İhsan DAĞI
BDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak, alevin üzerine benzin dökmekten farksız.
Üstelik bir yandan cezaevindeki ‘Öcalan’la görüşürüz’ derken öte yandan da hareketin siyasal kanadının temsilcilerine cezaevini göstermek tutarlı değil. Dahası, anadilde savunma hakkını ve kamu hizmeti sunumunu, Terörle Mücadele Yasası’nın değiştirilmesini gündemine alan bir hükümet için Kürt hareketinin siyasal temsilcilerini Meclis’ten uzaklaştıracak bir adım atmak anlaşılması zor bir tutum.
Açıkçası ben anlamakta zorlanıyorum, çünkü sürekli ‘karışık’ sinyaller gönderiliyor, birbiriyle çelişkili açıklamalar yapılıyor, adımlar atılıyor. Bilemiyorum, belki de bütün bu çelişkilerin gerisinde ‘tutarlı ve kapsamlı’ bir strateji vardır. Bazılarının inandıkları gibi, hükümet görünürde sert bir tutum sergileyerek ‘milliyetçi’ tabanının gazını alıyor, öte yandan da Kürtlerin kimlik taleplerini karşılayacak ciddi adımları atıyordur. Yani aslında hükümet ‘şahin’ görünümlü bir ‘güvercin’dir, barış isteyen... Ama bu gerçekte ne kadar mümkün? Kamuoyu önünde şahinleşen bir hükümet aslında barış için kendi manevra alanını da daraltmış olmuyor mu? Tabanda kabartılan tepkisel milliyetçiliğin bir süre sonra tavanı belirlemesi, sınırlaması muhtemeldir. Dahası, Başbakan Erdoğan’ın söylemsel tutumu tabanını etkiliyor ve dönüştürüyor. On yıldır bunun örneklerini görüyoruz. Kimse Başbakan’ın konuşmalarına bir ‘stratejik oyun’ olarak bakmıyor. İnandığı gerçeği söylediğini düşünüyor ve onun söylemi gibi kabarıyor, Kürt sorunu konusunda katılaşıyor.
Sonuçta hükümet Öcalan’la gerçekten de görüşse ve bir uzlaşıya ulaşsa bile milliyetçi-güvenlikçi söylemle kabartılan ve katılaşan topluma uzlaşılan çözümü kabul ettirebilmesi çok zor olacaktır. Siz her gün gazetelerinizde ‘PKK bitti, PKK’ya ağır darbe’ haberlerini manşet yaparsanız, sonrasında Öcalan’la bir çözüm üzerinde ‘anlaştığınızı’ izah edemezsiniz. ‘Biten, imha edilen, sayıları 400’e düşen’ bir örgütle masaya oturup anlaştığınızı nasıl anlatabilirsiniz kamuoyuna? Sormazlar mı, ‘hani bitmişti, biten örgütle neyin anlaşması bu’ diye?
Kısaca, ‘bir yandan kamuoyu önünde sertlik, öte yandan da çözüm için görüşme’ stratejisi pek akla yatkın gelmiyor.
Hükümetin çözüm arayışını terk ettiği, Başbakan’ın kendisinin ‘artık Kürt sorunu bitmiştir’ dediği, PKK’nın güvenlik tedbirleriyle, BDP’nin de yargısal yöntemlerle bitirileceği farklı bir strateji izlendiğini düşünenler de var. Bunlara göre hükümet, kontrolünde olan ordu ve yargıyla birlikte Kürt meselesinin silahlı ve siyasal unsurlarını imha etmeye çalışıyor. Dokunulmazlıkların kaldırılması da bu stratejinin bir parçası. Peki imha mümkün mü? Bence hayır. BDP, sonuçta üç milyona yakın oy alan bir parti. Toplumsal bir olguyu yok edemezsiniz. Edebilseydiniz Cumhuriyet tarihiyle başlayan asimilasyon politikaları sonucu bugün Kürt kimliğinin kalmaması gerekirdi. Tıpkı yok edilemeyen İslamî hareketler gibi Kürt kimliği de sosyolojik bir gerçek...
Dolayısıyla bu realitenin askerî uzantısı olan PKK’yı da askerî olarak safdışı bırakmanız zor. Geçenlerde eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, ‘PKK başarılı olmuştur’ dedi. Kastettiği PKK’nın askerî olarak tüketilemediği... Öte yandan bölgedeki gelişmeler, Irak’ın kuzeyinde fiilî bir Kürt devletinin varlığı, Suriye’de beliren ve güçlenen Kürt unsurlar ve genelde yeni bölgesel dengeler, itiraf edelim, PKK’yı daha da güçlendirdi. Bunları yan yana koyduğumuzda kafaların karışmaması imkaânsız. Bir ara sık sık ‘Kürtler ne istiyor?’ sorusu yöneltilirdi. Kafalar karışıktı Kürtlerin ne istediklerine ilişkin; bağımsızlık mı, federasyon mu, demokratik bir cumhuriyet mi? Şimdi soru şu; hükümet ne istiyor gerçekten? Ne yapmaya çalışıyor? Sorunu derinleştirecek adımlar atmadan önce herkes, başta hükümet sormalı: ‘Kürtlerden ne istiyoruz? Çekip gitmelerini mi?’
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023