Kurtuluş TAYİZ
FETÖ ve PKK’nın “Bahar” tehditleri, darbe korkutmaları “Evet” sandığına gömüldü. Türkiye’nin iklimi “Evet”le birlikte sahici bir bahara dönüştü. Referandum sonucuna ilk olumlu tepkiyi ekonomi piyasaları verdi; Türkiye ekonomisini çökertme planları sandıktan çıkan yüzde 51.4’lük “Evet” ile boşa çıkarıldı.
“Evet”in daha önemli sonucu Türkiye’nin bölgede ve dünyada artan ağırlığı olacaktır ki bu süreç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mayıs ayında çıkacağı dünya turuyla start alacak. Erdoğan sırayla Hindistan, Rusya, Çin, ABD ve Avrupa’ya gidecek ve dünya liderleriyle önemli görüşmeler gerçekleştirecek. Türkiye’nin gelecek 50 yılı bu görüşmelere göre şekil alacak. Bu tarihi sonuçlara yol açması bakımından 16 Nisan, bir milat olma özelliği taşıyor. Ağırlığı, gücü, önemi tarih sayfalarına hapsedilmeye çalışılan, özgüveni örselenen Türkiye’nin önü 16 Nisan’da açıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın azmi, kararlılığı, siyasi ufku sayesinde Türkiye gömülmeye çalışıldığı tarih çukurundan, kefeni yırtarak çıkıyor.
Dünya bu yeni doğumun farkında. Zaten etrafımızı saran tüm felaketler bu doğumu engellemek içindi. FETÖ, PKK, CHP, HDP bunun için vardı; Batı, yıllardır Türk devletini içeriden zayıflatarak bu büyük doğumu engellemeye çalışıyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yükseliş dönemini başlatan bir lider olduğu için hedef tahtasına konuldu. Erdoğan’a yönelik bu kadar çok saldırının sebebi başka ne olabilir? Demokrat olmaması mı? Kime göre, neye göre demokrat? Millet desteğini alan, sandıktan çıkan bir lider ne zamandan beri “Diktatör” olarak tanımlanıyor? Kendilerine benzeştiremediklerini, Batı’nın hizmetkârı yapamadıklarını antidemokratik olmakla itham edenler evvela kendi uygulamalarına ve pratiklerine bakmalılar.
Erdoğan’ı diktatörlükle suçlayan Avrupa, Nazi zihniyetine teslim olmuş durumda. Avrupa, tarihin en kanlı darbeci generalini kırmızı halılarla karşıladı. Bu Avrupa için çok şeyi ifade ediyor.
Sadece darbeci generaller mi, terör örgütleri de Avrupa’nın gözdesi. AB ülkeleri dünyanın gördüğü en kanlı terör örgütü PKK’yı himaye edip, destekliyor; yine FETÖ gibi şeytani bir çeteyi Türkiye’ye karşı kullanıyor. Sabah’ta Mehmet Barlas’ın dünkü yazısında dikkat çektiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra Papa Francis bile Avrupa’daki mülteci kamplarını Nazi kamplarına benzetmedi mi?
Avrupa Birliği, kendi değerleri başta olmak üzere “evrensel insanî değerler” olarak nitelediği değerlere de ihanet eden bir siyasi çürümüşlüğü yaşıyor.
Avrupa, dünyadaki bütün kötülüklerin anası haline gelmiş durumda. Ortadoğu’daki terörün, kaosun, yıkımın, ölümlerin, göçlerin arkasında Batı’nın yıllara yayılan politika ve uygulamaları var.
Hal böyleyken, AB’nin Türkiye’ye karşı yürüttüğü kara propagandayı ciddiye almak mümkün değil. AB’nin Türkiye’ye yönelik aldığı, alacağı kararlar siyasidir, kasıtlıdır, düşmancadır. Bundan sonra hiçbir hükümet, bu gerçekleri göz ardı ederek Avrupa’ya ilişkilenemeyecektir.
Bu büyük tabloya bakarak PKK, FETÖ, CHP, HDP ve Doğan medyasının “Evet”i itibarsızlaştırmak için başlattıkları kampanyayı daha iyi anlayabiliriz. Bu yapılar Avrupa ile birlikte güçlü Türkiye’yi engellemek için tarihin en büyük “Hayır” seferberliğini başlattılar. Sandıktan “Evet” çıkmasını engelleyemeyince de karşı bir karalama kampanyasına giriştiler. AKPM’nin dünkü oturumunda Türkiye ile ilgili aldığı, ilişkilerde 2004’ten öncesine dönüş anlamına gelen “Denetim süreci” kararını da böyle anlamak gerekiyor.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkinin niteliği 16 Nisan’da değişmiştir. Anlamakta belki zorlanıyorlardır ama Türkiye için yeni bir dönem başladı. Zamanla bu gerçeği CHP’ye kanıp “Hayır” verenler de anlayacaktır. Tek başına ekonomideki canlanma bile geçtiğimiz sistem değişikliğinin pratik hayattaki olumlu sağlamalarından biri.
Sandıktan “Hayır” çıksaydı Türkiye ekonomisi sarsılacak, ülke yeni bir siyasi kaosun içine sürüklenecekti. Bu durumların bir ülkenin başına gelmesini hangi vatandaş talep edebilir?
Erdoğan, partisinin başına geçmeli
Referandumdan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin başına geçme süreci de başlamıştır. Bazı kesimler Erdoğan’ın partisine üye olmasını yeterli görmekte ve genel başkanlık koltuğuna geçmesine karşı çıkmakta.
Unutmayalım ki yeni sistemin en büyük gerekçelerinden biri çift başlılığa son vermekti. O halde bu sözün gereğinin tam olarak ve eksiksiz şekilde yerine getirilmesi elzemdir. Millet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önce partiyle resmi olarak yeniden ilişkilenmesini, ardından da, çok uzatmadan genel başkanlık dümenine geçmesini bekliyor. Milletin kararının da, talebinin de bu yönde olduğu bilinmeli.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019