Hilâl KAPLAN
Mevzumuz annelik; erkek okurlar az kenara çekilirse hanımlarla dertleşeceğiz.
Biri nerdeyse 3 yaşında olan, diğerine de nasipse martta kavuşacağımız iki oğlan annesiyim. O yüzden payıma düşen kadar tecrübeden bana kalanları paylaşmak istedim.
Öncelikle annelik, bence de Allah aşkına en yakın var olma hali olsa gerek. Duygu demiyorum zira onu kapsayarak aşan, ontolojik bir boyut annelik. Adına fedakârlık bile demeyi aklınıza getirmeden kendinizi verdiğiniz, benliği unutturacak derecede derin bir adanmışlığı ansızın beraberinde getiren, kadına sınırlarını kendinin bile bilmediği bir güç katan annelik.
Bununla birlikte, yarısı vehim yarısı suçluluk olan bir duygu dünyasını da beraberinde getiren annelik... "Acaba"larla "keşke"ler arasında salınan, evet, çok da kendimizi kaptırmamamız gereken bir dünya orası.
"Acaba dışarıda çok mu kaldık da hastalandı?" ya da "Keşke oraya götürmeseydim" gibi buraya en yüzeysel örneklerini yazdığım ama anne olanın daha 'derin' olanlarının hangileri olduğunu okurken bile anladığı sorularla örülü bir zihin dünyası.
Maalesef çoğu kadın bu dünyaya kendini kısa veya uzun sürelerle kaptırıyor. Zira şu sıra maruz kaldığımız kitaplardan programlara, fenomenlerden uzmanlara herkes sadece soruları çoğaltıyor. Her şeyin en iyisi, en sağlıklısı, en organiği, en hijyeniği, en eğiticisi, en kapsamlısı, en önde geleni, en en en...
Annelik gibi günümüzün "başarı" kıstaslarına vurularak ölçülmesi 'caiz' olmayan bir ayrıcalığı âdeta profesyonel bir meslek kategorisine indirgeyen zehirli bir yaklaşım bu. Bu yüzden bir sürü anne adayı veya anne ya nevrotik biçimde endişelere gark oluyor ya da ne yapsa kendini yetersiz hissediyor. Bu da suçluluk ve/ veya öfkeyi beraberinde getirerek kısır döngüyü tamamlıyor.
İlk hamileliğimde kendimi bu akıma kaptırdığım doğrudur. Ancak kısa zaman içinde bunun annelik içgüdüsünü tamamen bastıran, anneyi mekanik düşünmeye zorlayan, salt tüketime kışkırtan ve neticede bebekten de anneden de önce 'piyasa'ya fayda sağlayan bir süreç olduğunu fark ettim. Ondan sonrasında, hem vicdanen hem de fiziken daha mutmain bir deneyim yaşadığımı söyleyebilirim. Buradaki anahtar kelime mutmain. O yüzden her şeyden önce sizi her şeyin en mükemmelini arayıp bulmaya -sanki öyle bir şey varmış gibi- zorlayan zincirlerinizden kurtulun derim.
Bir de rica ederim instagram gibi sosyal mecralardaki, üzerinde hiç kusmuk lekesi olmayan, gözaltları morarmamış, tek gram fazla kilosu olmayan, bebekleri sanki hiç ağlamayan, muntazaman uyuyan anne imajı çizen sahte profillerden uzak durun. Görüntü zaten yanıltıcıdır da, annelik söz konusu olduğunda çok daha yanıltıcıdır. Bunlardan birinin psikoloji diploması olmamasına rağmen diploması olduğunu söyleyerek, millete ücret karşılığında 'psikolojik danışmanlık' verdiğinin yeni ifşa olduğunu da hatırlatayım. Aman diyorum.
Neticede hanımlar, annelik, kadınların her açıdan ayrımcılığa uğradığı şu yalan dünyada, sadece bizim söyleyebileceğimiz bir şarkıdır. Tadını çıkara çıkara raks etmeye bakalım, gerisi iyilik güzellik...
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019