İlhami IŞIK
“Ey siyasiler, ey savcı ve hakimler!” demeyeceğim artık. “Ey vicdanlar!” diyeceğim. FETÖ'cü hakim, savcı ve polisler tarafından binbir hile ve kumpas, iftirayla tutuklananlara tüm davalarda yeniden yargılama yolu açtınız ve doğru da yaptınız. Şimdi soruyorum, elinizi vicdanınıza koyunuz.
Ergenekon kumpastı… Eyvallah
Balyoz kumpastı… Eyvallah
Sarıkız, Ay ışığı kumpastı… Eyvallah
KCK kumpastı… Eyvallah
Şike kumpastı…
FETÖ'nün tüm davaları kumpastı; hepsine eyvallah!
Peki neden islami davalar ve örgütlerle ilgili davalar kumpas olmuyor?
FETÖ her davada kumpasçı, ama bir tek Hizbullah ve benzeri davalarda dürüst ve namuslu davranmış, bunu mu demek istiyorsunuz?
Kaldı ki bu davadan yargılananlar tahliye talebinde bile bulunmuyorlar, tek istekleri yeniden yargılama; niçin ve neden bunu yapmıyorsunuz? Yeniden yargılayın, belki daha fazla suç da bulursunuz. Ya da bu ülkenin Cumhurbaşkanı’nı öldürmek isteyen veya tanklarla insanları katleden dünün muktedirlerinin, o dönemde insanları domuz bağıyla öldürebileceğine inanmıyor musunuz? O zaman gerçek çıksın ortaya; her türlü kötülüğü yapmış olan bu hakim ve savcıların yıllardır içeride tuttuğu insanlara yanlış yapmadığına inanıyorsanız, mesele yok?
Tekrar soruyorum elinizi vicdanlarınıza koyun; bu insanlar yıllardır en yalancı, sahtekar ve kumpasçı örgüt tarafından yargılandılar ve hala içeride yatıyorlar. Bu örgüt tarafından yargılanan tüm yapılar yeniden yargılandı. Neden ve niçin bunları da yeniden yargılamıyorsunuz?
Hukuk sağlıklı bir toplum için elbette önemlidir; ama bir toplumun toplumsal sağlığını koruyan yegane şey adalettir. Tatmin edilmemiş adalet toplumun hafızasındaki kaostur. Adaletin özenle korunması, toplumsal huzur ve iç barışın teminatıdır. Hukuk adalet terazisinde tartıya çıkmadan adil ve tarafsız olamaz. Adil yönetimler adalet müesseselerini göz bebekleri gibi korurlar, korumak zorundadırlar, aksi takdirde toplumdaki güven duygusu zayıflar ve toplum kaotik bir bölünmenin eşiğinde bulur kendini.
Özellikle 1960 yılından sonra vesayetçi bürokratik iktidarlar, bu ülkede hukuku adalet terazisinin kefesi olmaktan çıkarıp, her kim muhalif ise onu arkadan vuracak bir hançere dönüştürdüler. Hukuk, adaletin bir parçası olmaktan çıkıp, siyasi faaliyetlerin aracı haline getirildi. Dolayısıyla yargı bürokrasisi dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar Türkiye’de önem kazandı. Çünkü adalet, adil olmanın terazisi değil, her sabah erken davranan birilerinin ele geçirdiği bir kılıca dönüştü.
Böyle bir süreçten adalet beklenmez. Böyle bir zihniyetten tarafsız adalet çıkmaz. Çıkmadı da. Eğer çıksaydı, sizi temin ederim; bu ülkede hiç kimse asla darbe yapma cürreti göstermezdi. Belki de adaletin özenle korunup uygulanması, kendi başına darbe yapmanın koşullarını toptan ortadan kaldırabilirdi.
Gecikmiş adalet, adalet değildir denilir. Bu çok doğru bir laftır. Ama haksızlığın telafisi için, adalete müracaat etmek için hiçbir zaman geç değildir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTÜç Maymun… 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEİmamoğlu’nun meşruiyet ölçüsü, Suriye ve İran’daki çatışmaları ve bizim geleceğimizi açıklayabilir m 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMülkün temeli... 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBahçeli’nin sözü boşa düştü! 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİran’dan ne isteniyor? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci‘Gizli muhalifler’ billboardlara ilan vermiş 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİREN“Fevkaladenin fevkinde...” bir siyasi süreç 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUNasıl atlayacağız bu badireyi? 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRGençlerde ‘TEMU isyanı’ 1500 liraya bile göz diktiler! 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanSiyasal İslamın uzun ve yavaş ölümü 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava ve Halep’e Yönelik Saldırılara Sessizlik, Bu Suça Ortak Olmaktır... 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’da rejimi ‘sokak’ değiştirebilir mi? 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKürt meselesinde eskimeyen refleksler, sorunların çözüm ihtimali 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran’da rejim sarsılırken… 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRHALEP KATLİAMININ DAYATTIĞI! 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN“Halep oradaysa arşın burada” 13.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilDiyalog: Zaman, sınırlar ve yanılsamalar aynasında Türkiye 13.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKTürk’ün uluslararası ilişkilerle imtihanı 13.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURRojava hayali ve hayalkırıklığı 13.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025
14.07.2025
1.07.2025