İlhami IŞIK
Kürt meselesinin nihai çözümünden uzak olduğumuzu gösteren yüzlerce sağlam neden saymak mümkün. Ve büyük bir ihtimalle bu yüz nedenin yanına bir yüz neden daha koysak hiç kimsenin bir itirazı da olmaz. Kürt meselesinde çözüm, bugünün koşullarında kendine meşru bir zemin bulmakta en çetin meselelerin başında gelmektedir. Yaşanılan tecrübeler o kadar sıcak ve taze ki, zihinlere sızmak ve orada bir ikna ve rıza aramak, meczup olarak damgalanmak için yeterli sebeptir. Ama Kürt meselesi hala avuçlarımızı bir sıcak patates gibi yakan bir meseledir de. Hem çözümünden çok uzaktayız hem de sorun her gün giderek daha karmaşık ve daha maliyetli hale geliyor.
Ortadoğu ölçeğinde Kürt meselesinin global güçlerin çıkar radarına yakalandığını söylemek artık bir sır değil. Irak ve Suriye’de olup bitenler, bu meselenin eninde sonunda bir salgın hastalık gibi gelip herkese sirayet edeceğini gösteriyor. İşte tam bu noktada kaleyi içten sağlam tutmak ve Kürtlerin ekonomik ve siyasal entegrasyonunu artırmak için daha köklü ve daha derin adımların atılması adeta elzem hale geliyor. Bu amaçla, bugün, bu koşullarda makul, mümkün ve uygulanabilir olduğuna inandığım ekonomik, sosyal ve kültürel bağlamları olan bir ara geçiş modeli önermek istiyorum.
İktisadi manada, bir toplum geliştikçe özellikle de emek yoğunluklu kimi iktisadi hizmetler, sektörler ve üretim biçimleri miadını doldurur. Yükselerek artan maliyetler artık iktisaden taşınamaz olur. Nitelikli işgücünün artan maliyeti o sektörün katma değerini sürekli aşağıya doğru çekmeye başlar. Tarihsel olarak tekstilin kaderi hep böyle olmuştur. O nedenle her dönem gelişmiş ülkelerden daha az gelişmiş ülkelere doğru bir yolculuk yapar. Bu kural iktisadi gelişmenin şaşmaz bir kuralıdır. Emek maliyetlerindeki artış, iradeye bağlı olmaksızın, bu sektörü emeğin göreceli olarak daha ucuz olduğu pazarlara mahkum eder. Tekstil gibi porselen sektörü de aynı kaderi paylaşır; çünkü bu iki ürünün üretim süreçlerinde zorunlu olarak işgücü istihdam etmek kaçınılmazdır.
Tekstilde dikiş süreçlerini otomasyona dönüştürmek neredeyse imkansızdır. Porselen sanayiinde çamurun kimi evrelerine mutlaka insan eli değmek zorunda! Bu sektörler ya da iş kolları hem tam otomasyona uygun değiller hem de en temel ihtiyaç maddelerini üretirler. İnsanlar kış yaz hiç fark etmez, bir şekilde giyinmek örtünmek ihtiyacı hissederler. Aynı insanlar beslenme alışkanlıklarını sürdürüp hayatta kalmayı hedeflerken yeme ve içme alışkanlığının araçları olan porselen ve seramik ürünlerinden vazgeçemezler.
Sözü fazla uzatmadan söylemek istediğimi hemen söyleyeyim; Batı’da artık çok maliyetli olan bu iki sektörü Güneydoğu Anadolu bölgesine taşımak gerektiğine inanıyorum. Çin’de, Tayland’da, Pakistan’da ve Hindistan’da pazar arayan, tekstil ve porselen pazarları için Doğu ve Güneydoğu illerini birer üretim parkuru haline dönüştürelim. Ağrı’da, Bingöl’de, Adıyaman’da, Van’da, Bitlis’te, Batman’da, Mardin ve Diyarbakır’da açılacak olan biner kişilik kapasiteye sahip, tam entegre tekstil ve porselen üretim merkezleri çok ciddi bir istihdam yaratacaktır. Tekstil ve porselen fabrikalarının ara girdilerini sağlayan diğer tedarikçilerin alacağı pozisyon, bir anda istihdam oranını misliyle katlayacaktır.
Aynı şehirde anne ve babalarına sağladığımız istihdamı sosyal olarak güçlendirecek, gençler ve çocuklar için yine biner kişilik kapasiteye sahip olan futbol akademileri organize edildiğinde, sosyal hayat adeta et ve tırnak gibi birbirinden ayrılmaz hale gelir. İş ve aşı güvence altına alınmış yetişkinlerin, evlatları için duyduğu gelecek kaygısını sportif aktiviteler ile normalize etmek, her bireyin kolayca kabul edebileceği bir nimettir.
Ekonomik ve sosyal imkanlarla canlandırılan günlük hayat, TRT Kurdî’nin genişletilmiş özel yayıncılığı yanı sıra etkin ve işlevsel bir bölgesel medya ile hem daha inandırıcı hale getirilebilir, hem de yeni kuşaklar için yeni rol modelleri sorunu çözülebilir. Bölgenin iş adamına, sanatçısına, edebiyatçısına ekranlarında yer veren ve onların hayat tarzına odaklanan bir yayıncılık, kısa bir sürede dağ çağrısı ve motivasyonuna son verebilir.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
1.12.2025
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025