İhsan DAĞI
İslamcıların, demokrasiyle olan ontolojik sorunlarını çözdüklerini sanmıyorum.
Ancak iktidarı seçimlerle belirleme yöntemi olarak demokrasiyle bir sorunları bulunmuyor. Doğrusu, stratejik düzlemde demokrasiye itirazları olmadığı gibi ihtiyaçları da var. Soru şu: İslamcılar demokrasiyle ne yapacaklar? Ve sorun da şu: Her şeyi yapabileceklerini düşünüyorlar. Meşrulaştırıcı referansları Kur’an değil halk, halkın iradesi ve tercihi. Ama halkın referansı da Kur’an... Onlar halkın iradesi olacak, tercihlerini yerine getirecekler. Kim itiraz edebilir buna?
Demokratik seçimlerle ortaya çıkan çoğunluğun iradesini temsil ettiklerine ilişkin inanç, iktidarlarının ‘sınırsız’ oldukları sonucuna götürüyor İslamcıları. Kendi ‘doğruları’nı, çoğunluğun da tercihi olan kendi doğrularını toplumun tümüne teşmil etme eğilimindeler. Devlet aparatını ve seçimlerle kazandıkları demokratik meşruiyetlerini kullanarak ‘İslamcı’ sosyal ve kültürel projeler uygulanmasının ne sakıncası olabilir ki? Halk istiyor... Siz demokrasi istemiyor muydunuz?
Geçenlerde Mısır’daki krizde Müslüman Kardeşler’e destek veren bir kişi konuşuyor: ‘Demokrasilerde kuralları çoğunluk koyar. Azınlık da bu kurallara uymak zorundadır.’ Bu, ‘hep çoğunluk’ olacağını düşünenlerin ‘hegemonik dil’i. Sadece Mısır’da değil Türkiye dahil birçok ülkede yaygın bir anlayış. Görülen o ki, İslamcılar yeni dönemde çoğunluğun meşrulaştırıcı varlığına dayanan ve bu çoğunluğun kimlik ve değer tercihlerini devlet üzerinden toplumun tümüne aktaran bir yaklaşımdan uzak değiller.
Arap Baharı sonrası seçimler gösterdi ki bütün bölgede İslamcı siyasal hareketler büyük bir toplumsal desteğe sahipler. Dar bir kliğin otoriter rejimlerinden yeni çıkan Ortadoğu toplumları çoğunluğa dayalı yeni bir otoriterlik dalgasına mı sürüklenecek? Böyle bir ‘otoriterlik modeli’ öncekinden daha baskıcı ve güçlü olacak, çünkü toplumsal desteğe dayanacak. Bu, ‘post modern otoriterlik’. Devlete egemen elitlerin baskı rejimi kaba otoriterliktir. Toplumsal tabanı, meşruiyeti yoktur. Sözünü geçirmek için ‘şiddet’e başvurur, devletin aparatlarını kullanır.
‘Post modern otoriterlik’ farklı bir şey. Hem devlet otoriterdir, hem de toplumsal bir tabanı var. Tabanı otoriter devletin yanında tutan ‘kimlik özdeşleşimi’dir. Tabanla iktidar arasında kurulan ‘kimlik özdeşliği’ devletin ‘kimlik dayatıcı’ politikalarından bu kesimi bağımsız kılar. Dayatılan kimlik zaten tabanın geniş kesiminin yaşam biçimini ve kültürel kodlarını içerdiğinden ayrıca memnuniyet verici bulunur. Örneğin, ‘milli değerler korunuyor, geliştiriliyor, kadim değerlere bağlı medeniyet yeniden inşa ediliyordur’. Kültürel hayatın, milli eğitimin bu değerler doğrultusunda herkesi kapsayacak biçimde düzenlenmesi sorun olmadığı gibi, gereklidir de... ‘Milletin değerlerine’ dayanan ‘yeni hayat’ın devlet aygıtını kullanarak kurulması böyle bir perspektiften sorun teşkil etmediği gibi, arzu edilen bir şeydir.
Katı bir ideolojik devletten söz etmiyoruz, sosyal ve kültürel alanın çoğunluğun değer tercihleriyle uyumlu biçimde düzenlenmesinden söz ediyoruz. Aslında bu bizim Kemalist kültür politikasının, tarih anlayışının ve hukuk düzeneğinin dayandığı mühendislik yaklaşımından farklı değil. Farkı, Kemalizm’in devlet, millet, din ve laiklik tahayyülünü halkın çoğunluğuna dayatmasıydı.
Post modern otoriterlik ise halkın çoğunluğuna rağmen değil, çoğunluğu da arkasına alan bir tercihin toplumun tümüne devlet eliyle dayatılması modeli. İçinde demokratik temsil barındırır, halkın çoğunluğunun desteği vardır ama toplumun tümü devlet otoritesiyle ‘belli değer tercihleri’ne göre yeniden tanzim edilmeye çalışılır. Bu ne özgürlükçü demokrasi, ne de klasik otoriterlik; İslamcıların karşısındaki büyük tehlike ‘post modern otoriterlik’tir.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023