O çatının tamir edilmesi devletin güvenliği için risk oluşturuyor mu diye incelenmeye muhtaç olurmuş. (Bu arada bu komisyon hâlâ faaldir.)
Erdoğan’ın durmadan şikâyet ettiği “Eski Devlet” böyle çalışırmış.
Elinizi vicdanınıza koyup cevap verin şimdi?
Şu son örnek üzerinden gidelim.
Dumanlı’yı gazeteden alan polisin, sorgulayan savcının, yargılayan hâkimin gözleri de biraz boşluğa bakmıyor mu?
Hepsinin suratına dikkatlice bakarsak Erdoğan’ın suretini görmüyor muyuz?
Televizyonda geçen altyazılardan yayında kahkaha atan kadın sunucuya kadar dert edinen yeni Milli Şef’imiz hayatımızın başka hangi alanlarına girmiş durumda?
Adliye koridorlarında, karakol odalarında, zabıta araçlarında, ihale dosyalarında, imar planlarında, televizyon mikrofonlarında, gazete satırlarında, Cuma hutbelerinde, okul sıralarında…
Bütün devlet bize hikâyedeki gibi boş boş bakmıyor mu? Son sözü söyleyecek olan gerçekten bir başkası değil mi?
Neredeyse Erdoğan’ın o çok sevdiği şarkıyı mırıldanıyoruz milletçe artık.
“Bana her şey seniii hatırlatııyooorrr.”
Twitter:@haykobagdat
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024