Hüseyin GÜLERCE
MHP lideri Devlet Bahçeli önceki gün Gülen cemaati ile ilgili ilginç bir çıkış yaptı. Olağanüstü kurultay isteyenlerin, MHP’yi CHP’lileştirme peşinde olduğunu söyleyen Bahçeli, “Bunların içinde birisi vardır ki, hepiniz göreceksiniz, Fethullah Gülen hareketinin siyasi figürü olarak MHP’de görevlendirme meselesidir. Bu da ne ona ne de başkasına fayda getirmez. Herkes aklını başına alsın”
Dikkatler üzerine çevrilince Akşener hemen bir açıklama yaparak; “Hiçbir Cemaat, tekke ve grupla ilişkim olmaz veya irademi 3. kişilere teslim etmem. Zaten Cemaat diye bir şey kalmadı, dağıldı” dedi.
Bir açıklama da F. Gülen’in avukatından geldi: “MHP’nin kendi iç meselesi olan Genel Başkanlık adaylığı konusuyla müvekkilim Sayın Gülen’in doğrudan ya da dolaylı hiçbir ilgisi yoktur. Haksız ve mesnetsiz bu değerlendirmenin düzeltilmesini temenni ediyoruz.”
Bahçeli’nin çıkışı MHP’nin geleceği ile mi, yoksa Paralel Devlet yapılanması’nın geleceği ile mi ilgilidir? Sayın Bahçeli, son üç seçim atmosferinde F. Gülen aleyhinde tek laf etmemeye özen gösterdi.
Aslında Bahçeli’nin başında olduğu MHP yönetimi ile F. Gülen’in arası hiçbir zaman iyi olmadı. Vaziyet perde gerisinde idare edildi. Nitekim altı ay kadar önce Bahçeli, “Fethullah Gülen Cemaati ile biz her zaman mesafeli olmuşuzdur. Onlar da bizi fazla sevemediler” demişti. (20 Mayıs 2015, Milliyet)
12 Eylül 2010 referandumu öncesinde MHP hayır oyu isterken, Gülen “Mezardakiler bile çıkıp evet deseler yeridir” deyince, Bahçeli kendisini tutamamış ve 2 Ağustos 2010’da Manisa’da şunu demişti:
“Siyasi tarihimizde son dönemde cemaat ve tarikat liderlerinin siyasete çok fazla karıştıkları görülüyor. Fethullah Gülen Bey mezardan kaldırıp oy kullandıracağına, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelerek 12 Eylül’de oy kullanması daha hayırlı olur diye düşünüyorum.”
MHP- Gülen Cemaati çatışması asıl 2011 seçimleri öncesinde yaşandı. Bazı MHP’li milletvekili adayları ve yöneticileri ile ilgili cinsel içerikli kasetler servis edilip istifalar olunca, Bahçeli dikkatleri “okyanus ötesi”ne çevirdi.
Önce 4 Mayıs 2011’de Ankara’daki aday tanıtım toplantısında konuştu, “Okyanus ötesinden yönlendirilen internet sitelerinin kara çalmasıyla yüz yüzeyiz” dedi. Ardından 8 Mayıs’ta İstanbul adaylarının tanıtım toplantısında açık adres verdi: “Okyanus ötesinden kumandalı internet siteleri, fitne tohumlarını saçmaktadır. Okyanus ötesi fetva makamlarının ve içerideki uzantılarının da tahrik ve provokasyonlarının menzilinde siz de varsınız...”
F. Gülen, 10 Mayıs 2011’de bunlara cevap verdi: Gülen, Bahçeli’nin sözleri için “insafsızca karalamalar, kin ve nefrete dayanan isnat, iftira ve saldırılar” dedikten sonra ekledi: “Onlar ‘bir tokat da oradakine (okyanus ötesindekine) vuralım!’ deseler de biz onlara tokatla mukabelede bulunmayız.” Gülen’e en çok dokunan ise Bahçeli’nin televizyon kanallarında söyledikleriydi. Avukatları vasıtasıyla 26 Mayıs 2011’de mahkemeye dilekçe verip Bahçeli’nin kınanmasını istedi.
Dilekçede Bahçeli’nin, Fethullah Gülen’i kamuoyuna; “Türkiye üzerinde ileri hedefleri olanlara zemin hazırlayan”, “Terörist başı ile beraber hareket eden”, “Türkiye’nin yaşadığı rahatsızlıkların kaynağında yer alan” bir kişi olarak sunduğu belirtildi. İşe bakın ki, Bahçeli’nin bu ifadelerinin tamamı, bugün Paralel Devlet Yapılanması ile mücadelenin gerekçeleridir...
Sayın Bahçeli, böylesine ters düştüğü, eleştirdiği Gülen’le ilgili şimdi peşpeşe davalar açılırken, son yerel ve genel seçimlerde destek hesabıyla sessiz kalmıştı. 7 Haziran seçimlerinden sonra, Zaman gazetesi ve Samanyolu televizyonunda Gülen cemaati, ısrarla, inatla önce CHP-MHP-HDP, sonra yumuşatıp MHP’nin dışarıdan desteklediği CHP-HDP restorasyon hükümeti kurulmasını istedi. Bahçeli, bu konuda hep CHP’ye cevap verdi. Ama HDP ile MHP’yi asıl yan yana getirmeye çalışan Gülen cemaatine dönüp tek laf etmedi.
Acaba son şaşırtıcı çıkışıyla Bahçeli, MHP kongresinden sonra, Paralel Devlet Yapılanmasıyla mücadelede yerini almaya mı çalışıyor?
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019