İbrahim Kahveci
2003 yılında Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri 101 milyar 040 milyon lira oldu. O yıl ortalama nüfus ise 66 milyon 795 bin kişiydi. Yani kişi başına kamu yükü 1.513 TL ediyordu.
Ve 2020 yılı. Merkezi Bütçe Geliri 1 trilyon 029 milyar liraya ulaşırken, ortalama nüfus 83 milyon 385 bin kişi oldu. Bu hesaba göre kişi başına kamu yükü 12.346 TL’ye ulaştı.
Bu yıllar içerisinde ortalama enflasyon 4,7 kat artarken, kişi başına kamu yükü 8,2 kat artış göstermiş oldu.
Kişi başına kamu yükü enflasyon kadar artmış olsaydı 7.111 TL ve toplam merkezi bütçe geliri de 593 milyar lirada kalacaktı. Bir başka ifade ile kamu (Merkezi Yönetim) sadece geçen yıl 436,5 milyar lira fazladan para toplamış oldu.
Artan kamu/vergi yükünü GSYH orantısı ile ölçüyorlar. Burada 2016 yılında kağıt üzerinde artırılan bir GSYH revizyonu olduğundan kamu yükü fazla artmamış görülüyor. Oysa bu hesap doğru değil. Yani gelir artışı gerçek değil ama vergi artışı çok gerçek.
***
Kemal Sunal’ın başrolde oynadığı ‘Şark Bülbülü’ filmini hatırlıyor musunuz? Gazino patronu sinirlendiği zaman rahatlamak için Mazlum adında bir kişiyi döverdi. “Mazlumu getirin bana” repliği oradan geliyor.
Bu kadar kamu yüküne katlanan Türk Halkı nasıl bir kamu hizmeti alıyor?
Geçen akşam bir görüntü düştü: Gece bekçileri bir vatandaşı yere yatırmış ve gayet güzel kamu hizmetinde bulunuyorlardı. (Yere yatırılan vatandaşın dövülmesi sıradan tabiii). Sonra elinde montu ile oraya yaklaşan bir vatandaş uyarmaya çalışıyor. Bekçiler birden o vatandaşa küfürlerle karşılık verip kovalıyorlar. Hatta yetmedi ardından silahlarını da ateşliyorlar.
İşte tam da budur...
Parasını verdiğin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Millete hizmet aşkı böyle yansıyor. Vergin ile maaşını verdiğin kamu gücü seni bir güzel dövüyor, sövüyor ve yetmedi peşinden silahını da ateşliyor.
Bir sade vatandaşın yerde yatırılan kişinin dövülmesine karşı uyarmak istemesi sonucu gelen hizmet bu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kamu müdahalesinde görüntü alınmasını yasaklamasının nedeni sanırım anlaşılmış oldu.
Sanırım hizmet aşkı böyle oluyor: Bir elin dövdüğünü diğer elin bilmemesi gerekiyormuş.
***
Sonra yine akşam bir başka görüntü düşüyor ekranlara...
Turizm Bakanlığı turistlere yönelik tanıtım yapıyor. Ülkemize gelen turistler rahat ve güvende olsunlar diye aşılanmış hizmetkar Türk Halkı... Yüzlerindeki maskelerde aşılanmış oldukları yazılıyor.
Bu tanımlama bu aziz Milletin 2. sınıf vatandaş olmayı bile geçtiğini gösteriyor. Artık öz yurdunda kaçıncı sınıfsa bu Millet.
Bir hafta önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu hem de Berlin’de “Turistin görebileceği herkesi mayıs ayında aşılayacağız” demişti. Meğerse bu söz planlı-programlı bir açıklamaymış. Nitekim Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Turizm Bakanlığı çok geçmeden videoyu patlattı.
Turistlerin içi rahat olsun.
***
Vergimizi öderiz
Dayağımızı yeriz
Aşılanmış halde küpemizle turistlere de hizmete hazırız.
Ne diyordu Necip Fazıl Kısakürek: “Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya..”
***
Şimdi soralım kendimize...
128 milyar dolar satılmasaydı acaba turistler için bu kadar kendi gurumuzu kıracak seviyeye iner miydik?
Polis teşkilatı yanında, parti bürolarından kadrolar sağlandığı iddialarının güçlü olduğu bekçilik neden aşırı yetkilendirildi?
Kara gömlekliler tarihi varken neden bu yol seçildi?
Türk Halkı hizmet beklerken neden dayak ve aşağılanmaya maruz kalıyor?
Ülkenin iyi yönetilemediği bu kadar aşikarken neden kamu baskısı bu derece artıyor?
Şimdi bakın; Soma faciasında tutuklu kalan kişi işçilerin avukatı.Mafyanın intihar süsü verilmiş ölüm haberinde hemen gözaltına alınan kişi ise dosyayı araştıran gazeteci. Çorlu tren faciasında yine cezaya maruz bırakılan bir gazeteci. Rabia Naz cinayeti hala aydınlanmadı ama intiharlar ve/veya ölümler devam ediyor.
Ve daha niceleri...
***
Türkiye yönetilemiyor ve acısını tüm toplum olarak ödüyoruz.
Kimileri bu durumu kabul edebilir ama sağduyulu herkes onurunu kurtarmak zorunda. Vergi ama daha çok daha çok vergisini ödeyerek şiddet ve baskı gören bir toplum nasıl isimlendirilebilir? Onu da size bırakıyorum. İyi Bayramlar.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026