Hüseyin GÜLERCE
Toplumun sosyal dokusuna ve siyasete yansıyan somut bir farklılık/ayrışma var: Yaşam tarzı farklılığı…
Bugün Batılı yaşam tarzını benimseyenler ile mütedeyyin olmayı tercih edenlerin ayrı dünyaları var. Kestirmeden söyleyelim, laik-dindar ayrışması…
Yaşam tarzı farklılığı, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri var. Kendini Batılı, “laik-aydın-ilerici” gören kesim, başta bu ayrışmayı önemsemedi. Zira bir statüko vardı ve yönetim/güç vasıtalarının tamamı kendi ellerinde, kontrollerindeydi. Bizim vesayet sistemi dediğimiz, seçilmişlerin atanmışların kontrolüne girdiği ve sivil-asker bürokrasinin, emniyet sübabı olarak tahkim edildiği bir rejim kurdular.
Başta eğitim sistemi, iş dünyası, medya, üniversiteler, yargı/üst yargı, sendikalar, sanat/kültür dünyası velhasıl toplumu, yönetimi etkileyen her kurum, vasıta milletimize Batılı yaşam tarzını dayatıyordu. Devlet adına, millete dayatılan bir din anlayışı vardı.
Zorbalık vardı, baskı vardı, aşağılama, dışlama, horlama, ikinci sınıf insan muamelesine uğratma, ötekileştirme vardı.
1968 yılında üniversiteye girdim. İstanbul Üniversitesinde ve Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’nda okudum. O yıllarda gençliğe şu hâkim olmuştu: Solcu değilsen insan sayılmazsın…
İşte o dönemde, bugünün Cumhur İttifakı’nın siyasî zeminini de inşa edecek gençlik hareketleri başladı. Ülkücüler, MTTB, Mücadeleciler milli ve manevi bir set oluşturdular.
Vesayet rejiminin ummadığı bir tablo oluşmuştu. Milli ve manevi uyanışın, kendi değerlerimize bağlı yaşama talebinin, “laik rejime bir tehdit oluşturduğu” gerekçesine sarılarak 27 Mayıs 1960’da darbeler dönemini başlattılar.
Menderes’i, (hatta başlarda Demirel’i de), Özal’ı ve Erdoğan’ı, mütedeyyin kitleyi cesaretlendirmekle suçladılar. Unutmayalım, 30 Temmuz 2008’de AK Parti, Anayasa Mahkemesi tarafından “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmakla” cezalandırıldı.
Yaşam tarzı farklılığı, AK Parti döneminde Erdoğan’ı hedef alan bir iktidar inatlaşmasına dönüştü. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminden itibaren vesayet bütün adamlarını cepheye sürdü. Batı, bu inatlaşmaya, Erdoğan düşmanlığı üzerinden katıldı.
Avrupa Birliği ve ABD, Türkiye’deki dayanaklarını kaybetmenin telaşı ile zaten hep darbeleri gizli olarak organize etmiş, açık olarak de desteklemişti.
En son 15 Temmuz ihanetini sahnelediler. 40 yıldır hazırladıkları Fetullah Gülen’i en büyük ihanetin taşeronu yaptılar.
Yaşam tarzı farklılığında gücü elinde bulunduranlar ilk defa 15 Temmuz’da tökezlediler. Diriliş ruhu, milli ve yerli olma mecburiyetini getirdi.
24 Haziran’dan beri Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile her şey değişti.
Belki de kader planında milletimize, Cumhurbaşkanı Erdoğan eliyle sunulan bir fırsat var.
Laik kesim, vesayet sistemi ile güç elindeyken zorbalık yaptı, milletin ezanı ile başörtüsü ile imam hatipleri ile uğraştı. İnsafları yoktu, vicdanları yoktu, merhametleri yoktu. Gönülleri yıktılar geçtiler…
Milletin değerleri ile çatışırken o dönemde PKK ve FETÖ tehditleri büyüdü, alenen Batı/Haçlı himayesine girdi.
15 Temmuz’dan beri ise tersi var. Mütedeyyin insanların sahiplendiği Cumhur İttifakının iktidarı iş başında.
Elimizdeki fırsat çok büyük.
Biz onların yaptığının tersini yapmalıyız.
Yaşam tarzı farklılığını asla ayrımcılık, ötekileştirme ve husumet sebebi yapmamalıyız. Şefkati, merhameti, hoşgörüyü, kucaklamayı, affediciliği öne çıkarmalıyız.
Tarihin ve kaderin önümüze serdiği fırsatı; büyük kucaklaşma, ileri demokrasi ve Büyük Türkiye adına değerlendirmek zorundayız…
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019