Lale KEMAL
Başbakan Erdoğan’ın, başında bulunduğu iktidardaki AK Parti’yi, darbeyle devirme planları yapmak suçlamasıyla yargılanan çoğu asker şahıs için uzun tutukluluk sürelerinin sonlandırılması çağrısı ve sonrasında Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner’in, casusluk davası iddianamesinde kızının ve kendisinin adının geçmesine tepki olarak istifa etmesinin ardından, “Donanmaya komutan bulamıyoruz,” sözleri, askerin moral durumunu da tartışmaya açtı. Öyle ya, yanı başımızdaki Orta Doğu’da, kimi ülkeler halk hareketleriyle çalkalanırken sınır komşusu Suriye’deki istikrarsızlık Türkiye’ye çoktan sıçramış durumda. Diğer komşu Irak ile ilişkiler bir hayli gergin. Bu gelişmeler, Türkiye’nin, güvenliğinin sağlanması için silahlı kuvvetlerinin aktif biçimde devrede olmasını gerektirirken 400’e yakın emekli, muvazzaf asker şahısların darbe planı davalarından tutuklu yargılanıyor olmalarının TSK’nın moralini bozduğu ve güvenlik açısından ülkeyi zafiyete uğratabileceği gibi iddiaları da gündeme getirdi.
Peki bu iddiaları bugün dile getirenler, askerin ruh hâlinin, özellikle çok partili siyasi hayata geçtiğimiz ve TSK içinde darbe kültürünün yerleştiği 1950’lerden bu yana aslında hiç iyi olmadığı gerçeğini nasıl göremezler? Kimi TSK mensuplarının, anayasal düzeni ortadan kaldırma suçlamasıyla yargılanıyor olmalarının (Bu noktada tutuksuz yargılama müessesinin çalıştırılması gerekiyor) bu güvenlik kurumunun moralini bozduğu iddiasında bulunanların aslında tek derdi, darbe zihniyetinin devamına destek çıkmaktan başka bir anlam taşımıyor. Zira, Türkiye tarihi, özellikle 1950’li yıllardan günümüze, ya TSK’nın kanlı kansız darbelerine, ya kendi bünyesindeki şahinlerin darbe planlarını engellemeye ya da general dâhil pek çok subayın tasfiyesine sahne olmuştur. Nitekim, günümüzde yani dünyanın çağ atladığı 21. yüzyılda yapıldığı iddia edilen kod adları Ergenekon ve Balyoz darbe planları olan davalar da gösterdi ki, TSK içinden darbe karşıtları, şahinlerin darbe planlarını hayata geçirmelerini engellemiş. Taraf’ın, bu dosyaları, imha edilmeden yayımlamış olmasını da tarihe tanıklık açısından önemle not etmekte yarar var.
Darbe endişesiyle arkalarını kollayan generaller
Özellikle 1960 yılındaki ilk darbeden bu yana generallerin yüzde 90’ının kariyerini, kimler darbe yapacak gibisinden omzunun arkasını kollamakla geçirdiğini söyleyebiliriz.
Görev alanına girmediği hâlde, siyasilerin basiretsizliği yüzünden iç güvenliğe odaklanan, ülke topraklarını dış tehditlere karşı korumak olan asli görevinden uzaklaşıp, darbe anayasalarıyla siyasete müdahil olan TSK’nın, darbe günlüğü ve bünyesinden uzaklaştırdığı asker sayısı, ordunun, çok uzun yıllardır aslında moralsiz olduğunu da ortaya koyar nitelikte.
TSK’nın her darbe sonrası, mahkeme kararları olmaksızın ordudan uzaklaştırdığı asker sayısını, Askerî Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği ADAM-DER, önceki gün basına gönderdiği açıklamada, darbe yıllarıyla birlikte şöyle vermiş;
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra 235 general ve 4 bin 171 subay, 12 Mart 1971 darbesinde 600 dolayında subay astsubay ve öğrenci asker, 12 Eylül 1980 darbesinde 397 subay, 176 astsubay, 447 öğrenci asker, 1984 yılından itibaren 900’ü 28 Şubat sürecinde olmak üzere 615 subay, 928 astsubay, idari kararlarla ordudan uzaklaştırıldı.
