İlhami IŞIK
İsrail’in Katar’a saldırısı, aslında Trump’ın son barış çağrısını boşa çıkarma girişimiydi. Trump’ın çağrısı doğrultusunda Hamas elindeki tüm rehineleri koşulsuz serbest bırakacak, İsrail bütün saldırılarını durduracak ve cezaevlerindeki tüm Filistinliler özgür bırakılacaktı. Ancak Netanyahu iktidarının çıkarlarına uygun olmayan bu çağrı, Katar saldırısıyla birlikte fiilen ortadan kaldırıldı.
Durum öylesine açıktır ki, Hamas siyasi bir manevra kabiliyeti gösterebilirse, Trump dışında neredeyse tüm dünyada bir nefret objesine dönüşen İsrail tamamen izole edilebilir. Böylece Trump yönetimi de İsrail’in arkasında durma şansını kaybedecektir. Hamas elindeki rehineleri vakit kaybetmeden serbest bırakırsa, Netanyahu’nun elinde hiçbir bahane kalmayacaktır.
Tarih bazen öyle sorumluluklar yükler ki; doğru zamanda ve doğru kararlarla hareket ederseniz, tarihin akışını değiştirme imkânı yakalayabilirsiniz. 7 Ekim saldırısıyla birlikte büyük bir nefret objesine dönüşen Hamas, İsrail’in yüzlerce 7 Ekim saldırısını katbekat aşan vahşetini sonlandırma şansına sahiptir. Bu adım, Filistinlilerin tüm dünyada daha meşru bir zemine oturmasını sağlayabilir ve bölgeyi, hatta devamı halinde tüm dünyayı kıyamet senaryosundan kurtarabilir.
Hamas’ın yapacağı tek açıklama şudur: “Biz Trump’ın barış planını kabul ediyoruz.” Bu açıklama, hem güce tutkun olan Trump’ı Hamas’ın yanına çekme hem de Netanyahu’yu yalnızlaştırma stratejisine olağanüstü bir güç kazandıracaktır.
Bu tarihsel adım, yok edilmek üzere olan Gazze’ye de yeniden ayağa kalkma şansı doğuracaktır. Böyle bir çağrı yapılmazsa, çok kısa bir süre içinde zaten yerle bir olmuş Gazze tamamen yok olacaktır. Bu bile, Hamas’ın böylesi bir çağrı yapmasını zorunlu kılan insani ve vicdani bir sorumluluktur.
Hamas’ın bilmesi gereken en acil gerçek, tarihin 7 Ekim öncesinde takılıp kalmadığıdır. Artık 7 Ekim öncesine ait hiçbir siyasal pozisyon geçerli değildir. İran kolu kanadı kırık bir durumda, Hizbullah neredeyse yok edilmiş, Rusya’nın desteklediği Esad yönetimi fiilen yıkılmış, Irak ise nefessiz kalmıştır. Yani hiçbir bölgesel aktör destek verecek durumda değildir.
Ve en önemlisi, İsrail’in dünyada yaşadığı yalnızlık gerçeğidir. İsrail, saldırganlığının en vahşi evresinde olsa da, tarihinde ilk defa bu kadar yalnız kalmıştır. İşte bu, Hamas’a inanılmaz bir manevra imkânı sağlayabilir ve 7 Ekim saldırısıyla birlikte aldığı gayrimeşru pozisyonu en aza indirebilir.
Yeter ki Hamas bu gerçeğin farkına varsın. Hiçbir örgüt, ne Gazze’den ne de milyonlarca Filistinliden daha değerli değildir. Gazze ve Filistin yaşamalıdır ki, onların haklarını savunacak örgütler de varlığını sürdürebilsin. Bu kıyım ve vahşetten kurtulmanın şu anda başka bir alternatifi yoktur. Hamas bunu geciktirmeden hayata geçirmelidir.
Ülkesini yok olmaktan kurtarmak için alınan hiçbir karar teslimiyet değildir. Aksine, halkını ve ülkesini yok olmaktan kurtaran her adım, en asil harekettir.
Bugün dünya kamuoyu, savaşın taraflarını yeniden değerlendirmektedir. İsrail’in saldırgan politikaları artık sadece bölgesel değil, küresel bir tehdit olarak algılanmaktadır. İşte bu nedenle Hamas’ın atacağı insani adımlar, yalnızca Filistin’in değil, tüm dünyanın geleceği açısından da belirleyici olacaktır.
Unutulmamalıdır ki diplomasi, silahlardan daha güçlü sonuçlar doğurabilir. Hamas, Trump’ın sunduğu plana evet derse, dünyanın birçok ülkesinde Filistin davasına bakış açısı tamamen değişebilir. Bu da, Filistin halkının uzun yıllardır aradığı uluslararası desteğin kapılarını ardına kadar açacaktır.
Netanyahu’nun politikaları, İsrail’i bir güvenlik devleti olmaktan çıkarıp saldırgan bir işgal devleti görüntüsüne büründürmüştür. Bu noktada Hamas’ın göstereceği olgunluk, İsrail’in meşruiyetini daha da zedeleyecek ve Tel Aviv yönetimini yalnızlığa mahkûm edecektir.
Barış, sadece devletlerin değil, halkların da talebidir. Filistin halkı kadar İsrail halkı da barışa muhtaçtır. Çünkü bu savaşın kazananı olmayacaktır. Kazananın olmadığı bir tabloda ise en büyük kaybı her zaman masum siviller yaşamaktadır.
Tarih, cesur ve vizyoner adımları unutmaz. Hamas’ın bugün atacağı bir barış adımı, sadece Filistin için değil, tüm Orta Doğu için bir dönüm noktası olabilir. Belki de kıyamet saatini durdurmanın tek yolu, böyle bir cesaretin gösterilmesinden geçmektedir.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
1.12.2025
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025