İbrahim Kahveci
Turgut Özal’ın “dışa açık ekonomi modeli” ile bugün “dış açığa dayalı ekonomik modelimiz” arasında epey fark var.
1983-1991 yılları arasında 9 yıllık ANAP iktidarı döneminde tam 130 milyar dolar ithalatımız olmuş. Aynı dönemde ihracatımız ise, 88,3 milyar dolar seviyesinde karşılık bulmuş. Böylece 9 yıllık dış ticaret açığımız 41,8 milyar dolar, yıllık ortalama dış ticaret açığımız ise, 4 milyar 641 milyon dolar olarak gerçekleşmiş.
Gelelim 1992-2002 kayıp yılara...
Toplam ithalat: 437,5 milyar dolar.
Toplam ihracat: 268 milyar dolar
Dış ticaret açığı: 169,5 milyar dolar
Ve yıllık ortalama dış ticaret açığı: 15 milyar 409 milyon dolar.
***
Biliyorsunuz ki, ekonomik büyüme ile dış ticaret açığı arasında ülkemiz açısından yakın bir bağ var. Hatırlarsanız 1993 yılında 14 milyar 072 milyon dolarlık dış açık bizi 94 yılında krize sürükledi. Keza, 2000 yılındaki 26 milyar 728 milyon dolarlık dış açık sonrasında da 2001 krizini yaşadık.
1983-1991 arası 9 yılda Türkiye sabit fiyatlarla yüzde 54,4 büyüme gerçekleştirmiş. Bu oran yıllık yüzde 6,0 büyümeye karşılık geliyor.
Yeniden tekrar edelim:
Yıllık ortalama %6,0 büyümeye karşılık 4,6 milyar dolar dış ticaret açığı oluşmuş.
Gelelim kayıp yıllara...
1991-2002 arasında toplam büyüme %37,0. Yıllık ortalamaya vurduğumuzda ise, büyüme %3,4 oluyor. Buna karşılık yıllık dış ticaret açığımız 15,4 milyar dolar.
***
Şimdi gelelim 2003-2017 yıllarına. Öncelikle şu noktayı belirtelim: Bu yıllar arasında milli gelir hesabı iki kez revize edilerek kağıt üzerinde ciddi oranda artırılmıştır.
1998 baz fiyatına göre;
2002-2015 arası büyüme oranı %81,0. Ve yıllık ortalama büyüme oranı %6,2. Ama son hesapla bu eğişti.
2009 baz fiyatına göre;
2002-2017 arası büyüme oranı %131,3. Ve yıllık ortalama büyüme oranı %8,8 oranına çıktı.
Bir hesap değişimi ile büyüme oranlarının nasıl değiştiğini galiba bu tablodan daha iyi hiçbiri veremez.
Gelelim dış açığa:
80’li yıllarda yıllık4,6 milyar dolar olan dış açık,
90’lı yıllarda 15,4 milyar dolara çıkıyor.
Ve 2000-2010 yılları...Son 15 yıllık dönemde dış ticaret açığımız 967,7 milyar dolara ulaşıyor. Böylece yıllık ortalama dış açığımız 64 milyar 511 milyon dolara çıkıyor.
Özal’ın dışa açık ekonomi modeli gidiyor, yerine dış açığa dayalı ekonomi modeli geliyor. ,
***
Yılın ilk ayı itibariyle 40,5 milyar dolar ithalat, 26,6 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Böylece dış ticaret açığımız 14 milyar 838 milyon dolara ulaşıyor. 2017’de dış açık aynı dönemde 8 milyar 079 milyon dolardı.
Enerji ve altın işini düşüyoruz. Yine de dış açık 2.679 milyon dolardan 5.267 milyon dolara çıkıyor.
Zaten yıllık dış açığımız altın ve enerji hariç tutulduğunda da azalmıyor. Kur artışı maalesef içerde maliyetleri artırıyor, fiyatları artırıyor ama ihracatı artıramıyor.
Ortada ciddi sıkıntı olduğu aşikar.
H H H
Merkez Bankası reel kesim döviz açık pozisyonunu açıkladı. 2002 yılında reel kesimin döviz açığı sadece 7 milyar dolar civarındaydı. Maalesef veri yayınlarında eski verileri yayından kaldırmaya MB’de uydu. Artık reel kesim açık pozisyonu yayını 2008 yılından başlıyor.
Ocak 2018 itibariyle reel kesim döviz açığı 221,5 milyar dolara çıkmış.
Zaten 2017 yılı dış borç verilerine baktığımızda görüyoruz: Bir yılda dış borçlar 45 milyar dolar artarak 453,2 milyar dolara ulaştı. Bu rakam da 2002 sonunda 130 milyar dolardı.
Evet, büyüyoruz ama dış açıkla...
Evet, büyüyoruz ama ithalatla: Bu sayede Avrupa’da işsizlik tarihi diplerde seyrederken, Türkiye’de işsizlik 2001 krizine yakın seviyelerde.
Evet, büyüyoruz ama gelecek kuşaklara gelir yaratarak değil, gelecek kuşakların yükünü artırarak.
Evde bir mutluluk havası var. Ama bu para nerden geliyor, nasıl ödenecek diye soran yok. Hepimiz bir hayal dünyasında günü yaşıyoruz.
Zaten yarını düşünene de bu ortamda yer yok.
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026