Bu rakamlara ek olarak, TSK, içeriden bir darbeyi önlemek için 1970 yılında 56 general ve 516 albayı ordudan attı.
Adam-Der’in, sol görüşlere sahip oldukları gerekçesiyle mahkeme kararı olmaksızın ordudan atılan üyelerinin haklarının geri verilmesi talebine duyarsız kalınmaması gerektiğini de buradan hatırlatalım.
Moralsizlikten kurtarma reçetesi
Yalnızca 1960 darbesi sonrası bir kalemde, 235 generalini ordudan uzaklaştıran bir TSK’nın, bugün çok ağır bir suç isnadı olan darbe planıyla anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasıyla bu sayının çok daha altında generali yargılandığı için mi morali bozulacak ve zaafiyet yaşayacak, ki zaten 1950’lerden bu yana darbeler, karşı darbeleri önleme ve tasfiyelerle moralsiz bir tarihi varken.
Bu arada hatırlatalım, TSK’nın, 4 Şubat 2013 tarihli açıklamasına göre, ordunun general ve amiral mevcudu, 347 ile modern ve etkin ordulara göre zaten bir hayli yüksek. Yani, bugünkü mevcut, ordudan 1960 sonrası tasfiye edilen general sayısından çok daha fazla.
Ortada, ordunun onlarca yıldır moralinin bozuk olduğu gibi basit bir gerçek var. Bu noktada, siyasi irade ve parlamentoya; ordusunun moralini yükseltecek ve asli görevi olan yurt savunmasına çekecek çok uzun yıllar ihmal ettiği yasal düzenlemeleri yaparak TSK’yı içinde bulunduğu kronikleşen ruh hâlinden kurtarma görevi düşüyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- IŞİD’den mesaj var; ‘Oksijenimi kesme topyekûn savaşırım’
2.02.2016 - Brexit istismarı çabuk başladı
25.06.2016 - Dış politikada Saray dönemi
18.06.2016 - Askere yasal zırh ve CHP
11.06.2016 - “Mercedes’ini yakacak babayiğit var mı?”
4.02.2016 - 6,5 milyon pasaporta vizesiz Avrupa!
28.05.2016 - ‘Şehir savaşlarına’ hazırlıksız yakalandılar
14.05.2016 - Ara seçim zorlanacak
7.02.2016 - Amerikalı ne diyor, bizimkiler ne anlıyor?
30.04.2016 - Bir garip ‘askeri casusluk’ operasyonu
24.04.2016
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Hrac Madooglu
Bilmedigimiz bir sey yok. Senin de yok ama herkesin gordugu, duydugu, yasadigi olaylari carptirmak senin vazifen. Erdoganin Kobani konusunda ettigi birkac sozu hatirlayalim: "PKK ile ISiD arasinda bir fark yoktur. PYG de teroristtir, bunlara silah verilmesine evet diyemeyiz. Kobani bizim meselemiz degildir"...Sinirin birkac yuz metre otesinde ISiD denen soykirimci fanatikler Kurtlere saldiriyor. Siniri gecip Kurtlere yardim etmek isteyenlere haftalarca engel olundu. Bugunlerde ABDnin Kurtlerle temasa gecmesi, bombardimanlari arttirmasi ve silah vermesi ile Kobaninin kurtulma umidi artinca hukumetin politikasinda degisiklik oldu gibi gorunuyor. Olay bundan ibaret. Bu 11 saatlik toplantinin, Akil insanlarin, vs tek islevi de vakit kazanmak. 12 senedir Kurt sorununu ha cozduk, ha cozuyoruz diye oyaladiklari insanlari kandirmaya devam etmek mumkun degil artik. Bu ahlaken iflas etmis hukumeti savunurken ahlaktan bahsetmek de herkesi ahmak yerine koymaktan baska birsey degil. Rusvetci, yagmaci bakanlarin dosyalarini kapattilar gecen gun. Ahlak kelimesinin anlami degisti de bizim haberimiz mi yok?