Hüseyin GÜLERCE
Osmanlı'nın parçalanması, bugünkü vatan topraklarının on katını kaybetmemiz, bizim aydınımızda derin bir travma meydana getirdi. Yaşanan travma sonucu iki ana aydın akımı oluştu.
Biri “Her şeyin çaresi Batı’dadır. Muasır medeniyet seviyesi Avrupaî yaşam tarzıdır. Onlar gibi düşünmeden, yaşamadan medeni olamayız” diyenlerdir. Bu zihniyet sahipleri kendi değerlerimizi hor görmüş, İslam’ın bizi geri bıraktırdığına inanmış, “din vicdandadır, sen kalbine bak” deyip geçmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında CHP’nin tek parti uygulamalarında, ezanın aslının yasaklanmasından, cemaati kalmadı gerekçesiyle camilerin satılmasına kadar baskılar yapılmış, din korkusu pompalanmış, dinini yaşamak isteyen mütedeyyin büyük kitle düşman ilan edilmiştir. “Gerici, yobaz, laiklik düşmanı” ilan edilen bu büyük çoğunluğun desteklediği partiler kapatılmış, Başbakan asmaya kadar gidilmiştir. Batıcılığın tahkimi için seralarda “CHP zihniyetli aydın” yetiştirilmiş, idare onlara teslim edilmiştir.
Üniversitelerde milli ve yerli kültüre sırt çevrilmiş, sadece Batı’nın kültür ve ilim dünyası kaynak alınmıştır. Bu aydınlar, Kur’an meali okumayı bile kendi kalitelerine yakıştıramamıştır.
Sırf millet yeniden İslam’ı önemser, kapıyı aralarsak, bu millet Müslümanlığını hatırlar diye darbelerle tahkim edilmiş bir vesayet sistemi kurulmuştur.
Dolayısıyla vesayetin aydınları, bürokrasisi, yargısı, silahlı kuvvetler içinde cuntaları, üniversiteleri, medyası, sivil toplum kuruluşları olmuştur.
Bu kesim halen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında kenetlenen yüzde 52’lik çoğunluğa karşı müsamahasızdır. Bütün hınçlarını Erdoğan’dan çıkarmak istemektedirler.
Ülkenin sahibi olarak kendilerini gördükleri için AK Parti’nin 15 yıllık iktidarını bir türlü hazmedemiyorlar. Batı hayranlığı onları Batılılarla beraber Erdoğan düşmanlığı ile doldurdu. İnanınız, şakağına tabanca dayayıp Erdoğan’ı öldürseler bu aydınlar zerrece üzülmezler.
Bir aydın zihniyetinin sonunda gelip dayandığı yere bakar mısınız?
İkinci aydın kesimi, Demokrat Parti’nin son dönemlerinden itibaren, özellikle 1960’lardan sonra yetişen ve başlangıçta Türkiye’nin yabancılaştırılmasına karşı bir tepki hareketinin içinde filizlendi. Milli Görüşü ve ülkücü çizgiyi siyasete taşıyan tepki hareketinin uzun hikâyesini anlatmayacağım.
Gelişerek, çeşitlenerek bugün referandumda AK Parti ve MHP ile yolları birleşen aydın kesiminin geldiği nokta şudur: Çıkış yolu, Avrupaî yaşam tarzını modernlik kabul etmekten geçmiyor.
Bu ülkenin uyuyan devi; Avrupaî yaşam tarzını benimsemiş, geliri yüksek, doktoralı, TÜSİAD’lı ve özgül ağırlığı laik çekirdekten oluşan kesimler değildir. Zaten onlar hiç uyumadılar ve siyasette de denemelerini yaptılar, boylarının ölçüsünü de aldılar…
Bu ülkenin uyuyan devi; milleti gibi düşünenler, Müslümanlığı, “bizi cihan devleti yapan ruh ve dinamizm” olarak bağrına basanlar, yerli ve milli olmayı savunanlar ve sadece millete yaslananlardır...
Bu kesimdeki aydınların içinde elbette vefasızlar ve zaafları olanlar var.
Bazıları, her şeyin en doğrusunu bildiğine inanıyor ve kendilerini çok önemsiyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendilerini muhatap almasını istiyorlar. Bekâra hanım boşamak kolay, Erdoğan’ın yaşadığı sıkıntıların binde biri için bile empati yapmaya yanaşmıyorlar.
Kimileri kibirlerini, tevazu kokan elbiseleri ile örttüklerini zannediyor. Erdoğan’ı eleştiriyor ama tek cümlelik eleştiriye tahammülleri yok…
Kimileri sivil toplum adı altında Türk dış politikasına emrivakilerle sıkıntılar yaşatıyor ve sonra da zeytinyağı gibi yine üste çıkıyor.
Kimileri de cemaatlerinden menkul kıymetleriyle ülkeyi yönetmeye kalkıyor, kalktılar...
Yazarlar
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019