Hüseyin GÜLERCE
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) önemli bir parti midir? Kürt sorununun çözümünde BDP'nin bir rolü olabilir mi?
Yeni anayasa hazırlanmasında BDP'nin, toplumsal mutabakata dâhil olmasının bir anlamı, faydası var mı? Ben bu üç soruya da "evet" cevabını veriyorum. Tabii, bunun için BDP'nin PKK vesayetinden, hatta PKK esaretinden kurtarılması lazım. BDP bunu kendisi yapamaz. Çünkü KCK, PKK, BDP iç içe geçmiş yapılardır. Bu üçlü yapı ayrışmadan, BDP, gerçekten Kürt sorununun çözümünde bir aktör haline gelemez.
Krizler, bazen büyük fırsatları getirir. Kriz, iyi yönetilirse fırsata dönüşür. Terör örgütü, Doğu ve Güneydoğu'da evet, şiddet ve baskı yoluyla halkı sindirmiştir. Bu tespit, BDP'ye neden oy verildiğinin tek izahı olamaz. Ama kabul etmeliyiz ki, şiddet; PKK'nın, seçmen tabanını "ikna" etmesinde epey etkili olmaktadır. "Biz direnmesek, şiddet uygulamasak, kafa tutmasak, 'bunlar' Kürt sorununu çözmezler" gerekçesine inanan çok insan var.
Kürt sorunu var mı yok mu tartışmasına girmeyeyim. Kısaca şunu söyleyeyim: PKK terörü, Kürt sorununun çözümünü engelliyor, Kürt sorunu da, Kürt vatandaşlarımızın problemlerinin çözümünü engelliyor... Mesela, hükümet Güneydoğu'ya en büyük yatırımları yaptı/yapıyor, dil ve kültürel haklar konusunda da pek çok iyileştirme yapıldı ama bölgede en çok oyu yine BDP alıyor. En fazla belediye başkanlığını BDP kazanıyor. Çünkü siyasi Kürt hareketi, özellikle KCK organizasyonlarıyla gençlerden ve kadınlardan kendine önemli bir taban hazırladı. Mahalle mahalle, sokak sokak örgütlenmeye gidildi. "Hücre çalışmaları" ile liselerde hâkimiyet kuruldu. İlköğretime kadar inen ciddi bir yapılanma var. İstediğiniz hizmeti götürünüz, vatandaşın her derdini çözünüz, yapılan hizmetlerin, o insanlar için hiçbir anlamı yoktur. İşte Hakkâri. Pilot bölge olarak seçilmiş, ikna kampları bile kurulmuş.
Devlet, asayiş ve emniyet için vardır. Terör örgütü, Güneydoğu'da devletin zaafa uğradığını ilan etmek ve AK Parti'nin karizmasını çizmek için son bir hamle yaptı. BDP de ona çanak tuttu. Diyarbakır Silvan'daki pusuda 13 askerimizin şehit edilmesi, artık meydan okuma zamanının geldiğinin ilanıydı. Aynı gün Demokratik Toplum Kongresi'nin "demokratik özerklik" ilanı, "Özerk Kürdistan"ın da, taslak olmaktan çıktığının ilanıydı.
Devletten, milletten, hepimizden bu kafa tutmayı seyretmemiz, buna rıza göstermemiz, boyun bükmemiz istendi. PKK, KCK, BDP üçlüsü, böyle davranırken, ne 12 Eylül 2010 referandumundaki "evet"i anladı ne de 12 Haziran 2011'de AK Parti'nin yüzde 50 oyla yeniden iktidara gelmesini okuyabildi. Nasıl Ergenekoncular, yeni Türkiye'yi anlayamadıysa, bunlar da anlayamadı...
Terörle mücadelede "yeni dönem"i de, 1990'lara geri dönmek zannettiler. Şimdi bizim sözümüz BDP'ye. BDP, terörle mücadelede yeni bir dönemin başladığını kabullenmemekte direniyor. BDP'nin içinde şüphesiz herkes böyle değil. Fakat vesayetten/esaretten kurtulmak çok zor. Seslerini yükseltemezler ve şiddetle, yani PKK ile aralarına mesafe koyamazlar. Bence onları zorlamanın da anlamı yok.
Onları, Kürt sorununun çözümünde makul çizgiye getirecek olan, terörle mücadeledeki yeni dönem olacaktır. Terör örgütü zayıfladıkça, BDP'nin sivil konumu güçlenecektir. İpotekten, vesayetten kurtulmuş "Yeni BDP" ancak o zaman Meclis'te bir değer ifade edecektir. Yeni anayasa için elini taşın altına koyan, gerçek bir toplumsal mutabakat için anlamlı bir destek veren yeni BDP'ye, Türkiye'nin ihtiyacı var. Yeni BDP; ırkçılık yapan, sadece Kürtler üzerinden siyaset düşünen, vesayet altına sokulmuş bir parti değil, Türkiye'nin partisi olmayı önemseyen ve Türkiye'nin temel meseleleri için sadece demokrasi içinde çözüm arayan bir parti olabilir. İşte o zaman ismindeki "barış" ve "demokrasi" kelimeleri de bir samimiyet zeminine kavuşur.
BDP'liler bunu başarabilir mi? Başarmalılar, çünkü önlerinde başka yol yok...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 6 maddede İstanbul seçimi
9.05.2019 - Bahçeli, neden açıklama ihtiyacı duydu?
2.05.2019 - Aklımda İstanbul, ufkumda büyük düzlük…
18.04.2019 - İmamoğlu-medya patronları…
11.04.2019 - Bir kalkışmanın daha taşları döşeniyor
4.02.2019 - Sandığa gidişimizden korkuyorlar…
28.03.2019 - Yavaş yavaş gidiyor…
14.03.2019 - Akşener’in çamuru Erdoğan’a yapışmaz
9.02.2019 - Trenden inenlerle yeni parti mi?
9.02.2019 - Ya oğlu babasını savunuyorsa
1.02.2019
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yaşar Kibar
Sanırım Hilal hanım atlamış veya o kadar önemsememiş ama ali Bulaç ın 22 temmuz seçimlerinden bir gün önceki yani 21 temmuz günmkü zaman gazetesindeki yazısı bu bağlamda tam anlamıyla ibretliktir. Konuyla ilgilenenler bu yazıya bakabilir, Ali Bayrmoğlu gibi sol tandanslı bir çok demokrat, bu seçimlerin demokrasi açısından tarihi önemine vurgu yaparken, beyefendinin yaşanan onca darbe girişimi, muhtira gibi olaylara hiç değinmeyen sözümona tarafsız uslubu ve centilmenliği (!)ni görebilirler.