İbrahim Kahveci
Doların 7,20 rekoru sonrası düşüş yönünde bir dengelenme süreci yaşanacağını beklediğimizi o günlerde ifade ettik. Aslında dolar için 5,0 lira seviyelerinde bile yatay bir dengelenme hareketi beklediğimizi daha önce de ifade etmiştik.
Açıkçası dolar için dengelenme sürecinin MB’sının faiz kararı yanında açıklanan OVP ile de olumlu etkilendiğini ifade edelim. Ayrıca dış politikada da siyasi adımlar bu süreci hızlandırmış ve 2 ay 10 gün sonra dolar 7,20 rekorundan 5,55’e kadar gerilemiştir.
Döviz piyasasında yaşanan hızlı dengelenme neden faiz piyasasında karşılık görmemiştir?
Açıkçası bu konuda da daha önce faiz piyasasının döviz piyasasından sonra bu süreci izleyeceğini ifade etmiştik. Halen daha bu beklentimizi korumaya devam ediyoruz.
Öncelikle faiz için yurtdışına çıkan kaynak ihtiyacının bir denge sağlaması gerekmektedir. İkinci sorun ise, geri dönmeyen ve yeniden yapılandırma ile azalan banka tahsilatlarıdır. Bu sürecin de orta vadede bir kaynak sorunu olarak denge oluşturması gerekmektedir.
Faiz için bir diğer beklenti ise elbette enflasyon olacaktır. Şu anda nerede ise yüzde 25 seviyesinde birleşen enflasyon oranı ile faiz oranı tasarruf sahiplerine reel bir getiri bırakmamaktadır.
Beklenen enflasyonun düşüş yönünde işaretler vermesi çok acil bir durumdur. Geçmişte her ekonomik tıkanıklıkta suni tedbirler ile şişirilen ekonomik yapımız konusunda, yeniden aynı yola gidilmeyeceği yönünde garanti görülmesi gerekmektedir.
***
Şimdi ikinci sayfayı açalım. Yani inşaatçılar ne yapacak? Acaba 2008-09 küresel kriz sonrası yaşandığı gibi bir kaç yıl sonra işler yeniden düzelecek mi?
Bu konuda maalesef çok parlak bir gelecek göremiyorum.
Yurtdışı sermaye girişi ile geçmişte sağlanan bol kaynak ve düşük faiz dönemi maalesef önümüzde pek ihtimal vermemektedir. Dolayısı ile bir faiz düşüşü elbette potansiyel olarak beklenecektir. Ama bu faiz düşüşünün eski seviyelere yeniden gelmesi açısından umut o derece yüksek değildir.
Önümüzdeki dönem faizi düşürecek ana gerekçe krediye olan talep düşüşünden gelecektir. Kredi talebinin kesilmesi ne demektir: İş yapacak bir ortamın azalmış olmasıdır. Yani reel kriz süreci faiz talebini de düşürmüş olacaktır.
Aslında biz bunu 2008-09 krizinde de yaşadık. Krizin başladığı dönemlerde yüzde 16,0 seviyesinden yüzde 25,0’e çıkan oranlar, krizin en sert dönemlerinde (Mart 2009) yüzde 12,0-14,0 aralığına gerilemişti.
Yeniden aynı süreci yaşayabiliriz ama oranlar elbette değişecektir. Mesela 2009 sonrasında ülkemize gelen yabancı sermaye akışı artarak devam etmiştir. Hep verdiğim bir örneği tekrar edeyim: 2012-2013 yıllarında ülkemize yabancı ülkelerden toplamda 146 milyar dolar sermaye gelişi sayesinde faiz oranlarımız yüzde 5,0’in bile altına gerilemiştir.
Oysa bugün bırakın yabancı sermaye girişini, Ağustos ayında 14,3 milyar dolar sermaye çıkışı bile gerçekleşmiştir.
Kısaca artık yabancı sermaye eskisi gibi bol keseden akmayacak durumda.
O zaman faizlerde de inşaat sektörünü yeniden eski parlaklığa getirecek yeni bir balayı beklemek oldukça zor görülmektedir.
Bankalar kaynak toplamak için mecburen daha yüksek oranda iç kaynaklara başvurmak durumunda kalacağı için artık TL faizinin aşırı düşmesi düşük ihtimal olarak görülmektedir. Bu nedenle mevduat faizinin yüksek seviyesi ise konut rantı için oluşan talebi oldukça aşağıya düşürecektir.
Geriye sadece ihtiyaç sahipleri kalacaktır. Onun da zaten epey bir süre icra satılıkları gibi ucuz bir alternatifi olacağından, sanırım süreç epey uzayacak durumdadır.
Eskiden sanayiciler inşaatçı oluyor diye şikayet ediyorduk.
O zaman şimdiden önerelim: İnşaatçılar bir an önce sanayici olmaya ve ihracat yapmaya yönelmelidir. Yeni dönemin kapısı yeniden üretim yolundan geçmektedir.
Yoksa çok bekleriz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026